• keyfi gurme
  • Bilgefil Anaokulu
  • altınemlak
  • Mustafa Birol Kalyoncu
  • Ümraniye Belediyesi

logo

reklam

GECİKEN ADALET


Av. Sedat Aydın
av.sedataydin@hotmail.com

Bu sorunların çözümü ile ilgili hak arama makamı olan adli müesseseler zaman içinde gelişerek günümüzdeki şekliyle adalet dağıtmaya çalışmaktadır. Ancak gelinen nokta ve aşama itibariyle de haksızlığa uğrayan insanların adil bir çözüm bekleme süresi ve şekli halen mağdur olanları tatmin edecek düzeye erişememiştir. Bazı gelişmeler ve atılan adımlar her ne kadar süreleri biraz daha kısaltsa bile mağdur ve haklı olanların vicdanını tatmin edecek düzeye erişememiştir.

Adalet ve hakkaniyet duygusu toplumsal gelişmişlik açısından çok önemlidir. Bunu sağlayan araçların çok hızlı ve caydırıcı bir şekilde işlemesi ve işletilmesi ise adaleti dağıtmakla görevli devletin en önemli görevidir. Çünkü, ‘geciken adalet, adalet değildir’ şeklinde özetlenebilecek hak kayıplarının önüne geçen en önemli unsur adaletin çok kısa bir sürede tecellisinin sağlanmasından geçmektedir. 

Adaletin çok hızlı ve caydırıcı bir şekilde işlemesinin toplumsal hayatta çok önemli arşılıkları bulunmaktadır. En önemlisi herhangi bir konuda mağdur olan kişinin adalete olan güveni ve hakkını çok kısa sürede alacağına olan inancı, onu hak arama yollarını kullanmaya sevk edecektir. 

Kişilere karşı haksızlık yapan ya da suç işleyen insanların da adaletin hızlı ve etkin işlemesi neticesinde caydırıcı cezalarla cezalandırılacağı korkusu da aynı şekilde bu tür insanları suç işlemekten alıkoyacaktır. Geçmişte var olan adalet sistemi ve hızlandırılmış hali ile şimdiki adalet sistemimiz ise halen insanlar nezdinde bu caydırıcılığı sağlamaktan çok uzaktır. Bu nedenle de adalet sisteminin çok daha hızlı işleyen, etkin, caydırıcı ve hakkaniyet kavramını birinci sıraya yerleştiren bir hali ile işler hale getirilmesi toplumsal yaşamımız için zorunludur.

Geçmişte hepimizin yakından bildiği üzere bir çok dosya işleyen yavaş süreçler neticesinde zamanaşımına uğramıştır. Zamanaşımı ise farklı sürelere tabi olmakla birlikte kelime anlamı olarak ‘zamanaşımı’ hukuk kurallarının kişilere tanıdığı hakların, getirdiği yaptırımların yine hukuk kuralları ile belirlenen süreleri aşmasıdır. 

Bir diğer deyişle bir hak, hukuk kuralında öngörülen sürede kullanılmadığında hukuk düzeninde birtakım sonuçlar doğmaktadır. Zamanaşımı, hak düşürücü süre bu sürelerdendir. Dolayısıyla kişi, hakkını süresinde ve usulüne uygun olarak kullanmasına rağmen adalet isteminin etkin ve verimli çalışmamasından ve kişinin kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle ağır mağduriyetler yaşamıştır. 

Bu durum ise vatandaşın hukuk sistemine ,adalete ve devlete olan güvenini sarsmıştır. Adliyelerde davaların çok uzun sürmesinin yanında temyiz sürecinde de temyiz incelemesinin 3-4 yıl sürmesinin getirdiği uzun zaman dilimleri de vatandaş nezdinde ciddi mağduriyetler yaşanmasına sebep olmuştur. 

Adaletin yavaş işliyor olmasının vatandaşta oluşturduğu genel algı adalet sistemine ciddi anlamda güvensizliği de beraberinde getirmiştir. Hak ve adalet duygusunun toplumsal yaşamdaki öneminin adaletin işleyişine de yansıtılması ve bu duygunun yerleştirilmesi acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Öyle ki kişiler uğramış olduğu haksızlık ve suç teşkil eden eylemler sebebiyle hukuk isteminin yavaşlığı ve etkin sonuçlar alınamaması sebebiyle adliyeye müracaat etmekten imtina eder hale gelmiştir. Bu da suç işleme eğilimi olan, suç işlemeyi alışkanlık haline getiren, kişileri mağdur eden ve haksızlık yapan insanların daha pervasız ve korkusuz olmalarına sebep olmuştur. 

Caydırıcılığın olmadığı yerde de suç işleme oranları olabildiğince artmış ve bu da adliyelerin yükünün çok artmasına sebebiyet vermiştir. Birbiriyle bağlantılı bu süreç en sonunda tıkanmış ve adalet dağıtamaz hale gelmiştir. 

Son dönemlerde çıkarılan yargı paketleri, çıkarılan kanunlar, adalet sisteminin temel taşı niteliğindeki hakim alımlarının artması, Yargıtay’a yeni daireler kurulup yeni hakimlerin alınması, teknolojik gelişmelerin etkin ve verimli olarak kullanılmaya başlanması ve adliyelerin daha etkin çalışacak hale getirilmesinin kısmi yansımaları ile süreçler hızlanmaya başlamıştır. Ancak bu süreçlerin çok daha hızlı ve etkin çalışacak hale getirilmesi toplumsal bir ihtiyaçtır. 

Çünkü, adalete olan güven devlete olan güvenin temel noktası ve toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Ayrıca adalet ve hakkaniyet duygusu kişilerin yarınlara umutla bakabilmesinin güvencesidir. Adaletin daha hızlı, etkin, caydırıcı ve hakkaniyetle işlediği ve dağıtıldığı günlerin bir an önce gelmesi ve toplumsal yaralarımıza merhem olması dilek ve umutlarımızla sağlıcakla kalın…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİZ ÇOCUKLARIMIZI İHMAL EDERSEK İSTİSMARIN SONU GELMEZ!..

    24 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Sabah gözlerimi açtığımda inşallah şehit haberi ya da hayvanlara yapılan zulüm haberleri görmeyeyim diyerek ve dileyerek haber sitesine girdim ve girmez olaydım! Bir baktım bu seferde Adana’da 4 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz olayı ve sosyal medyada dönen çocuğun sağlık durumu ile ilgili okurken kendi insanlığımdan utandığım o yazı! Yazının kaynağını bilmiyorum, bilgiler ne kadar doğru onu da bilmiyorum ama bildiğim tek şey şu ki; şimdiye kadar katıldığım istismar eğitimlerinde duyduğum rakamların ve vakaların dehşet verici olduğu! Sosyal ...
  • BİZİM BİZDEN BAŞKA DOSTUMUZ NE ZAMAN OLDU Kİ?..

    26 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Memleketin gündemi ne kadar da hızlı evriliyor, çevriliyor... Baş döndürücü bir trafik hiç eksik olmuyor. Yerelinden geneline; ekonomiden siyasete, dış ilişkilerden asayişe her an yeni bir gelişme, her saniye yeni bir durum. Yıllar yılı bitmek bilmeyen terör belasının, işte bu dış hainlerin güdümüyle geldiği son nokta... Ve kendi göbeğini kendi kesmeye çalışan köklü bir milletin ‘bataklığı kurutma’ mücadelesi... Her hareketimiz birilerini rahatsız ediyor, her girişimimiz birilerinin hesaplarını değiştiriyor... “Türk’ün Türk’ten başka dost...
  •  ANNE SEN BANA MI YOKSA KENDİNE Mİ ÜZÜLÜYORSUN?..

    16 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Merhaba, Kısa bir süre önce kızım yanıma geldi ve sana 1 şey söyleyeceğim diyerek, kulağıma eğildi ve matematik sınavından aldığı o yüksek notu fısıldadı. Notu duyunca kulaklarıma inanamadım. Kızım ilk defa bu kadar yüksek bir puan almıştı. İlk önce şaka yaptığını düşündüm, şaka değilmiş. Şaka olmadığına kanaat getirince bu sefer bir anda çığlıklar atarak, hoplamaya, zıplamaya başladım evin içinde. Kızım gayet serinkanlı bir şekilde ‘Anne istersen abartmayalım’ deyince sevincim kursağımda kalarak oturdum. Bu sefer oturduğum yerden kızıma; ‘Çok ...
  • BAĞIRMADAN ÇOCUK BÜYÜTMENİN PÜF NOKTALARI..

    31 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Sevgili günlük, bugün ilk defa ciğerlerimden gelen bir sesle haykırarak ‘YETEEEER!’ diye bağırmak istedim. Ancak o ses, büyük bir şiddetle boğazıma kadar geldi ve orada 1 yumruk gibi tıkandı. Bağıramadım çünkü kızım yeterince bağırıyor ve tepiniyordu! Boğazımda takılı kalan o ses, dışarı çıkamadan resmen içimde kaldı ve ben kıpkırmızı, şaşkın, ne yapacağımı bilemeden kalakaldım. Bu durumun aynısının bir gün benim de başıma geleceğini asla düşünmemiştim. Sevgili Günlük, kendime söz veriyorum, her ne olursa olsun kızıma bağırmamak için elimden...