• DOLAR
    8,6570
    %-0,09
  • EURO
    10,1677
    %0,07
  • ALTIN
    491,65
    %0,03
  • BIST
    1.396
    %0,31
İBRAHİM CAN KIRAN; “ŞİMDİ YARIM KALAN İŞLERİMİZİ TAMAMLAMA ZAMANI”

İBRAHİM CAN KIRAN; “ŞİMDİ YARIM KALAN İŞLERİMİZİ TAMAMLAMA ZAMANI”

CHP Ümraniye İlçe Başkanlığı’nda 29 Ağustos Pazar günü yapılacak olağanüstü kongreye geri sayım sürüyor. Kongrede 3 adayın yarışması bekleniyor. Bu akşam ilçe merkezinde partililerin yoğun katılımıyla coşkulu bir toplantı yapan İlçe Başkan Adayı İbrahim Can Kıran, yerelde ve genelde iktidar yürüyüşünü başlatmak ve Ümraniye’yi CHP iktidarına hazırlamak için göreve talip olduğunu açıkladı.

Diğer adaylar Zeynel Kızılkaya ve mevcut ilçe başkanı Mustafa Özer ile eski ilçe başkanlarından Cafer Aktürk gibi isimlerin de katıldığı programda CHP Ümraniye Örgütü’nün İbrahim Can Kıran’la heyecanının yüksek olduğunu gösterdi. Delegelerin yoğun ilgisi altında salona giren ve konuşmasını gerçekleştiren İbrahim Can Kıran, “Bugün İstanbul’un her köşesinde örgütlerimiz ve belediyelerimiz başarı hikayeleri yazıyor.  Ümraniye’de de bu başarı hikayelerini yazmak için adayım” dedi. “Ben değil biz diyen herkese yer açan bir siyaset anlayışıyla Gençlerle kadınlarla örgütün desteği ve emeğiyle Hedefimiz; Genelde ve Yerelde Ümraniye’yi CHP iktidarına hazırlamak. Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidara taşımak” diyen İbrahim Can Kıran, şunları kaydetti:

“Çok değerli Ümraniye İlçe Örgütüm, çok değerli arkadaşlarım, çok değerli basın mensupları, hepinizi saygıyla selamlıyorum; Geçtiğimiz günler çok büyük acıları yaşadığımız günler oldu. Önce yangınlar sonra sel felaketi yaşadık. Kaybettiğimiz her bir can için üzüntümü bildirmek isterim. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’ tan rahmet yakınlarına başsağlığı dilerim. Elbette küllerimizden doğmaya alışkın bir milletiz. Elbette yeniden yeşertiriz hayatı. Ağaçları tekrar dikeriz. Şehirleri tekrar kurarız. Yolları, köprüleri tekrar yaparız. Ama kaybettiğimiz canları yerine koyamayacağız. Önlenebilir ya da müdahale şansımızın olduğu her riski öngörecek ve tedbir alacak bir iktidar hepimizin hakkı. Ama ne yazık ki bugün böyle bir iktidar yok. İçimizi en çok acıtan da bu gerçeğin her geçen gün ülkemizi ve halkımızı daha kötü biçimde etkilemesi.

Yaklaşık 2 yıldır ülkemiz de dünyanın tüm ülkeleri gibi, salgınla, ekonomik krizle, iklim değişikliğinin yaralayıcı ve yıkıcı etkileriyle, boğuşuyor. Ama bizim ülkemizin diğer dünya ülkelerinden, en azından modern dünya ülkelerinden farkı, başımızdaki iktidarın halkı için değil kendi bekası için çalışıyor olması. Doğa, rant için talan edilirken, her gün yeni bir hukuksuzluğun sonucu adalet duygumuz zedelenirken, işsizlik, açlık, yoksulluk, haksızlık, salgın, yangın, kontrolsüz mülteci akını yaşanırken, kendini bir cenderede sıkışmış hissetmeyen çok az kişi var sanırım. Gün geçmiyor ki halk olarak yeni bir travma yaşamayalım. Gün geçmiyor ki “bu da olmaz artık!” dediğimiz bir olay yaşamayalım. Gün geçmiyor ki umutlarımızı tüketen, hayallerimizi yıkan, bizi hayattan soğutan, çocuklarımız, gençlerimiz kısacası geleceğimiz için korkmadığımız bir şeyler yaşanmasın.

Oysa ki umut ve hayaller olmadan yaşamak mümkün değil. Hava kadar, su kadar önemli. Bizler, içinde yaşadığımız bu muhteşem vatanın nasıl kurtarıldığını ve kurulduğunu en iyi bilen insanlarız. Umutla, hayallerle ama bunun yanında çok çok büyük bir emek, fedakarlık ve dirençle kuruldu bu ülke. Bugün de aynı inanç, direnç ve güçle ayağa kalkıp koşmanın vakti. Ümraniye, İstanbul’un en büyük ilçelerinden biri. Bu büyük ilçenin ihtiyaçları da ülkenin geri kalanından farklı değil. Burada da insanlar evlerine ekmek götürmek istiyor, burada da insanlar, iyi ve mutlu yaşamak istiyor, burada da insanlar çocuklarının iyi bir eğitim almasını, iş sahibi olmasını istiyor, burada da insanlar gelecekleri için endişe etmeden yaşamak istiyor.

Peki bunu kim sağlayabilir? Bugünkü iktidar buna vakıf olmadığını açıkça göstermişken, bizler onların tek umudu olarak yanlarında olmak ve seçeneksiz olmadıklarını göstermek zorundayız. İşimiz aslında dünden hem daha kolay hem daha zor. Daha kolay, çünkü bıçağın kemiğe dayandığını hissetmeyen var mı? iktidar her gün çeşit çeşit yalanla algı yaratmaya çalışsa da işçi, köylü, esnaf, öğrenci kan ağladığını bilmiyor mu? Biliyor!  Sarayın ve iktidarın yalanlarına karşı sokağın gerçeği bize ülkenin halini anlatmıyor mu? Anlatıyor! Bizim yapmamız gereken tek şey halkımıza bu kadere mahkum olmadığını göstermek ve iktidarımızda nasıl politikalarla her şeyi düzelteceğimizi anlatmak.

Daha zor, çünkü umudunu, inancını ve hayallerini kaybetmiş insanları güzel günlerin gelebileceğine inandırmak zorundayız. “Böyle gelmiş böyle gider!” diyenlere inat yorulmadan, bıkmadan umudumuzu taşımak zorundayız. Bu hiç kolay değil evet ama bunu başarmak zorundayız. Bize inanan her bir vatandaşın sorumluluğunu alarak yola çıkan bizler için de sağlam durma vakti geldi artık. Tarih tekerrürden ibaret değildir. Onu değiştirme gücü olan insandır, bizleriz. Biz tarihi değiştirmek ve makus talihimizi artık düzeltmek için yola çıkan, inançlı, umutlu ve dirençli insanlarız. Bugün, ırk, dil, din, mezhep, cinsel yönelimi farketmeksizin, güzel ülkemizdeki her bir vatandaş için aynı güzel hayali kurmadığımız sürece bizim de hayallerimiz gerçekleşmeyecek. Ve sadece hayalleri için savaşanlar onlara ulaşabilir.

İşte bu nedenle; kendimiz ve çocuklarımız ve hatta torunlarımız için kurduğumuz güzel hayaller için, özgür, demokratik, tüm kaynakların her bir vatandaş için hakça bölüşüldüğü bir ülkeyi yeniden kuracak olan Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı için ben de yeniden Ümraniye ilçe başkanlığına adaylığımı koyduğumu açıklıyorum. Kavgamız; özgürlük ve demokrasi kavgasıdır. Kişisel menfaat peşinde olsak bu kavgada en ön safta mücadele etmezdik. Bizler annemize bile ben en ön saftayım anne bu memleket için diyenlerdeniz. İBB’nin alınmasına 23 Haziran seçimlerinde İstanbul’da en fazla katkı sunan 5. ilçe olduk. Kaldı ki CHP’li ilçe belediyelerimizi bu sıralamaya katmazsak 1. ilçeyiz. Bu başarıda örgütümüzün çok büyük emekleri var”

Şimdi yarım kalan işlerimizi tamamlama zamanı! Eskiden güçlü Ümraniye vardı, İstanbul’un genel merkezin politikalarına katkı sunar hatta belirlerdi. Yeniden güçlü Ümraniye siyasete yön veren Ümraniye sözü veriyoruz. Kurumsal yönetim anlayışıyla yani Çoğulcu katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla Parti hafızasını canlandıracak vefa emek ve dayanışma olgularını ortaya çıkartacağız. Dostlarım! Haydi ayağa kalkın Cumhuriyet Halk Partisi’ni beraber iktidara taşıyalım.”

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • ÇOK OKUNAN
  • YORUM