logo

reklam

GECİKEN ADALET


Av. Sedat Aydın
av.sedataydin@hotmail.com

Bu sorunların çözümü ile ilgili hak arama makamı olan adli müesseseler zaman içinde gelişerek günümüzdeki şekliyle adalet dağıtmaya çalışmaktadır. Ancak gelinen nokta ve aşama itibariyle de haksızlığa uğrayan insanların adil bir çözüm bekleme süresi ve şekli halen mağdur olanları tatmin edecek düzeye erişememiştir. Bazı gelişmeler ve atılan adımlar her ne kadar süreleri biraz daha kısaltsa bile mağdur ve haklı olanların vicdanını tatmin edecek düzeye erişememiştir.

Adalet ve hakkaniyet duygusu toplumsal gelişmişlik açısından çok önemlidir. Bunu sağlayan araçların çok hızlı ve caydırıcı bir şekilde işlemesi ve işletilmesi ise adaleti dağıtmakla görevli devletin en önemli görevidir. Çünkü, ‘geciken adalet, adalet değildir’ şeklinde özetlenebilecek hak kayıplarının önüne geçen en önemli unsur adaletin çok kısa bir sürede tecellisinin sağlanmasından geçmektedir. 

Adaletin çok hızlı ve caydırıcı bir şekilde işlemesinin toplumsal hayatta çok önemli arşılıkları bulunmaktadır. En önemlisi herhangi bir konuda mağdur olan kişinin adalete olan güveni ve hakkını çok kısa sürede alacağına olan inancı, onu hak arama yollarını kullanmaya sevk edecektir. 

Kişilere karşı haksızlık yapan ya da suç işleyen insanların da adaletin hızlı ve etkin işlemesi neticesinde caydırıcı cezalarla cezalandırılacağı korkusu da aynı şekilde bu tür insanları suç işlemekten alıkoyacaktır. Geçmişte var olan adalet sistemi ve hızlandırılmış hali ile şimdiki adalet sistemimiz ise halen insanlar nezdinde bu caydırıcılığı sağlamaktan çok uzaktır. Bu nedenle de adalet sisteminin çok daha hızlı işleyen, etkin, caydırıcı ve hakkaniyet kavramını birinci sıraya yerleştiren bir hali ile işler hale getirilmesi toplumsal yaşamımız için zorunludur.

Geçmişte hepimizin yakından bildiği üzere bir çok dosya işleyen yavaş süreçler neticesinde zamanaşımına uğramıştır. Zamanaşımı ise farklı sürelere tabi olmakla birlikte kelime anlamı olarak ‘zamanaşımı’ hukuk kurallarının kişilere tanıdığı hakların, getirdiği yaptırımların yine hukuk kuralları ile belirlenen süreleri aşmasıdır. 

Bir diğer deyişle bir hak, hukuk kuralında öngörülen sürede kullanılmadığında hukuk düzeninde birtakım sonuçlar doğmaktadır. Zamanaşımı, hak düşürücü süre bu sürelerdendir. Dolayısıyla kişi, hakkını süresinde ve usulüne uygun olarak kullanmasına rağmen adalet isteminin etkin ve verimli çalışmamasından ve kişinin kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle ağır mağduriyetler yaşamıştır. 

Bu durum ise vatandaşın hukuk sistemine ,adalete ve devlete olan güvenini sarsmıştır. Adliyelerde davaların çok uzun sürmesinin yanında temyiz sürecinde de temyiz incelemesinin 3-4 yıl sürmesinin getirdiği uzun zaman dilimleri de vatandaş nezdinde ciddi mağduriyetler yaşanmasına sebep olmuştur. 

Adaletin yavaş işliyor olmasının vatandaşta oluşturduğu genel algı adalet sistemine ciddi anlamda güvensizliği de beraberinde getirmiştir. Hak ve adalet duygusunun toplumsal yaşamdaki öneminin adaletin işleyişine de yansıtılması ve bu duygunun yerleştirilmesi acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Öyle ki kişiler uğramış olduğu haksızlık ve suç teşkil eden eylemler sebebiyle hukuk isteminin yavaşlığı ve etkin sonuçlar alınamaması sebebiyle adliyeye müracaat etmekten imtina eder hale gelmiştir. Bu da suç işleme eğilimi olan, suç işlemeyi alışkanlık haline getiren, kişileri mağdur eden ve haksızlık yapan insanların daha pervasız ve korkusuz olmalarına sebep olmuştur. 

Caydırıcılığın olmadığı yerde de suç işleme oranları olabildiğince artmış ve bu da adliyelerin yükünün çok artmasına sebebiyet vermiştir. Birbiriyle bağlantılı bu süreç en sonunda tıkanmış ve adalet dağıtamaz hale gelmiştir. 

Son dönemlerde çıkarılan yargı paketleri, çıkarılan kanunlar, adalet sisteminin temel taşı niteliğindeki hakim alımlarının artması, Yargıtay’a yeni daireler kurulup yeni hakimlerin alınması, teknolojik gelişmelerin etkin ve verimli olarak kullanılmaya başlanması ve adliyelerin daha etkin çalışacak hale getirilmesinin kısmi yansımaları ile süreçler hızlanmaya başlamıştır. Ancak bu süreçlerin çok daha hızlı ve etkin çalışacak hale getirilmesi toplumsal bir ihtiyaçtır. 

Çünkü, adalete olan güven devlete olan güvenin temel noktası ve toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Ayrıca adalet ve hakkaniyet duygusu kişilerin yarınlara umutla bakabilmesinin güvencesidir. Adaletin daha hızlı, etkin, caydırıcı ve hakkaniyetle işlediği ve dağıtıldığı günlerin bir an önce gelmesi ve toplumsal yaralarımıza merhem olması dilek ve umutlarımızla sağlıcakla kalın…

Share

Yorum yapabilmek için Giriş yapın.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NEDİR BU METAL YORGUNLUĞUNUN ASLI, ASTARI?..

    25 Ağustos 2017 Köşe Yazıları

    Erdoğan’ın yeniden partinin başına geçmesiyle başlayan Ak Parti’deki değişim ve yeni süreç beklentisi, ‘Metal yorgunluğu’ söylemiyle kamuoyu gündeminden düşmek bilmiyor. Partinin il ve ilçe teşkilatları başta olmak üzere; yerel yönetimler ve mahalle birimlerine kadar her kademede, her an olması beklenen değişim furyası merak konusu... Erdoğan’ın ‘metal yorgunluğu’ndan kastının işin kibar yanı olduğu, perde arkasında ise; başta hain FETÖ bağlantıları ile öteden beri yerel yönetimlerde almış başını giden iş takipleri, ihale işleri, hizmet yete...
  • TEK GECEDE BİR MİLLETİN KADERİ…

    11 Temmuz 2017 Köşe Yazıları

    15 Temmuz 2016 Cuma gecesi; TSK içerisinde hain FETÖ uzantısı bir grup alçak, ülke yönetimini ele geçirmek için kalkışma gerçekleştirdi. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere Türkiye’nin çok yerinde büyük bir hareketlilik yaşandı. Tanklar sokağa indi. Savaş uçakları ile helikopterleri Ankara ve İstanbul semalarında cirit attı. TRT binası bir grup hain darbeci tarafından ele geçirilerek ordunun yönetime el koyduğu şeklinde bildiri yayımlatıldı. Ortalık karıştı. Olayların vahameti Türk jetlerinin ve helikopterlerinin Gazi Meclisi bombalaması...
  • NASIL İNSANLAR OLDUK BÖYLE!..

    21 Haziran 2017 Köşe Yazıları

    Mübarek Ramazan günü; şöyle bir bakıyor da insan gerçekten iyeye değil bu gidişat... Sadece ülkemiz için değil; bütün dünya koskoca bir insanlık için. Yangın yeri Ortadoğu, egemen güçler ABD, Avrupa, Rusya ve Çin... Herkes apayrı bir hesap peşinde. Herkesin derdi bambaşka ve herkes kendi çıkarına ha bire asılıyor küreklere... Kimse kimsenin dostu değil ve kimse kimseye acımıyor... İşte böyle bir zamanda dönüp kendimize bakıyorum. ‘Aklımız havada, gönlümüz tavada’ misali, boş hayaller peşinde, pembe senaryolar içindeyiz. İslam ülkeleri iç...
  • ARTIK MEMLEKET İÇİN İŞ GÜÇ VAKTİDİR..

    22 Mayıs 2017 Köşe Yazıları

    Seçim, seçim, seçim... Referandum da geldi geçti. Artık; ülke için, millet için iş, güç vaktidir. Bundan sonrası, laf değil icraat zamanıdır. Memleketin meydandaki halini bilmek için müneccim olmaya hacet yoktur. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, ‘Huzur gelene kadar OHAL’i kaldıramayız’ diyorsa, demek ki ülkemde henüz huzur yok. Huzurun olmadığı yerde; güven, ekonomi, terör, işsizlik, üretim onca sorun elbette olur. Yangın yeri Ortadoğu coğrafyasının yanı başında, savaşın ortasında, bir yüzü Avrupa’ya diğeri doğuya dönük güzelim Türkiye’me rahat ...