• kulemak

logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort

Yeni Adli Yıl hayırlı olsun


Av. Sedat Aydın
av.sedataydin@hotmail.com

sedatTabii ki her sektörde olduğu gibi Adalet camiasında da sorunlar dağ gibi birikmiş ve çözüm bekliyor. Adalet sistemin en önemli eksikliği ise hak arama ile ilgili yapılan ve açılan müracaat ve açılan davaların kısa sürede neticelenmemesi. Yarılama sürelerinin uzunluğu, vatandaşın hak aramak için bütün masrafları yapmak zorunda kalması ve cezaların caydırıcı olmaması en önemli sorunlar.

Haksızlığa uğrayan bir vatandaşın mevcut yargılama sistemi içinde hakkına kavuşması en erken 1,5-2 sene ile 10 sene arasında değişen süreleri bulmaktadır. Evladını kaybeden bir annenin açmış olduğu tazminat davasının 10 sene sürüdüğü bir sistemin vatandaşa güven vermesi mümkün mü?

Aynı şekilde suç işleyen kişilerle ilgili de cezaların yetersiz olması ve caydırıcı olmaması da çok ciddi bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Cezaların caydırıcı olmaması sebebiyle de suç işlemeyi alışkanlık haline getiren insanları cesaretlendirdiği gibi adalete olan güveni de çok ciddi şekilde zedelemektedir.

Suç işlemeyi engelleyen en önemli unsurun cezaların caydırıcılığı ve etkin şekilde uygulanmasından geçtiği açıktır. Bu algı ve korkuyu kişilere açıkladığımız zaman suç işlemem oranlarının zamanla azalacağı aşikardır.

Hem hak arama süreçlerinin çok uzun ve masraflı olması hem de işlenen suçlarla ilgili caydırıcı cezalar verilmediği gibi etkin bir şekilde uygulanması adalete olan güveni çok ciddi şekilde sarsmaktadır. Bu durum ise haklıları mağdur ederken haksızların ödüllendirilmesi gibi bir sonuç çıkartılmaktadır.

Haklı olan vatandaşın hakkını çok geç elde etmesi neticesinde artık haklı olan vatandaş yapılanları sineye çekerek hak arama mücadelesinden vazgeçmeye başlamıştır. Bu durum ise çok tehlikeli ve sıkıntılı bir süreçten geçtiğimizi açıkça ortaya koymaktadır. 

Mevcut sistemin tıkanıklığının açılması ve adalete olan güvenin en üst noktalara çıkarılması bir zorunluluktur. Son dönemlerde adliyelerin özellikle bina ve fiziki mekanlar sorunu hızla çözülmüştür. Aynı zamanda UYAP sisteminin etkin şekilde uygulanmasın da bir çok kolaylığı da beraberine getirmiştir.

Yargıtay’da bekleyen dosyaların da azaltılması için çok ciddi adımlar atılmıştır.Yapılan tüm iyileştirmelere rağmen hala bu durumun adaletin işleyişine yansımaması ise bir tıkanma olduğu sonucunu çıkarmaktadır.

Adalet sisteminde ki tıkanma ise zihniyetten kaynaklanmaktadır. Yapılan iyileştirmelere uyum sağla(ya)mayan adliye personelinin ciddi bir zihniyet devrimine ihtiyacı olduğu çok açık bir şekilde ortada durmaktadır. 

Yapılacak zihniyet devrimi ve değişikliğinin yapılan çalışmaların semeresini almak için önemli ve ivedi olduğu görülmektedir. Bu bağlamda adli personeli bu zihniyet devrimine yönlendirmek ve zorunlu kılmak bağlamında Adalet Bakanlığı’na büyük iş düşmektedir.

Adli sistemde yapılacak zihniyet devriminin adalete olan güveni tekrar tesis edeceği ve zamanla da zirveye çıkacağı çok açıktır. Adalet sisteminin hızlı ve etkin çalıştığı bir devlette diğer birimlere olan güven ve dolayısıyla devlete olan güven istenen noktalara ulaşılacaktır. Çünkü, devletin vatandaş için var olduğu güzel günleri fazlasıyla hak ediyoruz.

Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİYASET, MAKAM, RANT VE ÇIKAR..

    24 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Vatan, Millet Sakarya diye diye mangalda kül bırakmaz hiç biri... Başkanım, başkanım deyip, eğilip bükülürler, kendi çıkarları, hesapları, menfaat ve çevreleri söz konusu oldu mu babalarını bile tanımazlar. İçlerinde iyileri de var lakin sayıları çok az. Çok kolay adam satarlar. Omurgaları dört bir yana müsaittir. Rüzgar ne yandan eserse o yana savrulurlar. Gelene ağam, gidene paşam misali, herkese mavi boncuk dağıtırlar. Sorsan hepsi hizmet için gecesini gündüzüne katmış, hazine malının tek kuruşuna zeval getirmez, kendi için istiyorsa nam...
  • VAKTİNDEN ÖNCE ASLA…

    12 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Keşke her şey bizim istediğimiz zaman olabilse. Mesela bize sorsalar ne zaman dünyaya geleceğimiz ya da ne zaman hayata gözlerimizi yumacağımızı… Hani hayat iki nefes derler ya biri doğarken diğeri ölürken… Aynen o hesap bizimkisi, ama ne doğarken ne de ölürken bize soran olmaz. Vakti gelince yaşanır bu dünya ve ahiret günleri… Karamsar başladım sanki bu haftaki yazıma, ama gerçekleri de kimseden saklayamayız değil mi? Hepimiz yaşıyoruz bunları ve hep bir şeylerin bizim arzuladığımız vakitte gerçekleşmesini bekleriz. Keşke olabilse… Bazı...
  • DEPREMİ YİNE UNUTTUK DEPREMİ!..

    28 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Bu kez de salgın var diye depremi iyice unutur olduk. 99’daki büyük depremden bugüne elle tutulur, gözle görülür ne yaptık, neler yapabildik? Ufak tefek dokunuşların dışında çok da fazla bir şey yaptığımız söylenemez. Yine 17 Ağustos’u törenlerle andık, sirenler çaldık, falan filan... Bu ülkede deprem olmadan gündeme gelmiyor. Her deprem sonrasında uzmanların ekranlara çıkıp 24 saat boyunca uyarılarından başka hatırlamaz olduk kaçınılmaz gerçeği. Japonya gibi deprem kuşağının tam üzerinde kurulan ülkelerin başardığı önlemleri hiç mi örnek a...
  • KURBAN BAYRAMINDA BÖREK VE TATLILARDAN KAÇIŞ YOK..

    29 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Öncelikle Tüm Herkesin Kurban Bayramını en kalbi duygularımla kutlarım. Bu Bayram biraz buruk geçiyor. Ülkemizde ve dünyada pandemi nedeniyle yayılan Covid-19 virüsü bayramı sevdiklerimizden uzak veya sosyal mesafe kurallarının olacağı dokunmaktan uzak bir bayram. Bayramın gelmesiyle beraber tatlılar yapıldı, en lezzetli şekliyle anne dolmaları yapıldı, ikramlık şekerler alındı. Peki ama nasıl beslenmeli?.. Bayram sabahı bol renkli mevsim yeşilliklerinin olduğu hafif bir kahvaltıyla güne başlamak, gün içerisinde kan şekerinizi dengeleye...