GIF89a;
Priv8 Uploader By InMyMine7
Linux silver40.isimtescil.net 4.18.0-553.121.1.lve.el8.x86_64 #1 SMP Thu Apr 30 16:40:41 UTC 2026 x86_64

Osmanlı Devleti’nin yıkılmasıyla sonuçlanan I. Dünya Savaşı’nın ardından Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde başlatılan Kurtuluş Savaşı’nın daha ilk yıllarından itibaren yönetimde artık halk iradesinin egemen olacağı açıkça ilan edilmişti. İstanbul’un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması üzerine, ulusal irade Büyük Millet Meclisi adıyla 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplandı. Meclisin 20 Ocak 1921’de kabul ettiği ve anayasa niteliğinde olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu adlı yasayla, egemenliğin ulusa ait olduğu ilan edildi.

Ulusal egemenliğin doğal ve tam olarak gerçekleşmesini sağlayacak yönetim şekli de cumhuriyetti. Büyük Millet Meclisi, 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırdı. Böylece kişisel egemenlik hukuken tarihe karıştı. Ardından sekiz ay süren görüşmelerin sonunda 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması imzalandı. Barış sağlandı ve Türkiye’nin sınırları çizildi. Aynı zamanda Türkiye ile Batı devletlerinin siyasi, hukuki ve sosyal ilişkileri de yeni baştan düzenlendi.

Bundan yaklaşık üç ay sonra, 13 Ekim 1923’te, TBMM’de kabul edilen bir yasayla Ankara, yeni devletin başkenti ilan edildi. Böylece Cumhuriyet’in ilanı için bir adım daha atılmış oldu. 29 Ekim 1923’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na yönelik bazı köklü değişiklikler içeren bir yasa teklif sundu. Bu değişikliklerden birinde de Türkiye Devleti’nin yönetim şeklinin cumhuriyet olması gerektiği yazıyordu. Teklif tartışıldı ve günün sonunda 158 milletvekilinin oybirliğiyle Türkiye’nin yönetim şeklinin Cumhuriyet olduğu kabul edildi. Aynı oturumda ilk Cumhurbaşkanlığı seçimi de yapıldı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk yeni Cumhuriyet’in ilk Cumhurbaşkanı seçildi.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kendisini Cumhurbaşkanı seçen Meclis’e teşekkür ettikten sonra bir konuşma yaptı. Konuşmasını “Ulusumuz kendisinde bulunan nitelikleri ve değeri, hükümetin yeni adıyla uygarlık dünyasına çok daha kolay gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünyada işgal ettiği yere layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir… Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve muzaffer olacaktır.” sözleriyle tamamladı.
1925 yılında çıkarılan bir yasayla da Cumhuriyet’in ilan edildiği gün resmi bayramı yapıldı.
Cumhuriyetimizin 101. Yılı Kutlu Olsun!
]]>
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, İstanbul’da geçirdiği 1927-1938 yılları arasında Şişli Halaskargazi Caddesi’nde bulunan evinde, Dolmabahçe Sarayı’nda, Florya Deniz Köşkü’nde, annesi Zübeyde Hanım, kız kardeşi Makbule Hanım ve manevi oğlu Abdürrahim Tuncak ile birlikte Akaretler’de bulunan evinde ve Pera Palace’ın 101 numaralı odasında kaldı.
Atatürk Müzesi
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele Çalışmaları (Aralık 1918-16 Mayıs 1919) sırasında kiracı olarak kaldığı Halaskargazi Caddesi üzerinde bulunan ev, 28 Mayıs 1928’de İstanbul Belediyesi (Şehremaneti) tarafından satın alındı. 15 Haziran 1942’de İstanbul Vali ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar tarafından Atatürk İnkılabı Müzesi olarak ziyarete açıldı.
Mustafa Kemal Paşa döneminde evin giriş katında yaver ve yemek odaları, ikinci katında toplantı ve çalışma salonu ile yatak odaları bulunuyordu. Üçüncü kat ise annesi Zübeyde Hanım ve kız kardeşi Makbule Hanım tarafından kullanılıyordu.
Atatürk Müzesi koleksiyonunun önemli bölümünü Atatürk’ün kişisel eşyaları, kıyafetleri, üniformaları, askeri ve sivil yaşamına ait fotoğrafları, el yazısı ile yazdığı çeşitli belgeleri, madalyaları, hatıra eşyaları oluşturuyor. Ressam İbrahim Çallı ve Zeki Kocamemi tarafından yapılmış yağlı boya tablolar da müze içerisinde bulunan önemli parçalar arasında yer alıyor.
(https://istanbul.ktb.gov.tr/TR-165468/ataturk-muzesi.html)

Mustafa Kemal Müzesi
Beşiktaş Akaretler’de yer alan üç katlı ev, Atatürk’ün İstanbul’da kiraladığı ilk ev olarak biliniyor. Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım, kız kardeşi Makbule Hanım ve manevi oğlu Abdürrahim Tuncak’ın 1912-1919 yılları arasında kaldığı bu ev, Mayıs 2011 tarihinde müze haline getirildi.
Müze planlamasında, giriş katında genel bilgilendirme; birinci katta Balkan Savaşları ve göç, Çanakkale’de Mustafa Kemal ve Mustafa Kemal’in çalışma odası canlandırmaları yer alıyor. Müzenin ikinci katında Mustafa Kemal ve ailesinin yazdığı mektuplar sergileniyor. Çatı katında ise idari birimler, arşiv, kütüphane ve toplantı salonu yer alıyor.
(https://www.vgm.gov.tr/faaliyetler/k%C3%BClt%C3%BCrel-faaliyetler/m%C3%BCzeler)


Dolmabahçe Sarayı
Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’da izini bıraktığı en önemli yerlerden birisi, 1927-1949 yılları arasında Cumhurbaşkanlığı makamı olarak kullanılan Dolmabahçe Sarayı’dır. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1927-1938 yılları arasında Dolmabahçe Sarayı’nda bulundu ve 10 Kasım 1938 yılında burada vefat etti.
T.C. Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı’na bağlı Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid (1839-1861) tarafından yaptırıldı. İnşasına 13 Haziran 1843 tarihinde başlanan Saray, çevre duvarlarının tamamlanması ile birlikte 7 Haziran 1856 tarihinde kullanıma açıldı. Dolmabahçe Sarayı, 1856 yılından halifeliğin kaldırıldığı 1924’e kadar aralıklarla altı padişaha ve son Osmanlı Halifesi Abdülmecid Efendi’ye ev sahipliği yaptı.
Saray’ın ana yapısı; Mâbeyn-i Hümâyûn (Selâmlık), Muâyede Salonu (Tören Salonu) ve Harem-i Hümâyûn olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Mâbeyn-i Hümâyûn; devletin yönetim işleri, Harem-i Hümâyûn; Padişah ve ailesinin özel yaşamı, bu iki bölümün arasında yer alan Muâyede Salonu ise; Padişah’ın devlet ileri gelenleriyle bayramlaşması ve devlet törenlerinde kullanılıyordu. 1926-1984 yılları arasında protokol ve ziyarete kısmen açık olan Dolmabahçe Sarayı, 1984 yılından itibaren “müze-saray” olarak ziyarete açıldı.
(http://www.millisaraylar.gov.tr/saraylar/dolmabahce-sarayi)







Florya Atatürk Köşkü
Atatürk’ün ilgisiyle önem kazanan, Marmara Denizi kıyısında Yeşilköy ile Küçükçekmece arasında bir yerleşim bölgesi olan Florya’da Atatürk’ün kullanımı için bir köşk yapılma kararı alındı. İstanbul Belediyesi tarafından 1935 yılında açılan proje yarışmasını kazanan mimar Seyfi Arkan’a yaptırılan köşk, yazlık bir konut olarak deniz tabanına çakılan sütunlar üzerine inşa edildi ve karaya bir köprüyle bağlandı.
Mustafa Kemal Atatürk, 14 Ağustos 1935 tarihinde kullanıma açılan köşkte 1936 yılının Haziran ve Temmuz aylarını geçirdi. Siyasî ve bilimsel toplantılar için köşkü özellikle kullanan Atatürk’ün köşkteki son günü 28 Mayıs 1938 olarak tarihe geçti. Köşk, Atatürk’ün vefatının ardından bir süre Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın yazlık konutu olarak kullanılmaya devam etti. 16 Eylül 1988 tarihinde Milli Saraylar’a devredilen köşk, restorasyonu tamamlandıktan sonra tarzına uyacak dönem eşyası ile donatılarak Atatürk Müzesi haline getirildi.
(http://www.millisaraylar.gov.tr/saraylar/florya-ataturk-deniz-kosku)





Pera Palace 101 Numaralı Oda
İstanbul’da günlerini geçirdiği sırada Mustafa Kemal Atatürk, Beyoğlu’nda yer alan Pera Palace Hotel’de 101 numaralı odada konakladı. Mustafa Kemal’in doğumunun 100. yılında müze-oda haline getirilen 101 numaralı odada Atatürk’ün özel eşyaları, kitapları, kendisine gönderilen armağanlar, dönemin gazeteleri ve dergileri sergileniyor.
(https://www.perapalace.com/tr/ataturk-muze-odasi)
