Ana Sayfa Arama Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ESSİAD’DA DUYSAK İŞBİRLİĞİYLE İŞİTME SAĞLIĞI SEMİNERİ..

“Sağlıklı birey, sağlıklı toplum” sloganıyla halk sağlığına katkı sunan organizasyonlara

“Sağlıklı birey, sağlıklı toplum” sloganıyla halk sağlığına katkı sunan organizasyonlara ev sahipliği yapan Anadolu Yakası Esnaf Sanatkarları ve İşadamları Derneği ESSİAD, DUYSAK İşitme Cihazları işbirliğiyle yaptığı programda işitme sağlığının önemine vurgu yaptı.

Anadolu Yakası Esnaf Sanatkarları ve İşadamları Derneği ESSİAD’ın toplum sağlığını ön planda tutan faaliyetleri devam ediyor. DUYSAK İşitme Cihazları işbirliğiyle yapılan İşitme Sağlığı Semineri’nde hem bilgilendirmelerde bulunuldu hem de işitme testi taraması yapıldı. Doğumdan ölümü insan yaşamında sağlığın her yönüyle en önemli unsur olduğuna dikkat çeken ESSİAD Başkanı Necmettin Sarı, önemli olanın erken tanı ve tedavide erken davranmak olduğunu kaydetti.

DUYSAK İşitme Cihazları kurum sahibi E. Arslan Arslan da katılımcılara önemli bilgiler paylaştı. İşitme sağlığında erken tanı ve kabullenmenin çok önemli olduğuna kaydeden Arslan Emin, ülkemizde bu konuda farkındalık oluşturulması, insanların durumu kabullenmesi ve bu sorunun tedavisine yönelik devlet katkısının yükseltilmesi gerektiğini ifade etti. “Duymamak insanı hayatın dışına atıyor.

Görme engelliler gülüyor ve hayata daha bağlı iken işitme engelliler gülmüyor ve hayatın uzağında oluyor” diyen E. Arslan Arslan, şunları ifade etti: “İşitme, bireyin dış dünyayla, toplumla ve sevdikleriyle kurduğu bağın en temel taşıdır. Ancak günümüzde işitme kaybı, yalnızca tıbbi bir durum veya bireysel bir sağlık sorunu olarak görülmenin ötesinde, doğrudan yaşam kalitesini ve toplumsal katılımı etkileyen bir duyma hakkı boyutuyla ele alınmalıdır.

İnsan hakkı kavramının temelinde yer alan eşitlik, iletişim ve toplumsal yaşama aktif katılım, ancak bireylerin çevresindeki sesleri eksiksiz duyabilmesi ve kendilerini ifade edebilmesiyle mümkündür. Bir insanın sesleri duyamaması, yalnızca fiziksel bir yetinin eksikliği anlamına gelmez; aynı zamanda eğitimden çalışma hayatına, sosyal ilişkilerden kültürel yaşama kadar pek çok alanda soyutlanma riskini beraberinde getirir.

Çocuklarda erken dönemde tespit edilmeyen işitme kayıpları dil gelişimini ve akademik başarıyı olumsuz etkilerken; ileri yaşlarda ortaya çıkan işitme yetileri kaybı ise sosyal izolasyon, bilişsel zayıflama ve depresyon gibi durumları tetikleyebilmektedir.

Bu noktada “Duyma Hakkı”, bireylerin kamusal ve sosyal alanlarda eşit şartlarda yer alabilmesinin ön koşuludur. İletişim kurabilmek, bilgiye erişebilmek ve toplumun bir parçası olarak var olabilmek her insanın en doğal hakkıdır.

Sağlık hizmetlerinde koruyucu ve önleyici yaklaşımlar her zaman en efektif çözümdür. İşitme sağlığında da erken tanı (özellikle yeni doğan ve geriatrik taramalar), bireyin yaşam standardını doğrudan belirler. İşitme merkezlerinin ve sağlık kurumlarının sunduğu tarama, doğru cihazlandırma ve rehabilitasyon süreçleri, bireyin sessizliğe mahkûm olmasının önüne geçer. Zamanında yapılan müdahaleler, işitme kaybının getireceği sosyal ve psikolojik maliyetleri en aza indirir.

Duyma hakkının tam anlamıyla korunabilmesi, bireysel çabaların ötesinde toplumsal bir farkındalık ve güçlü kamusal politikalar gerektirir.”

Reklamı Geç