GIF89a;

Priv8 Uploader By InMyMine7

Linux silver40.isimtescil.net 4.18.0-553.121.1.lve.el8.x86_64 #1 SMP Thu Apr 30 16:40:41 UTC 2026 x86_64
Miting – Yerel Gazete https://www.yerelgazete.com.tr BÖLGENİZİN SESİ Wed, 21 Jan 2026 21:46:30 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://www.yerelgazete.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/cropped-yglogokucuk-32x32.jpg Miting – Yerel Gazete https://www.yerelgazete.com.tr 32 32 ÖZEL; “MİLLET SENDEN ZAM DEĞİL SEÇİM SANDIĞI BEKLİYOR..” https://www.yerelgazete.com.tr/ozel-millet-senden-zam-degil-secim-sandigi-bekliyor/ Wed, 21 Jan 2026 21:46:30 +0000 https://www.yerelgazete.com.tr/?p=78477 Cumhuriyet Halk Partisi CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından her hafta çarşamba günü İstanbul’un başka bir ilçesinde, her hafta sonu ise Türkiye’nin farklı bir ilinde düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin bu haftaki adresi Çekmeköy oldu. Soğuk havaya rağmen çok yoğun bir katılımın olduğu mitingde onbinlere seslenen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, emekliler üzerinden yüklendiği iktidara derhal seçim çağrısını yineledi. “Buradan Erdoğan’a sesleniyorum, bu bir tükenmişlik sendromudur” diyen Özel, “Millet senden zam değil sandık bekliyor” dedi.

CHP’nin 19 Mart operasyonlarından sonra Şişli’den başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 83. adresi Çekmeköy oldu. Mitingin yapılacağı Hamidiye Mahallesi’ndeki İBB Çekmeköy Spor Kompleksi arkasındaki alan polis barikatları ile kapatıldı. Miting alanına Türk Bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP bayrakları asıldı. Mitingde, akşam saatlerinde yaşamını yitiren değerli oyuncu Haldun Dormen anılarak ailesine başsağlığı dilendi. Dev Türk bayrağının eller üzerinde alanda gezdirildiği mitingde parti meclisi üyeleri, belediye başkanları ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik vatandaşları selamladı.

Tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu gönderdiği mesajda “Hiç kimseyi piyasanın acımasız koşulları karşısında çaresiz bırakmayacağız. Herkes devletin adaletli, merhametli, güçlü elini yanında bulacak. Kimse kendini yalnız, güvencesiz ve bir başına hissetmeyecek” dedi.

Belediye Başkanı Orhan Çerkez, CHP İlçe Başkanı Haydar Arslan, Ekrem İmamoğlu’nun Eşi Dilek Kaya İmamoğlu, İBB Başkanvekili Nuri Arslan ve İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile birlikte otobüsün üzerinden halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Bu düzeni mutlaka ama mutlaka değiştireceğiz” dedi.

Miting alanı için Şahinbey Caddesi’nin kasıtlı olarak kendilerine verilmediğini söyleyen Özgür Özel, AK Parti’nin devlet bürokrasisine bu konuda baskı kurduğunu iddia etti ve “Bakın ne oldu. Dolduramayacağımızı düşünerek verdikleri alanda yine onbinler var, yine halk burada. Şahinbey Caddesi’nde olmak istedik, birileri korktu. Orayı doldururlar, muhteşem bir kalabalık olur diye AKP İstanbul İl başkanlığı valiliğe, emniyete ‘Vermeyin de vermeyin’ demiş. Nereyi verin? Dolduramayacakları, uzakta bir alan verin. AKP’den talimat alan valiliğe, emniyete söylüyorum: Bakın Çekmeköy’e, görün Çekmeköy’ü! Bugün Çekmeköy’de, boş kalsın diye ilçe dışına verilen meydanı tıka basa dolduran canım İstanbullulara teşekkür ediyorum. Millet değişim istiyor” dedi.

“Çekmeköy için Orhan Başkan çalışıyor ama bir başkan daha çalışıyor. Kim çalışıyor? Ekrem Başkan!” diyen Özel şunları kaydetti; “Cumhurbaşkanı adayımız, Büyükşehir Belediye Başkanımız burada yaptığı mitingde söz vermişti, ‘Siz Orhan Başkan’a sahip çıkın, ben elimi Çekmeköy’ün üzerinden çekmeyeceğim’ demişti. Bu gece burada olsa sizlere Çekmeköy’e yaptıklarını söyleyecekti.

Ben söyleyeyim: İstanbul Büyükşehir bu ilçede 8.289 haneye nakdi yardım yapıyor. 23.600 aileye gıda kolisi ulaştırıyor. 1.708 haneye Halk Ekmek desteği veriyor. 5.400 çocuğa Halk Süt ulaştırıyor. 1.670 çocuğa yeni doğan destek paketi verdi. 1.071 haneye bebek beslenmesi desteği sağlanıyor. Bu hizmetler yapılırken kimsenin partisine bakılmadı. İşte bu yüzden siz istediğiniz kadar Ekrem Başkanı içeride tutun, o Çekmeköy için çalışmaya devam ediyor. Çünkü ey Erdoğan, o duvar, o duvarlarınız vız gelir bize vız!”

Erdoğan’a seslenen Özel, konuşmasına şöyle devam etti: “Ya Erdoğan senin savcıların var. Onların iddiaları, iftiraları var. Haksız yere tutukladıkların içerlerde dururlar. Ama senin şu garibin yaptığını yapabilecek durumun yok. Meydandayım. On binlerin içindeyim, göz gözeyim ve soruyorum memnun musunuz? İşte özgüvenli siyaset. Kendine güvenen, arkadaşlarına güvenen, ne yaptığını bilen, insan için olan, insan içinde olan siyaset bu. Kışın sıcak salonların, yazın soğuk salonların siyaseti artık sonuna geldi. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi meydan meydan büyümeye devam edecek. Bu meydanın bu gece dolmayacağını umdukları, bizi küçük düşüreceklerini umdukları bu meydanın bu hale gelmesi normal bir şey değildir.”

“Milleti aç bırakanlara söylüyorum. Seçim geliyor. Gençlere kıyanlara söylüyorum. Adalet geliyor. Korkmayan, aslan gibi sizlere söylüyorum. Zafer geliyor. Hep beraber AK Parti’nin kara düzenini yıkmaya, hazır mısınız?” diyen Özel, “Borcu çoğaltan, hayatı zorlaştıranlara karşı tek çare vardır, birlikte mücadele, birleşik mücadele” ifadelerini kullandı. İmamoğlu hakkındaki ‘uçak iddialarına’ da yanıt veren Özel, “İftiraların hesabını soracağız” dedi.

CHP’nin Çekmeköy mitingi ve Genel Başkan Özgür Özel’in konuşmasının tamamı:

]]>
82. BULUŞMA 21 OCAK ÇARŞAMBA AKŞAMI.. https://www.yerelgazete.com.tr/82-bulusma-21-ocak-carsamba-aksami/ Mon, 19 Jan 2026 18:11:07 +0000 https://www.yerelgazete.com.tr/?p=78447 Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na özgürlük ve erken seçim talebiyle düzenlediği “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 82. buluşması 21 Ocak Çarşamba akşamı Çekmeköy’de gerçekleşecek.

Cumhuriyet Halk Partisi CHP’nin 19 Mart 2024’ten bu yana her hafta Çarşamba günü İstanbul’un farklı bir ilçesinde sürdürdüğü “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitingleri devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Beşiktaş’ta yapılan mitingin 82. buluşması bu hafta Çekmeköy’de gerçekleşecek. 21 Ocak Çarşamba akşamı düzenlenecek Çekmeköy buluşmasının adresi ise Hamidiye Mahallesi’ndeki İBB Spor Kompleksi’nin arkası olarak açıklandı. CHP İlçe Başkanlığı tarafından yapılan duyuruda; “Demokrasiye ve halk iradesine sahip çıkma kararlılığımızdan vazgeçmiyoruz. Genel Başkanımız Özgür Özel’in öncülüğünde, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşlarımıza özgürlük için yan yanayız” denildi.

]]>
ÖZGÜR ÖZEL; “BİZ KAZANACAĞIZ, ÜMRANİYE KAZANACAK..” https://www.yerelgazete.com.tr/ozgur-ozel-biz-kazanacagiz-umraniye-kazanacak/ Wed, 05 Nov 2025 22:39:27 +0000 https://www.yerelgazete.com.tr/?p=77243 Cumhuriyet Halk Partisi’nin, cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından her hafta çarşamba günleri İstanbul’un bir ilçesinde, her hafta sonu ise Türkiye’nin farklı illerinde düzenlenen “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin bu haftaki adresi Ümraniye oldu. Soğuk havaya rağmen mitinge yoğun katılım vardı. İktidara ağır eleştirilerle yüklenen CHP Lideri Özel, “Biz kazanacağız, Ümraniye kazanacak” dedi.

CHP’nin 19 Mart operasyonlarından sonra Şişli’den başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 66’ncı adresi Ümraniye oldu. Mitingin yapılacağı Ümraniye Saat Kulesi’nin önü polis barikatları ile kapatıldı. Miting alanına Türk Bayrağı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP bayrakları asıldı. Saat 19.30’da Ümraniye Saat Kulesi önünde başlayan büyük buluşmada, on binlerce vatandaşa seslenen Özgür Özel, Aykut Erdoğdu’nun notunu otobüs üzerinden okudu.

Özel’in okuduğu notta Erdoğdu, “Benim Güzel Ümraniyem. İnsan mahpusta en çok sevdiklerini özlermiş. Ben de en çok eşimi, oğlumu bir de güzel Ümraniyemi özlüyorum. Şimdi Silivri’de bir hücrede tecrit altındayım. Ümraniye’yi düşünüyor, Ümraniye’yi özlüyorum. Birlikte az zamanda büyük işler yaptık. O kadar az zamanımız vardı ki kıl payı seçimi kaçırdık. Sağlık olsun diyorum da o kadar hayalimiz vardı, bunlar gerçekleşmedi, ona yanıyorum. Akla hayale gelmeyecek iftiralarla Ekrem Başkanımı ve beni, yol arkadaşlarımızı Silivri’de esir tutuyorlar. Bu esaret bence bir vatan hizmetidir. Vatan sağ olsun diyor, aslanlar gibi direniyoruz. Elbette buradan çıkacağız, elbette Ümraniye’nin sokaklarında kucaklaşacağız. Sakın üzülmeyin, sakın umudu kaybetmeyin, merak etmeyin her şey çok güzel olacak, gün gelecek herkes Ümraniye’yi kıskanacak. Sizleri çok seviyorum” ifadesini kullandı.

Özel, “Bugün Aykut 155 gündür Silivri’de siyasi esir olarak tutuluyor, Mecliste yolsuzlukla mücadele denince ilk akla gelen ismi yolsuzlukla ilişkilendirip içeri koyarak güya partimizi itibarsızlaştırmak, Aykut üzerinden kolumuzu, kanadımızı kırmak istiyorlar. Buradan hepsine sesleniyorum. Ne Aykut, ne Ekrem Başkan ne 16 başkanımızdan bir tanesi bir santim eğilmediler, baş eğmediler, baş eğmeyecekler. Biz kazanacağız, onlar kazanacak, Ümraniye kazanacak” ifadesini kullandı.

Özel, konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle: “67 kez ya Anadolu’da ya da Çarşamba akşamı bir meydanda olduk. İktidara giden yol sizin rızanızı almaktan geçer. Siz kim yönetsin derseniz o yönetir. Seçilen gelir, seçilmeyen gider, demokrasi bunu gerektirir. Ancak şimdi seçimle gelip seçimle gitmek istemeyenler var. Artık geldikleri demokrasi treninden 31 Mart’taki mağlubiyetten sonra inmek isteyenler var. Kadın Kollarına, Gençlik Kollarına, ana kademesine güvenmeyen, Yargı Kolları kuran yargıçlar eliyle siyasete müdahale edenler var.

Ümraniye’nin rızasını almadan, onların ne dediğine bakmadan bu Ümraniyeli CHP’li de olsa, AK Partili de olsa, DEM’li de olsa MHP’li de olsa, İYİ Partili de olsa, Zafer Partili de olsa bu Ümraniye seçme hakkına, seçtiğine sahip çıkar. Ancak sandıktan umut kesenler gelip de hatrınızı sormuyorlar. Sokağa çıkmıyorlar. Yapacaklarını anlatmak yerine korkuyu büyüterek iktidarda kalmaya çalışıyorlar. Bu böyle olmaz, olmayacağını görecekler. Yaptıklarının da yapmadıklarının da hesabını bu millete verecekler.

Bugün Türkiye’de meydanlar emeklilerle dolu. Bugün bu emekliler sadece 16 bin 800 TL maaş alıyorlar. Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugün en düşük emekli maaşı 1,5 çeyrek altın alıyor. Erdoğan geldi, 23 yıl durdu, emekliyi perişan etti. 7 çeyrek altın alan asgari ücret, iki çeyrek altına düşmüş durumda. Geçen sene olduğu gibi enflasyonun altında bir zamla asgari ücretliyi ezmeyi, hepinizin emeğini sömürmeyi kafaya takmış durumdalar. Yüzde 25’lik bir zamdan bahsediyorlar. Asgari ücreti biz geçen sene 30 bin TL yapın dedik, 22 bin TL yaptılar. Bu sene bile 27 bin TL’de bırakmayı, bir sene boyunca bir daha zam vermemeyi hesaplıyorlar. Seçimden önce Ümraniye’ye gelip, ‘Asgari ücrete yılda 4 kere zam yapmak lazım’ diyen bu iktidardı. Oyu isterken, yüzlerini size döndüler ama şimdi sırtlarını döndüler. Emekliye, asgari ücretliye, emekçiye sırtını dönen bu iktidara sandıkta gücünüzü gösterecek misiniz? Bu meydanlar elbette adaletsizliğe, seçtiklerinin hapse atılmasına isyan edenlerle dolu. Ama sadece adaletsizliğe değil, işsizliğe itiraz, güvencesizliğe itiraz, yoksulluğa itiraz, emeğin sömürüsüne itiraz bu meydanda, onun için büyüyoruz, güçleniyoruz, hep birlikte mücadele ediyoruz.

19 Mart darbesinin üzerinden 230 gün geçti. AK Parti’nin siyasette havlu atmasının, ben bu yarıştan çekiliyorum demesinin üzerinden 230 gün geçti. Güya yenilmez biri vardı, 23 senedir sürekli kazanıyordu. Siyasette ben yenilmem diyordu, 31 Mart seçimine kadar kurduğu partisi hep birinci partiydi, kendisi de girdiği her seçimin kazananıydı. Ama hesaba katmadığı bir şey vardı. Bu milletin tepkisini hesaba katmadı. Millet hizmet bekliyor, verdiği oyun karşılığını bekliyor. Sadece kendine yakın çevrelere sahip çıkan, onların vergi borçlarını affeden, zenginin dostu olan, garibana dönüp bakmayan Erdoğan sizi hesap edemedi.

31 Mart’ta genç kadrolarımızla, bolca kadın adayımızla, dinamik ekibimizle  birlikte Erdoğan’ı ve kurduğu partisini yendik. CHP, Türkiye’nin birinci partisi oldu. Tayyip Erdoğan artık yenilmişti, onu yenen biri vardı. Ama artık Türkiye’nin yeni bir yenilmezi vardı. Önce kendi ilçesinde bir kez, ardından 2019’da iki kez, ardından bu seçimlerde bir daha 4 sefer Erdoğan’ı yenen ve asla yenilmeyen Ekrem İmamoğlu vardı. Bugün, 19 Mart günü Ekrem İmamoğlu’nu gireceği ön seçime 4 gün kala gözaltına alan, 4 gün gözaltında tutan, tam ön seçim günü hapse atan iktidar şunu hesap edemedi. O gün 15,5 milyon kişi, biri elinde iki bastonuyla iki büklüm 90 yaşında, biri evladının koluna girmiş 104 yaşında, biri karnındaki 3 aylık bebesinin geleceği için adayını seçmeye, belirlemeye gitmişti. 23 Mart’ta 15,5 milyon kişinin aday gösterdiği, sizin 3 kez üst üste İstanbul’a seçtiği Ekrem Başkanımız bundan sonra her türlü haksızlığa karşı mücadelesini sürdürüyor ve eninde sonunda onu cumhurbaşkanı yapacağız.

19 Mart günü iftiralarına başlamışlardı ama hiçbirini ispat edemediler. Geçtiğimiz günlerde ilk iddianame çıktı, bir gecede çöp oldu. 704 yıl ceza istedikleri iftiracı suç örgütü lideri aramızda tutuksuz geziyor, 4 yılla yargılanan belediye başkanlarımız o günden bugüne içeride duruyorlar. Hırsız dediniz inandıramadınız, yolsuz dediniz inandıramadınız, terör dediniz inandıramadınız şimdi casus diyorsunuz ama bu milleti kandıramayacaksınız. Bu milleti aldatamayacaksınız. Birisi gelmiş, ‘annemle fotoğraf’ demiş, odaya girmiş, fotoğraf çektirmiş. Bu kişi casusmuş, İmamoğlu’ndan veri almış, satmış. Adam casusluğunu itiraf ediyor, AK Parti’nin referansıyla emniyete sunum yapan bu. İngiltere’de Lordlar Kamarası’na AK Partili bakanlarla, milletvekilleriyle giden bu. Ekrem Başkan içeriye konduktan 3 ay sonra devletten siber güvenlik ihalelerini alan bu kişi ve arkadaşının şirketi. Kendi casuslarını bize iftira attırıp, Trabzon’un namuslu, milliyetçi, vatansever evladını kirletmeye çalışanlara yazıklar olsun.”

]]>
DEMİRBİLEK; “19.30’DA SAAT KULESİ ÖNÜNDE BULUŞALIM..” https://www.yerelgazete.com.tr/demirbilek-19-30da-saat-kulesi-onunde-bulusalim/ Mon, 03 Nov 2025 08:58:21 +0000 https://www.yerelgazete.com.tr/?p=77123 Cumhuriyet Halk Partisi’nin her hafta Çarşamba günleri İstanbul’un başka bir ilçesinde gerçekleştirdiği ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinglerinin bu haftaki adresi Ümraniye olacak. CHP İlçe Başkanı Metin Demirbilek, “Saat 19.30’da saat kulesi önünde buluşalım” diye çağrı yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin İstanbul’da yapacağı ‘Millet İradesine Sahip Çıkıyor’ mitinginin bu haftaki adresi Ümraniye olacak. CHP, Cumhurbaşkanı Adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu‘nun tutuklanmasının ardından başlattığı mitinglerin 66.’sını Çarşamba günü Ümraniye‘de gerçekleştirecek.

CHP Ümraniye İlçe Başkanı Metin Demirbilek, sosyal medya üzerinden yaptığı davette; “Millet iradesine sahip çıkmak için buluşuyoruz! Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in katılımıyla 5 Kasım Çarşamba günü saat 19:30’da Ümraniye Saat Kulesi önündeyiz. Hakkımıza, emeğimize, Türkiye’nin aydınlık yarınlarına sahip çıkmak için hep birlikte orada olalım!” dedi.

]]>
ERDOĞAN, 14 MAYIS’IN SON MİTİNGLERİNİ YAPIYOR.. https://www.yerelgazete.com.tr/erdogan-14-mayisin-son-mitinglerini-yapiyor/ Sat, 13 May 2023 12:03:21 +0000 http://www.yerelgazete.com.tr/?p=58389 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçime bir gün kala Ümraniye ve Sancaktepe’de düzenlenen mitinglerde halka hitap etti. “Ümraniye’de çöplük patlamıştı hatırlıyorsunuz değil mi? Ey CHP bunun hesabını nasıl vereceksin ya? CHP demek, çöp demektir, susuzluk demektir” diyen Erdoğan, özetle şunları söyledi:

Sevgili İstanbullular, sevgili Ümraniyeliler başımızın tacı kıymetli hanımefendiler, geleceğimizin teminatı kıymetli gençler. Sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Gönlümün sultanı Ümraniye bugün bir başka güzel. Burada adeta büyük İstanbul mitinginin devamını görüyorum. Sevginiz, coşkunuz, ahde vefanız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Ümraniye’nin yoldaşlığı bizim için çok önemli. Bu ilçemizi çöplüğünün patlayıp altında insanlarımızın öldüğü vakitlerden bugünkü İstanbul’un parlayan yıldızı haline hep beraber getirdik. Türkiye Yüzyılı’nı Ümraniye ile beraber inşa edeceğiz.

Yaptığımız her işte attığımız her adımda tarihimize ve milletimize duyduğumuz sevgi ile ülkemize bir aşk mektubu yazdık. Hiçbir köken, inanç ayrımı yapmaksızın milletimize bir aşk mektubu yazdık. Okurken kimi zaman gözleri dolacak, kimi zaman yüzleri gülecek, gençlerimize bir aşk mektubu yazdık. Bu mektubu ilmik ilmik dokurken yazılabilecek ne kadar güzel şey varsa bize az geldi. Kalpten kalbe görülmeyen köprüler kurduk. Ülkemiz sınırlarını aşıp tüm dünyayı kucaklayan vicdan köprüleri kurduk. Şimdi de Türkiye Yüzyılı’nın eşiğinde engellerin aşıldığı, hayallerin gerçekliğe dönüştüğü, gerçeklerden geleceğe doğru adım attığımız o tarihi günün arifesindeyiz. Türkiye Yüzyılı gençlerimizin, kadınlarımızın, tüm milletimizin yüzyılı olacaktır. Ümraniye’den yükselen sevgi seli zaferimizin muştusudur. Yazdığımız aşk mektubunun muhatabı tüm milletimizin yüzyılı olacaktır. Türkiye Yüzyılı hepimizin yüzyılı olacak.

Türkiye Yüzyılı’nı Ümraniye beraber inşa edeceğiz. Ülkemizin geçmişinden bugününe oradan geleceğe uzanan bir hikaye yazdık. Ülkemize bir aşk mektubu yazdık. Hiçbir köken, inanç ayrımı yapmaksızın milletimize bir aşk mektubu yazdık. Kalpten kalbe görünmeyen köprüler kurduk. Sevgi köprüleri kurduk. Vicdan köprüleri kurduk Bu mektubu ilmek ilmek dokurken, yazılabilecek ne kadar şey varsa bize az geldi. Her bir insanımızı bağrına basan sevgi köprüleri kurduk. Şimdi de Türkiye Yüzyılı’nın eşiğinde engellerin aşıldığı o tarihi günün arifesindeyiz. Türkiye Yüzyılı kadınlarımızın, gençlerimizin tüm milletimizin yüzyılı olacaktır. Türkiye Yüzyılı hepimizin Yüzyılı olacak.

“Bunlar terörist. Bu işi ilk turda bitireceğiz”

14 Mayıs seçimlerini, milletimizin geleceğine sahip çıktığımız bir demokrasi şöleni olarak görüyoruz. Bu mücadele bizimle misiniz? Sandığın gücünü göstermeye hazır mısınız? Mertçe yarışmak yerine genel başkanlığa geldikleri gibi rakiplerini de kasetle elemeye çalışanlara karşı sandığın namusuna sahip çıkacak mısın? Talimatı Kandil’den alanlara gereken cevabı sandıkta vermeye hazır mısın? Ülkenin değerlerini yabancılara peşkeş çekenleri sandığa gömmeye hazır mısın? Yarın sandıklar kapanana kadar durmadan dinlenmeden çalışmaya var mısın? Buradan soruyorum benim gençlerim bunlara geleceğini emanet eder mi? Bunlar terörist. Bu işi ilk turda bitireceğiz. Bir oy bu kardeşinize, bir oy cumhur ittifakına. Biz bir ve beraber oldukça Allah’ın izniyle koalisyon masasını da yıkıp geçeriz, terör ve tefeci tezgahını da ezip geçeriz.

]]>
ALTILI MASA LİDERLERİ VE İSTANBUL HALKINDAN DESTEK.. https://www.yerelgazete.com.tr/altili-masa-liderleri-ve-istanbul-halkindan-destek/ Thu, 15 Dec 2022 18:23:57 +0000 http://www.yerelgazete.com.tr/?p=54974 Altılı Masa liderleri; CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal ve DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, yerel mahkemece 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verilen ve siyasi yasaklı olmasına hükmedilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için Saraçhane’de, yüz binlerce İstanbullu ile buluştu. Konuşmalarında ‘Adalet’ vurgusu yapan liderler, milli iradeye set çekilemeyeceğinin altını çizdi. İmamoğlu, “İradenize set koymak isteyenlere 3,5 yıl önce hem de iki kez günlerini gösterdiniz. Yine göstereceksiniz, hiç kuşkum yok. Umudunuz hiç eksilmesin. İnanın 2023 çok güzel olacak” dedi. 

Altılı Masa liderleri; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yerel mahkemece 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası verilen ve siyasi yasaklı olmasına hükmedilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na destek için Saraçhane’de buluştu. Sağlık sorunu nedeniyle buluşmaya katılamayan Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu’na, Genel Başkan Yardımcısı Sabri Tekir vekalet etti. “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” adıyla düzenlenen etkinliğe, Millet İttifakı’nın büyükşehir belediye başkanları, ilçe belediye başkanları, Altılı Masa İstanbul il başkanları ve siyasi parti temsilcileri destek verdi. İBB Başkanı’na destek verenler arasında İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu ile büyük oğlu Selim İmamoğlu da yer aldı. Tarihi ana tanıklık etmek isteyen yaklaşık 200 bin vatandaş, ellerindeki Türk bayraklarıyla Saraçhane’deki İBB ana yerleşkesinin önündeki cadde ve meydanı hınca hınç doldurdu. İmamoğlu, Altılı Masa liderlerini İBB önünde tek tek karşıladı ve makam odasında ağırladı. Etkinlikte, sırasıyla; Ekrem İmamoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu, Ali Babacan, Gültekin Uysal, Ahmet Davutoğlu, Meral Akşener ve Sabri Tekir birer konuşma yaptı.

KILIÇDAROĞLU: “ALTILI MASA OLARAK ADALETİ BU ÜLKEYE MUTLAKA GETİRECEĞİZ”

“İktidar” sloganları altında mikrofona gelen CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: İktidar olacağız, hiç endişe etmeyin. 11 madde halinde düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. 1; Mevlana der ki, ‘Adalet, kutup yıldızı gibidir. Yerinde sabit durur ve kainat onun etrafında döner.’ Bugün bizi buraya getiren, yaşadığımız adaletsizliktir. Ama hepinizin huzurunda söz veriyorum: Adalet ya gelecek, ya gelecek. 2; adaleti dağıtacak kişi, hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatine göre karar vermek zorundadır. Bir daha ifade edeyim. Adalet dağıtacak olan kişi, yani yargıç, hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatine göre karar vermek zorundadır. Bu yapılmadığı takdirde, adaletsizlik olur. 3; adaleti dağıtacak kişi, kralın sofrasına, sultanın sofrasına, sarayın sofrasına asla oturmaz. Çünkü sofraya oturan alimin verdiği fetva, yanlıştır ve doğru olmaz. 4; milli irade. 1921 ve 1924 anayasalarının birinci maddesi şudur: ‘Hâkimiyet bilâ kaydü şart milletindir.’ Bugünkü diliyle, yeni anayasada ve meclisin duvarında yazılı olan ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.’ Milletin iradesine bugün darbe vurulmuştur. 16 milyon İstanbullunun iradesine bir yargıç aracılığıyla darbe vuruldu. Biz, milli iradeyi yeniden ama yeniden inşa edeceğiz.”

“ADALET AĞACININ İÇİNDEKİ KURTLARI, TEK TEK TEMİZLEYECEĞİZ”

“Madde 5; adalet, bugün yaşadığımız Türkiye’de, temel bir Türkiye sorununa dönüşmüştür. Çünkü, sokakta herhangi bir vatandaşa sorun, ‘Bu ülkede adalet var mıdır’ diye; emin olun büyük bir kısmı, ‘Bu ülkede adalet yoktur’ diyecek. Ama bizler, Altılı Masa olarak adalet konusunda kararlıyız ve adaleti bu ülkeye mutlaka ama mutlaka getireceğiz. Bugün Türkiye’de, hiç kimse kendisini güvende hissetmiyor. Hukukun üstünlüğü değil, üstünlerin hukuku var. Dayısı olana kimse ses çıkarmıyor. Ama bir genç tweet attığı zaman, sabahın köründe kapısı çalınıyor ve gözaltına alınıyor. Bu manzarayı bitireceğiz. Hiç endişe etmeyin. Asla ve asla bir daha bu manzaraları yaşamayacaksınız. 6; yargıyı itibarsızlaştıranlar var. Yani yargıç koltuğunda oturup, yargıyı itibarsızlaştıranlar var. Asla unutmayın; ağacın kurdu kendi içindedir. Uyuşturucu baronlarına ses çıkarmazlar. Parti teşkilatından gelenleri hakimlik, savcılık koltuğuna otururlar. Çetelerle yan yana gezerler. Dolayısıyla bu tabloyu da değiştireceğiz. O adalet ağacının içindeki kurtları, tek tek temizleyeceğiz. Adalet ağacı, görkemli olacak ve sağlıklı olacak. 7; güzel bir atasözümüz var. ‘Zulmün artsın ki tez zeval bulasın’ der. Zulüm bugün mü var? Hayır. Öteden beri bu ülkede bir zulüm var. Milletvekillerimiz tutuklandı. Gazeteciler tutuklandı. İstanbul İl Başkanımız da siyasi yasak kapsamına alındı. Milletvekillerimiz hapse atıldı. Dolayısıyla bu tabloi zulmün arttığı bir tablodur. Bu da yakında zeval bulacaklar demektir. Ve onları göndereceğiz.”

“HİÇ KİMSE, HİÇBİR GÜÇ EKREM İMAMOĞLU’NU İSTANBUL’A HİZMET ETMEKTEN ALIKOYAMAZ”

“8; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında verilen karar asla ve asla kabul edilemez. Toplum vicdanını yaralamıştır. Toplumun vicdanı kanamaktadır. Şunu herkes çok iyi bilsin: Ekrem Başkan hakkında verilen karar, bize bir milimlik dahi geri adım attırmayacaktır. Ve biz, kararlılıkla başkanın arkasında duracağız. Çünkü bizim kupon arazi merakımız yok. Çünkü bizim yeşil alanları, beton ormanına dönüştürmek gibi bir hevesimiz yok. Çünkü bizim, rantiyecilere hizmet etme gibi bir görevimiz de yok. Her belediye başkanımız, ‘Halka hizmet, Hakk’a hizmettir’ der. Biz kuralı böyle biliriz. Açık ve net ifade edeyim: Hiç kimse, hiçbir güç Ekrem İmamoğlu’nu İstanbul’a hizmet etmekten alıkoyamaz. Görevini onuruyla ve şerefiyle yapacaktır. 9; adaletsizliği, kural haline getirenleri göndereceğiz. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenleri göndereceğiz. Milli iradeye, darbe yapanları göndereceğiz. Yargıyı itibarsızlaştıranları göndereceğiz. Hiç endişe etmeyin. Altılı Masa kararlı. Bu ülkeye huzuru ve bereketi getireceğiz. Adaleti getireceğiz. 10; hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Bu, bir 100 metre koşusu değil. Bu bir maratondur ve maratonun sonuna geldik. Altı ay sonra yeni bir Türkiye’yi göreceksiniz. Güzel bir Türkiye’yi göreceksiniz. Kucaklaşan bir Türkiye’yi göreceksiniz. Bereketli bir Türkiye’yi göreceksiniz. 11; sevgili İstanbullular, asla başınızı öne eğmeyin. Önümüzde 6 ay kaldı, geliyoruz. Siz de haykırın. İktidar olmak için geliyoruz. İktidar olacağız.”

AKŞENER: “BU, KIYMET’İN ATKISI”

Konuşmasını İmamoğlu’nu yanına alarak ve İBB Başkanı’nın boynuna bir atkı dolayarak yapan İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, şunları söyledi: “Öncelikle bu atkının hikayesini sizinle paylaşmak istiyorum. Dün, buradan ayrıldık. Ve giderken genç bir kızımız, -adı Kıymet Doğan’dı- arabamın camını çaldı. Ve boynundan atkıyı çıkardı. Dedi ki; ‘Ekrem Başkan’ıma vereceksin Meral Abla. Onun için dua edeceğim.’ Dolayısıyla bu atkı, Kıymet’in atkısı. Bu atkı, kalbinde dualar edenn ve bu haksızlığı lanetleyen gencecik bir kızımızın atkısı. Biliyorum ki Ekrem. Başkan, onu bir emanet gibi saklayacaktır. 100 yıl önce olduğu gibi, bugün de ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ diyenler burada, Saraçhane’de. O 100 yıl önce verilen o kararın, o ilkenin, o iradenin temsilcileri kadınlar, erkekler, gençler, yaşlılar burada. Ve İstanbul’dan, ‘Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir’ diye haykıranların o sesini duymayanların, onların saraylara kapandığı anda, milletin sesini duymadığı anda, biz Saraçhane’deyiz. Bir tiyatroya, bir haksızlığa, kara cübbelerini, siyah cübbelerini saranlara buradan seslenen İstanbullular; diyorsunuz ki, ‘Saray sizinse; Saraçhane bizimdir.’ Diyorsunuz ki, ‘Zulüm sizinse, haksızlık sizinse; sandık bizimdir.’”

“HAKSIZ YERE EKREM KARDEŞİMİ YARGILASALAR DA CEZALANDIRSALAR DA…”

“16 milyon İstanbullunun iradesi burada. Ve millet burada. Milletin sesi burada. Demokrasi burada. İrade burada. Milletin iradesi burada ve Ekrem kardeşimin yanında. Gençler diyor ki, ‘Yaşasın hürriyet, kahrolsun istibdat.’ İşte bu sese kulaklarını kapasalar da size, bize ‘terörist’ deseler de haksız yere Ekrem kardeşimi yargılasalar da cezalandırsalar da bu irade, bu ses, bu yürek, bu cesaret, bu iyilik, bu demokrasi aşkı, Bu sandıkta verilecek cezanın ortaya konduğu irade gösteriyor ki; artık 16 milyon İstanbul’un dışında, 85 milyon Türkiye’nin de senin yanında olduğunu, burada, Saraçhane’den görüyoruz. Hiçbir haksızlık, sonsuza kadar sürmez. Hele aziz milletimizde hiç sürmez. Geldikleri gibi giderler. Geldikleri gibi gittiler. Geldikleri gibi sizin iradenizle gidecekler. Allah’a emanet olun. Saygılar sunuyorum. Tekrar söylüyorum. Demokrasi bizimdir. Sandık bizimdir. Ve bu irade elbette ki bizimdir.”

BABACAN: “EKREM İMAMOĞLU KARDEŞİME YAPILAN BU HUKUKSUZLUĞU, REDDEDİYORUM”

DEVA Partisi Babacan ise, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Biliyorum, çok öfkelisiniz. Hepimiz çok öfkeliyiz. Olanları kabul etmiyorum. Ekrem İmamoğlu kardeşime yapılan bu hukuksuzluğu, reddediyorum. Daha birkaç ay evvel Canan Hanım’a yapılan hukuksuzluğu, reddediyorum. Demirtaş’a yapılan hukuksuzluğu, reddediyorum. İktidarın seçimi kaybettiği belediyelere atadığı kayyumlarla rövanş almasını, reddediyorum. Onun için burada isyanımızı, feryadımızı tüm İstanbul duysun. Tüm Türkiye duysun diye, buradayım. Nedir bu çektiğimiz? Devlet gücünü eline alıp, başlıyor aşağıdakileri ezmeye. Başlıyor kendi rakibini, kendi sevmediklerini ezmeye. Başlıyor zulmetmeye. Üste çıkan, alttakini eziyor. Üste çıkan, başlıyor zorbalığa. Daha dünün ezileni Sayın Erdoğan, çıkınca başkalarını ezmeye başlıyor. Zulmetmeye başlıyor. Sandık günü hep beraber cevabımızı vereceğiz inşallah. Sayılı gün çabuk geçer. İşte biz, bu ülkede yaşanan bu nöbetleşe zorbalığa karşıyız. Adalet olsun istiyoruz.”

“MİLLET, YARGI OYUNLARIYLA KENDİ İRADESİNİ GÖRMEZDEN GELENLERE DE EN İYİ CEVABI İLK SANDIKTA VERECEKTİR”

“Bu millet; 27 Mayıs’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta, 15 Temmuz’da silahla topla, tüfekle, demokrasiye kastedenleri tarihin tozlu sayfalarına gömmüş bir millettir. Bu millet; Nazım Hikmetler’e, Ahmet Kayalar’a, Necip Fazıllar’a, Halide Edip’e zulmedenleri tarihin tozlu sayfalarına gömen bir millettir. İnanın bu millet yargı oyunlarıyla, kendi iradesini görmezden gelenlere de en iyi cevabı ilk sandıkta verecektir. Biz, ‘Herkes için adalet’ demek için buradayız. Biz, ‘Herkes için özgürlük’ demek için bugün buradayız, Saraçhane’deyiz. Türk-Kürt, hiç fark etmez. Sünni-Alevi, hiç fark etmez. Yaşam farkı fark etmez. İnansın-inanmasın, fark etmez. Biz, hep beraber Türkiye’yiz. Ve bütün Türkiye için özgürlük diyoruz. ‘Adalet’ diyoruz. Onun için bugün buradayız.”

“TÜRKİYE, 1’DEN BÜYÜKTÜR”

“Şu andaki iktidar, ‘3Y ile mücadele edeceğim’ diye başa gelmedi mi? Bu millet onlara destek vermedi mi?  3Y neydi? Yolsuzlukla mücadele, yasaklarla mücadele ve yoksullukla mücadele. Fakat iş döndü, dolaştı; 3Y, tekrar bu milletin başına çöktü. Yoksulluk var mı? Var. Yasaklar? İşte Ekrem İmamoğlu kardeşimizi yasaklamaya çalışan bir zihniyet bu. Çok yazık. Yıllar sonra kendi iddiasını kendi mücadelesini unutan ve aynı zorlukları, aynı sıkıntıları başkalarına yaşatan bir zihniyetle şu anda karşı karşıyayız. Ama bunun özü ne biliyor musunuz? Devlet gücünün kullanımı, devlet gücüne sahip olan süreyle ve hukukla sınırlı olmalıdır. 3 dönem kuralı, 2015’te doldu bu üç dönem. Daha bugün uçaktan gelirken ne demiş? Hani ‘Son defa aday olayım’ falan diyordu ya, ‘Daha bırakmayacağım’ diyor. ‘Ben, partiyi falan bırakmam’ diyor. Yetmiyor; şu andaki iktidar partisinin kuruluş akitnamesinde vardır. 2015’te 3 dönemi doldu. Ama ne zaman ki devlet gücünü kullanan o süreyle sınırlanmaz? Ne zaman ki devlet gücünü kullanan hukuku tanımaz; işte o andan itibaren güç yozlaşması olur. Güç zehirlenmesi olur. Çünkü devleti yönetme gücü yozlaştırır. Mutlak güç, mutlaka yozlaştırır. 85 milyon birden büyüktür. Türkiye, birden büyüktür.”

UYSAL: “HEP BERABER, ‘YETER, SÖZ MİLLETİN’ DİYE HAYKIRIYORUZ”

Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal’ın sözlerinin satır başları da şöyle oldu: “Aziz İstanbul. Fatih’in emaneti, kutsal şehir. Aziz İstanbullular, bir tarihi günde buradayız. Ay’a ilk ayak basan astronotun, ‘Benim için küçük bir adım, ama insanlık tarihi için bir büyük adımdır’ dediği gibi, Türk milletinin tarihi yürüyüşünde bir önemli kilometre taşının bulunduğu noktadayız. Bir büyük üzüntü içerisindeyim. Milletim için, üzüntü içerisindeyim. Bu büyük devlet için üzüntü içerisindeyim. Geleceği karartılan gençlerimiz adına, bir büyük üzüntü içerisindeyim. Evlatlarını gelip göremeyen annelerin, babaların adına, bir büyük üzüntü içerisindeyim. Üzüntümün sebebi şudur aziz İstanbullular: Bu büyük ülke, bu kadar kötülüğü hak etmiyor. Zalim zulmünü, celladına yaptırırmış. Zalime, onun cellatlarına, uşaklarına karşı bir büyük mücadele başlatıyoruz. Yekvücut oluyoruz. Hep beraber, ‘Yeter, söz milletin’ diye haykırıyoruz.”

“MİLLİ İRADENİN ÖNÜNE SET ÇEKİLMEZ”

“6 Mayıs 2019, Türk demokrasisi için bir büyük kırılmanın yaşandığı tarihtir. Demokrasimizin ana kolunun çökertildiği tarihtir. İstanbul’da, milletin iradesiyle Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu’nun yetkisinin alındığı tarihtir. Ama milli iradenin önüne set çekilmez. Milli iradenin önüne duvarlar örülmez. Milletin gücü, azmi, kararlılığı, her daim önüne örülmüş o duvarları, yıkıp atmıştır. Türk demokrasisi, işte bunun tarihidir. Aziz İstanbullular, işte bugün de bu bitmeyen kin ve garezin, İstanbul’da millete yaslanarak iktidar olanların zaman içerisinde devlete tahakküm eden gücüyle beraber milletin iradesinin üzerine şart koymak için, dün, Ekrem İmamoğlu’na, İstanbul şehreminine ceza verdiler. Ama bilsinler ki, bu kararın nokta kadar milletin vicdanında bir karşılığı yoktur. Bu kararları alanları, aldıranları biliyoruz. Demokrasi, hukuk ile bu iktidar sahiplerinin ufuklarını gördük. Bakmayın, isimlerine ‘Adalet ve Kalkınma Partisi’ dediklerine, onların adaleti Deniz Feneri davalarında zaten batmıştı. İşte buradan adaleti sistematik bir şekilde bu memlekette uygulayanlara haykırıyorum: Adınızda kalacağına, alnınızda kalsaydı. Yarınlarda göreceğiz. Bu ülkenin kaldırım taşlarında, İstanbul başta olmak üzere, bu kararları alanların alnı dik, başı dik bir şekilde dolaşamayacaklar.”

DAVUTOĞLU: “İBB BİNASINA GİRDİĞİMDE, HAFIZAMDA İKİ MANZARA CANLANDI”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Davutoğlu da özetle şu ifadeleri kullandı: “Bugün, bu meydandayız. Meselemiz, sadece Sayın İmamoğlu’nun hak ettiği makamı korumak değildir. Meselemiz, İstanbul seçmeninin iradesini korumak, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik değerlerini korumaktır. Dün, yargı siyasallaştı. Ama bizim meselemiz, siyaset üstü bir meseledir. Altı genel başkan olarak buradayız. Farklı siyasi partilerdeyiz. Ama hepimiz, aynı gür sesle ‘Onur’ diyoruz. ‘Temel hak ve özgürlükler’ diyoruz. ‘Demokratik hukuk devleti’ diyoruz. Bu meydan ve bu bina, tarihi sahnelere şahit oldu. Dün akşam Sayın İmamoğlu’nu ziyaret etmek için, gece yarısına yakın İBB binasına girdiğimde, hafızamda iki manzara canlandı. Tarih 21 Nisan 1998. Sayın Erdoğan’a, benzer bir mahkumiyet kararı verilmişti. Ben de o zaman bu binadayım. Ve tarih 15 Temmuz 2016. Bu binayı savunmak üzere nice yiğitler, Saraçhane’de darbe teşebbüsüne karşı demokrasiyi savunmak için şehit oldular. Yüreğimde bir şeyler düğümlendi. 21 Nisan 1998’de Büyükşehir Belediye binasında hangi değeri savunduysam, 15 Temmuz 2016 akşamı ulusal ve uluslararası basında hangi değerleri savunduysam, yine aynı değerler için buradayım ve burada olacağım.”

“SAKIN HA SAHİP OLDUĞUNUZ MUTLAK GÜÇ SİZİ ALDATMASIN”

“Buradan güç sahiplerine sesleniyorum. Sakın ha sahip olduğunuz mutlak güç sizi aldatmasın. Geçmişte nice mutlak güç sahipleri aldandılar. 27 Mayıs darbesini yapanlar, 12 Mart’ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat’ı yapanlar, zannettiler ki kurdukları vesayet düzeni sürer. Zannettiler ki, o mekanlar ilelebet kendilerine aittir. Partileri kapattılar, siyasetçileri yasakladılar. Düşünce özgürlüğünü, basını yok ettiler. Ama onlar gitti, milletimizin demokrasi aşkı kaldı ve kalacak. O avucunuzda tuttuğunuz güç var ya o güç, onu kaybetmemek için sıktığınız her anda kordan bir ateş gibi sizi yakar. Kordan bir ateş gibi sizi yakacak olan güce değil, milletin vicdanına dönünüz. Eğer dün aldığınız kararla bize mesajınız şuysa, nasıl iki kez seçilmesine engel olduğunuz İBB Başkanı’nı bir kez daha bu kez mahkumiyet üzerinden makamından elde alabiliyorsak, 2023 seçimlerine de ipotek koyarız diyorsanız, bu yolla bizi korkutmak istiyorsanız, işte buradan sadece bu meydanı dolduranlar adına değil, demokrasi aşığı 85 milyon adına söylüyorum: Korkmadık, korkmuyoruz, korkmayacağız. Size boyun eğmedik, eğmiyoruz, eğmeyeceğiz. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, herkesin hakkını hukukunu, adaletini koruyacağız.”

İMAMOĞLU: “BU ÜLKEYİ YÖNETENLERİN, SİZİNLE NE ALIP VEREMEDİĞİ VAR?”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tarihi günde yaptığı tarihi konuşma şöyle oldu: “Burası Saraçhane, burası sizin eviniz. Burası milletin evi. Burada siz ne derseniz o olur. Ama önce bana şu sorunun cevabını bir verin: Bu ülkeyi yönetenlerin, milletimizle, sizinle ne alıp veremediği var? Sizden ne istiyorlar? 31 Mart’ta oyunuzu kullandınız, saymadılar. ‘Zarfa attığınız 4 oy pusulasından 3’ü geçerli, Büyükşehir Belediyesi için kullandığınız oy ise, geçersizdir’ dediler. Sizin tertemiz, helal oyunuzu iptal ettiler, seçimi yenilediler. Sizin seçtiğiniz Büyükşehir Belediyesi’ne, eskiden, bizden 1 gün önce, kamu bankalarından bol bol kredi verirlerdi. Sizin seçtiğiniz yönetime, tam 3,5 yıldır, millete ait bankalardan 1 kuruş vermiyorlar. Sizin seçtiğiniz yönetim, çok daha uygun koşullarla dışarıdan krediler, fonlar bulup getiriyoruz. Bu defa da aylar yıllar geçiyor, bir imza atıp onay vermiyorlar. Sizinle ne alıp veremedikleri var bunların? Milletimizden, 16 milyon insanımızdan ne istiyor bu insanlar?”

“SİZDEN NE İSTİYOR BU İNSANLAR?”

“Mesela; eskiden bu şehirdeki taksilerle ilgili kararları, sizin seçtiğiniz Büyükşehir Belediyesi alırdı. ‘Hayır’ dediler, ‘Artık taksi konusunda kararlar İstanbul’dan değil, Ankara’dan alınacak.’ Daha ilginç şeyler var. Bu çok komik. Mesela; eskiden, Gezi Parkı’nın mülkiyeti, sizin seçtiğiniz Büyükşehir Belediyesi’ne aitti. ‘Yok’ dediler, ‘Gezi Parkı, artık bir vakfa ait olacak.’  Daha onlarca örnek sayarım, ama vaktinizi almayayım. Siz, bir kere değil, iki kere üst üste bir belediye başkanı seçtiniz. Onlar, sizin seçtiğiniz belediye başkanını görevden alıp hapsetmek için, mahkemeden karar çıkarttılar. Üstelik, baktılar mahkemenin hakimi istedikleri gibi karar vermeyecek, onu sürüp başka bir hakim getirterek çıkarttılar bu kararı. Allah aşkına, bu ülkeyi yönetenlerin, ey vatandaşlarım sizinle ne dertleri var, sizinle ne alıp veremedikleri var? Sizden ne istiyor bu insanlar? (‘Hükümet istifa’, sesleri üzerine) Yok, yok; öyle kolay kaçmak yok. Onları, onları gönderecek altı siyasi partinin lideri burada.”

“MİLLETİN İRADESİNE KARŞI ALERJİLERİ VAR”

“Ben size söyleyeyim: Bu ülkeyi yönetenler hasta, hem de çok hasta. Bunlar milletin iradesine karşı alerjisi olan insanlar. Milli irade kendilerinden yana şekillenirse, sorun yok. Ama başka türlü şekillenirse, bunlarda alerji hastalığı başlıyor. Milli iradeyi geçersiz kılmak için ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Ama yapsınlar nafile, nafile, nafile. Ne hukuk ne ahlak ne din ne iman; her şeyi yok sayıyorlar. Gözleri hiçbir şey görmüyor. Bugün burada, bunca büyük bir kalabalığı harekete geçiren, sizlerin ortak vicdandır. Hepimizi birleştiren haksızlığa hem de apaçık haksızlığa, adaletsizliğe karşı buradayız. Milyonlarca kişi ayağa kalkıyor ve meydanlara akıyorsa, Edirne’den Kars’a kadar bir millet aynı isyan duygusunu yaşıyorsa, bu bir kırılma anıdır. Bu bir adalet refleksidir. Bu, rızanın kalktığının kanıtıdır. Bunlar açıkça vicdansızlığın olduğu, haksız yere milletin mağdur edildiği anlarda olur. Dün de oldu, şimdi de oluyor.”

“BİR AVUÇ İNSAN, AVUCUNU YALAR OLDU; ZATEN O YÜZDEN BÜTÜN BU YAPTIKLARI”

“Milletin iradesine alerjin varsa; seçim sonuçlarını hazmedemiyorsan, tavsiyemiz; siyaset miyaset yapmayacaksınız. 16 milyon İstanbullu, senin gözünde bir ve eşit değilse; 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşımızı, bir ve eşit görmüyorsan, siz, ‘Bu ülkeyi yönetiyorum’ demeyeceksiniz. Çünkü sen, bu ülkeyi yönetmiyorsun. Siz, birtakım çıkar gruplarını, seçilmiş dernekleri, yakın aile vakıflarını, birtakım karanlık odakları yönetiyorsunuz. İstanbul’da bir israf düzeni kurdular ve sonsuza kadar sürsün istiyorlar. Bir avuç insanın zenginliğine zenginlik katan, İstanbullunun canını çıkaran bir düzendi bu. Ben seçimden önce hemşerilerimden yetki istedim. ‘Görevi verin, bu israf düzenini yok edeyim’ dedim. ‘Kişilere, gruplara, derneklere, vakıflara, cemaatlere, partilere hizmet dönemini bitireyim, 16 milyon İstanbulluya eşit hizmet sunayım’ dedim. İstanbullular, beni bunun için seçtiler. Evelallah, İstanbul’da israf düzenine son verdik. Belediyenin kaynaklarının yönünü değiştirdik. Bütçemizi 16 milyon İstanbullunun emrine sunduk. Bir avuç insan, avucunu yalar oldu. Zaten bugün yaşadıklarımız, bize yapılanların tümü işte bu yüzden.”

“İSRAF DÜZENİNE SON VERİP ‘İNSAF DÜZENİNİ’ KURDUK”

“Biz, sadece israf düzenine son vermekle kalmadık. İstanbul’da bir ‘insaf düzeni’ kurduk, insaf düzeni oluşturduk. İnsaf nedir biliyor musunuz; onların bilmediği şey. İnsaf, ‘Vicdana ve mantığa dayanan adalet’ demektir. İstanbul, 3,5 yıldır, vicdana ve mantığa dayanan bir adalet anlayışıyla yönetiliyor. İstanbullunun artık vicdansız, mantıksız, adaletsiz, kısacası insafsız bir yönetime tahammülü yok. Biliyoruz ki, Türkiye’de aynen bu şiarla görevini yapan 11 Büyükşehir Belediye Başkanımız sayesinde, Türkiye’de de artık israf düzenini milletimiz istemiyor. O yüzden bizi istemiyorlar. O yüzden vatandaşın iradesini yok saymak için, bin bir numara çeviriyorlar. Her zaman söylerim; Cumhuriyet, yöneticilerin hadlerini bildiği rejimin adıdır. Vatandaş haklarını, yöneticiler de hadlerini bilecek. Cumhuriyet öyle bir rejimdir. Kim olursa olsun, hangi partiden olursa olsun, halkın oylarıyla seçilmiş bir yöneticiyi haksız, hukuksuz bir biçimde görevden almak, haddini bilmemektir. Milletin iradesini yargı yoluyla dizayn etmeye çalışmak, haddini bilmemektir.”

“TÜRKİYE BİR YOL AYRIMINDA…”

“Yüzüncü yılına gururla, umutla yürüdüğümüz Türkiye Cumhuriyeti, bu ülke vatandaşlarının kanıyla, canıyla, bin bir emeğiyle kurulmuştur. Cumhuriyet, bu topraklarda yaşayan herkes bir ve eşit olsun, özgür ve onurlu yaşasın diye kuruldu. Cumhuriyet, kimsesizlerin kimsesidir. Atatürk’ün dediği gibi; ‘Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin sağlanması ve korunması’ için kuruldu bu Cumhuriyet. Peki, en yüksek hürriyeti, en yüksek eşitlik ve adaleti nasıl koruyacağız? Onun da cevabını veriyor Atatürk: ‘Tam ve kesin anlamıyla milli egemenliğin kurulmasıyla…’ Yani ‘Egemenlik, kayıtsız milletindir’ diyor. Türkiye, bugün işte böyle bir yol ayrımındadır. Milletin egemenliğini kayıtsız şartsız kabul edenlerle, milli iradeye alerjisi olanlar arasında bir tercih yapmak zorundayız. Toplumda en yüksek hürriyet, eşitlik ve adaletin sağlanıp korunmasını istiyorsanız, başka hiçbir yolunuz yok. Milli egemenliği kayıtsız şartsız kabul edenlerin yanında duracaksınız. 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti yurttaşının tamamına eşit ölçüde sevgi ve saygı besleyenlerin yanında duracaksınız.”

“BENİM ARKAMDA TÜRKİYE İTTİFAKI VAR”

“İşte onun için ben, İBB Başkanı olarak, 16 milyonun bir kardeşi olarak söylüyorum ki; ‘Altılı Masa’nın en çalışkan neferi olacağım.’ Genel Başkanlarımın huzurunda hepinizin huzurunda söz veriyorum. Ben ortak akla, ortak aklın iradesine inanıyorum. Toplumun birlikte, barış içinde ortak bir geleceği inşa edebileceğine inanıyorum. Onlardan ve onların dikte ettirdiği yok hükmündeki kararlardan asla korkmuyorum. Benim sığınacak hakimlerim, savcılarım, mahkemelerim yok. Benim arkamda bu büyük millet var; sizler varsınız, sizler. Bu milletin birliğini inşa etmeye karar vermiş, bu masanın vatansever liderleri ve onların kurduğu Türkiye İttifakı var. Sizler şimdi, bugün burada, yeniden ve çok daha güçlü şekilde birlik iradesi ortaya koyuyorsunuz. Bugün burada konuşan saygıdeğer liderler işte bu beklentinin siyasi iradesini temsil ediyorlar. Buradaki birlik iradesi, toplumu yoksulluğa, adaletsizliğe, çaresizliğe mahkum etmeye çalışan iktidarın karşısında ülkenin tek umudu, yegane çaresi ve en büyük gücüdür. Buradaki irade, Türkiye’nin demokratik ve güçlü bir devlete, huzurlu ve zengin bir topluma, eşit ve özgür yurttaşların ortak geleceğine kavuşmanın umudu, iradesi ve teminatıdır. Bu ittifak, basiretin ve ferasetin ittifakıdır. Bu irade ve bu ittifak, zorla baskıyla, yargı darbesiyle bu ülkeyi yönetebileceklerini, milli iradeye şekil verebileceklerini zanneden acizlerin devrine son verecek.”

“DÜNYANIN MERKEZİNE GÖMSELER DE YERKÜREYİ PATLATIR ÇIKARIZ”

“Bugünden itibaren Türkiye için yeni bir dönem açılıyor. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hep birlikte işimiz çok. Demokrasisi tahrip olmuş, vatandaşları yoksulluğa mahkum edilmiş, meclisi çalıştırılmayan, adaleti çökmüş bir ülke olmaktan kurtulacağız. Bu ülkede kurdukları ‘bozuk düzeni’ ortadan kaldıracağız. Rahmetli Bülent Ecevit’in sözleriyle söylersek; ‘Bozuk düzen onarılır, ama bu düzen bozuk da değil, çürümüş düzendir; çürümüş her şey gibi çürüğe çıkarılmalıdır.’ Kamplara ayrılmış, kutuplaştırılmış aziz milletimizi hep birlikte birleştireceğiz. Hayat pahalılığına son vererek, ekonomiyi rayına sokacağız. Ülkeye, özgürlüğü ve demokrasiyi getireceğiz, medyayı bağımsızlaştıracağız. Şair Namık Kemal’in dediği gibi; ‘Zulüm ne kadar pervasız olursa olsun, zulmün binasını biz yıkarız. Dünyanın merkezine gömseler de yerküreyi patlatır çıkarız.’”

“HERKESİN ADALETİ BULACAĞINA İNANDIĞI BİR TÜRKİYE UMUDUM VAR”

“Çare belli. Önümüzdeki seçimlerde ülkemizde vereceğimiz karar bellidir. Önümüzdeki seçimler, bu hedefler için çok önemli bir fırsat. Önümüzdeki seçimlerde vereceğimiz karar bellidir. Özgür ve demokratik bir ülkenin kanunlara saygılı vatandaşları mı olacağız, yoksa kapı kulları mı? Benim umudum var. Herkesin eşit olduğu özgür bir Türkiye için büyük umudum var. Sadece küçük bir azınlığın değil, doğusundan batısına, güneyinden kuzeyine her vatandaşın ülkesinden, devletinden ve yaşadığı yerden mutlu olduğu bir Türkiye hayalim var. Hiç kimsenin yargıyı bir sopa gibi kullanmaya cüret edemeyeceği, adliye salonlarına yolu düşen herkesin adaleti bulacağına inandığı bir Türkiye umudum var. Gençlerin geleceğini uzaklarda değil kendi memleketinde aradığı ve bulduğu bir Türkiye hayalim var. Halk iradesinin davalarla, kayyumlarla ipotek altına alınmadığı, yargı darbeleriyle millet iradesinin zedelenmediği bir ülke umudum var…”

“BU DAVA, ADALET DAVASI”

“Allah’a güveniyorum. Çünkü O, doğru olanı yolda koymaz. Sizlere güveniyorum. Çünkü siz, iradenize set koymak isteyenlere 3,5 yıl önce hem de iki kez günlerini gösterdiniz. Yine göstereceksiniz, hiç kuşkum yok. Umudunuz hiç eksilmesin. Birlikte bu karanlık günleri aşacağız. Asla üzülmeyeceğiz; ama daha büyük bir azimle çalışacağız. Asla öfkeye kapılmayacağız; ama hep birlikte kararlı olacağız. Çünkü bu dava, bana açılmış bir dava değil. Çünkü bu dava, parti davası değil. Bu dava, ülke davası. Bu dava, adalet davası. Bu dava, eşitlik davası. Çünkü biz bu davayı, çocuklarımıza güçlü ve demokratik bir Türkiye bırakma davası olarak görüyoruz. İnanın 2023 çok güzel olacak. Yalnız benim, senin ya da onun için değil; hepimiz için, bu ülkede yaşayan her bir yurttaşımız için çok güzel olacak. Ben, sen ya da o değil; herkes kazanacak. Çocuklarımız kazanacak. Gençlerimiz kazanacak. Bu akşam bizleri yalnız bırakmadınız. Hepinizi çok seviyorum. Hep birlikte mücadelemize devam edeceğiz. Herkes kazanacak ve her şey çok güzel olacak.   Her şey çok güzel olacak…”

]]>
MİLLETİN SESİ MALTEPE’DEN YANKILANDI!.. https://www.yerelgazete.com.tr/milletin-sesi-maltepeden-yankilandi/ Sat, 21 May 2022 21:07:08 +0000 http://www.yerelgazete.com.tr/?p=51469 CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki Yargıtay kararının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısıyla İstanbul Maltepe’ye alınan “Milletin Sesi” mitingi yüzbinlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirildi.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkındaki Yargıtay kararının ardından Bursa’dan İstanbul’a alınan “Milletin Sesi” mitingi Maltepe Sahil Miting Alanı’nda yurdun birçok bölgesinden gelen yüzbinlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirildi. Yurttaşlar Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Haz 2017 – 9 Tem 2017 tarihleri arasında gerçekleştirdiği Adalet Yürüyüşü’nün “Hak, hukuk, adalet” sloganıyla AKP iktidarının baskı, sansür politikalarına, ekonomik krize tepkilerini dile getirdi. CHP milletvekilleri ve CHP’li belediye başkanları kürsüye çıkarken hakkındaki Yargıtay kararının onanmasının ardından Bursa’dan İstanbul’a alınan “Milletin Sesi” mitinginde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu yurttaşları selamladı.

İkincisi yapılan Milletin Sesi Mitingi’nde kürsüye çıkan vatandaşların sorunlarını anlatmasının ardından yurttaşlara seslenen Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları şöyle oldu: Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Haramilerin saltanatı yıkılıyor. Bu meydanda milyonlarla buluşmuştuk. Az kaldı bu kentin meydanlarında, sokaklarında özgürce kucaklaşacağız. Birileri Türkiye’yi zifiri karanlığa sürüklemek istiyor. İnsanları korkuyla sindirmek istiyor.

Sizi, bu milleti korkutarak bu sistemi ayakta tutmak istiyorlar. O ve Saray’ı giderse kaos olur algısı peşindeler. Evleri basıyorlar, okulları basıyorlar, tweet attılar diye liseli çocukları okullarından alıyorlar. Bebekleri babalarından annelerinden koparıyorlar. Şimdi bir adım daha atıp partileri kapatmaya hazırlanıyorlar. Saray ve şurekasının elinden düşmeyen bir kelime var: O yasak, bu yasak, şu yasak… Memleketi uyuşturucu bataklığına çevirdiler. Kadın cinayetleri, işçi cinayetleri, siyasetçilere suikast hazırlıkları. Kullanışlı aparatlarla kavga edeceğiz. Sonuna kadar edeceğiz ve kazanacağız.

Söz veriyorum biz kazanacağız. Ülkemiz ağır bir ekonomik buhranın içinde. Bu hakka hukuka adalete sırt çevirmenin, adaletsiz yönetimin sonucudur. Milyonlarca aile ağır yoksulluk içinde geçinemiyor. Sonuç: Yüzbinlerin tiranlıktan kaçmaya çalışması. En değerlimizi gençlerimizi kaybediyoruz. Gençlerimizin yüzde 70’i yurt dışına gitmek istiyor. 550 bini gitti bile. Yalanlardan hepimiz bıktık! Ağızlarını açtıklarında yok efendin 2023, 2071, dış güçler, Almanlar, Japonya bizleri kıskanıyor, anlaşmalarda gizli maddeler var. Bunların tamamı yalan, yalan, yalan. Çok uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı.

Çok uzun süredir söyleyecekleri elle tutulur hiçbir şey kalmadı. Ama az kaldı, uzun zamandır değişim rüzgarları esiyor. Türkiye değişime hazır. Çiftçimiz, işçisi, memuru, bürokratı, esnafı, sanayicisi, tüccarı, ithalatçısı, turizmcisi, taksicisi bu değişime hazır. Bu değişime gençler hazır, kadınlar hazır. Biz bu değişime hazırız. Kollarımızı sıvayıp hemen çalışmaya başlamak zorundayız. Ekonomiyi yeniden inşa etmek zorundayız. Yolsuzluk yapanların, kul hakkı yiyenlerin kim olduklarına bakmadan kafalarına inmek zorundayız. Sarayın ve fotoğrafçı suç işleri bakanının elinden yetkiyi aldığımızda, hepsinin, bu beşli çetelerin defterini dürmek zorundayız.

‘Beşli çetelerin kurduğu düzeni bozacağız. Bunların düzenine çomak sokacağız. Beşli çetelere ses çıkarmayanlar iyilikte yarışan belediye başkanlarımıza baskı yapıyorlar. Belediye başkanlarımız kumpasları, entrikaları boşa çıkararak halka hizmetlerini sürdürüyorlar. 1 hafta süreyle karanlıkta kaldım biliyorsunuz. Ben neoliberalizme karşıyım, bırakın halkı sömüren sömürsün, piyasa dengesini bulur söylemine karşıyım. Toplumun belleğine yerleşen bu anlayış, iktidar destekli sömürme ve köleleşmeye dönüştü.

İnsanların geçim kaynaklarını korumak için devletin müdahil olması gerektiğine inanıyorum. Vergide indirim istiyorum ama bunu yapabilmek için kamu maliyelerimizin sürdürülebilir temele oturtulması gerektiğine inanıyorum. Mali sorumluluğa inanıyorum. Vatandaştan toplanan verginin hesabının vatandaşa verilmesi gerektiğine inanıyorum. 2 kadın gazeteci, işlerini yaptıkları için tehdit ediliyor. Paramiliterlere, mafyalara, baronlara, kendini derin devlet olarak ilan eden müptezellere, SADAT’a olur da bu onurlu gazetecilerin tırnağına zarar gelirse, siz kendinizi unutun!

Türkiye’ye gelen kaçakların, Afganların ve Suriyeli sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesi gerektiğine inanıyorum. Benim vatan sevgimde sınır namustur anlayışı var. Yol geçen hanına dönen sınırları koruyamayanlar devleti yönetemezler. 8 milyon kişiyi başımıza indirdiler, bu yük taşınamıyor. Gitmek zorundalar, gidecekler. Davul zurnayla, kardeşçe göndereceğiz. Hiç kimse unutmasın. Biz ırkçı değiliz. Irkçılığa karşıyız. Asla bu milletin alnına kara lekenin sürülmesine izin vermeyeceğiz.

Ortadoğu barış ve işbirliği teşkilatını kuracağız, Suriye’ye, orta doğu’ya barış getireceğiz. Bizim ilkemiz Atatürk’ün söylediği Yurtta Barış Dünyada Barış ilkesidir. İnsanlar arasında eşitlik istiyorum; hak eşitliği… Fırsatların eşitliğin istiyorum. Değerle siyaseti yapılsın istiyorum. Demokrasiye saygı, işbirliği değerleri üzerinden var olalım istiyorum. 2 kelimede vücut bulan anlayışı iktidara getirmek için birlikte çalışmak zorundayız. Dindarı, dinsizi, Türkü, Kürtü, Arapı, sağcısı, solcusu, liberali, milliyetçisi… 84 milyona, herkese; ülke elden gidiyor, birlikte olmak zorundayız, birlikte mücadele etmek zorundayız! Vatan bizim vatanımız, bayrak bizim bayrağımız.

Atatürk’ün önderliğinde kazandığımız Kurtuluş Savaşı gibi, neye inandığımız, geçmişte hangi partiyi desteklediğimiz önemli değil. Eski tartışmaları bir tarafa bırakıp gerçek değişimi sağlamak için birlikte çalışmak zorundayız. Demokrasi ve adalet mücadelesini kimseyi ayırmadan, dışlamadan hep birlikte vermeliyiz. Emekçiler, toplumun tüm kesimleri, iş insanları, esnaf, kadınlar, emekliler, bilim insanları, beyaz yakalılar; insanca yaşayacağız, kardeşçe ve hakça bölüşeceğiz.

Genç muhafazakarlar; bu sorunlar hepimizin sorunu, bir kısmın değil. Bu senin de sorunun. İl Başkanımıza siyaseti yasaklayan zihniyet senin nafakanı kesmek istiyor, seni köleleştiriyor. Sesini yükselteceksin, itiraz edeceksin. Aynısı sana da yapılacak. SADAT’çıların toplantılarında sen yoksun. Vatana ihanet suçu işlenirken erkekler oturdu yeni anayasa yazdı, sen orada yoksun ve olmayacaksın. Genç muhafazakar kardeşim, bu seçimde kararsızım diyemezsin. Kayıtsızlık bir cevap değildir, bir sondur. Kayıtsızlık saldırganın dostudur. Saldırgana karşı dik durmalısın, onurlu durmalısın.

Bazıları hala öğretilmiş çaresizlikle bir partinin ve parti liderinin halkını dinlemesini zayıflık gibi algılıyorlar. Bir liderin kibar olmaması gerektiğini söylüyorlar. İyi kalpli olmayı zayıflık gibi gösteriyorlar. Biz birlikte oluyoruz, birlikte iktidar oluyoruz. Ben iktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim, neysem oyum! Kibar olmayı, dinlemeyi, dezavantajlıların derdine koşmayı değiştmeyeceğim, inadına koşacağım!

İyi insan olmayı zayıflık olarak gösterenler, bir yüzükle yola çıkanlar bugün milletin celladı haline geldiler. Onlar saraylarda fink atıyorlar, millet ise aç. Kendi celladınızı seçmeyin. Bu bir şov değil, demokrasi arayışı; ciddi olmak zorundayız, ahlaklı olmak zorundayız, vicdanımızı dinlemeliyiz, ahlaki değerleri yüceltmek zorundayız.

Canan Başkan’ın başına gelene ses çıkartacaksın. Genç muhafazakar kadın, senin de başına gelecek. Ey genç muhafazakar kardeşim bu seçimde kararsızım diyemezsin. Kayıtsızlık bir seçim değildir. Bir sondur. Her zaman saldırganın dostudur. Saldırgana karşı dik durmalısın. Onurlu durmalısın. İktidar olduğumuzda asla değişmeyeceğim. Ben neysem oyum! Nerede durduğumu biliyorsun. Bunu değiştirmek niyetinde değilim.

Bir yüzlükle yola çıkanlar milletin celladı haline geldi! Saraylarda fink atıyorlar, millet aç! Kendi celladınızı seçmeyin. Ahlaklı olmak, ahlaki değerlerimizi yükseltmek zorundayız. CHP’de geçmişte şöyle yaptı böyle yaptı diyorlar. Evet hatalar oldu. Biz hatalarımızdan ders çıkarmasını bilen bir partiyiz. Allah şahidimizdir ki kendimizi geliştirmek için çok çaba harcıyoruz. Tam anlamıyla mükemmel olmasak da mükemmel bir göreve talibiz. İşsizlere iş sağlamak, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bölgesinde saygın bir ülkeyi yeniden inşa etmek.

Bu söylediklerimize inanıyorsanız, akıllı bir ekonomi yönetimi istiyorsanız, Silivri korkusu olmadan konuşmak istiyorsanız, Harp Akademisi öğrencileri serbest bırakılsın istiyorsanız, eğitime ve sağlıka güzel bir bütçe ayrılsın istiyorsanız, 128 Milyar doların kime satıldığını öğrenmek istiyorsanız, ödediğiniz vergilerin nereye gittiğini öğrenmek istiyorsanız, asgari ücretli açlığa mahkum olmasın istiyorsanız bize katılın. Çocuklarınızın geleceğini düşünürseniz bize katılın.  Bu ülkeden çalınanları tavizsiz geri alacağıma bir kez daha milletimin huzurunda bir kez daha söz veriyorum!

]]>
CHP LİDERİ KILIÇDAROĞLU; “ÇEKMEKÖY BU İŞİ BİTİRMİŞ GÖRÜNÜYOR..” https://www.yerelgazete.com.tr/http-www-yerelgazete-com-tr-wp-admin-post-phppost30627actionedit/ Sun, 24 Mar 2019 18:35:27 +0000 http://www.yerelgazete.com.tr/?p=30627 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çekmeköy’de Belediye Başkan Adayı Seyfettin Yıldırım’la birlikte tarihi bir mitinge imza attı. Madenler Meydanı’nda coşkulu kalabalığa hitap eden Kılıçdaroğlu; “Görüyorum ki Çekmeköy bu işi bitirmiş, buradan öyle görünüyor” dedi. Seyfettin Yıldırım da; “Sadece bir hafta sonra Çekmeköy’e hak, hukuk, adalet, barış ve kardeşlik gelecek” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çekmeköy Belediye Başkan Adayı Seyfettin Yıldırım, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Tuncay Özkan ile birlikte Madenler Meydanı’nda halka hitap etti. Binlerce Çekmeköylü’nün katıldığı mitingte önce Çekmeköy Belediye Başkan Adayı Seyfettin Yıldırım, coşkulu kalabalığa hitap etti ve projelerini anlattı. “Sabahın seheri dünden ileri, ben kimi sevmişim senden ileri… Ziyaret olmuş kurban istersin, kurban bulamadım candan ileri…” sözleri ile konuşmasına başlayan Seyfettin Yıldırım, şunları söyledi:

“Çok değil sadece bir hafta sonra Çekmeköy’ün kaderini belirleyecek bir seçime gidiyoruz. Bir hafta sonra Çekmeköy’e hak, hukuk, adalet, barış ve kardeşlik gelecek. Çekmeköy’ün makus talihini yenmek için biz hepimiz bir yola çıktık. Çekmeköy de bir Şişli, bir Kadıköy, bir Bakırköy olmalı. İlçemiz maalesef tüketen bir ilçe olmuş. Çekmeköy’ü üreten ilçe yapacağız. Çok büyük projelerimiz var. Beşikten mezara her insanımızın derdi ile hemhal olan Aile Belediyeciliği Projemiz bunların başında geliyor. Dar gelirli kardeşlerimize ayda 500 lira sosyal yardım ve çocuklarına eğitim yardımları yapacağız. İlkokul ve lise öğrencilerine 100’er, üniversite öğrencilerine 300 lira burs vereceğiz.

Gençlerimiz işsiz. İşsizlik gençlerimizi kötü yola çekiyor. Biz buna müsaade edemeyiz. Yılda 1.000, 5 yılda 5 bin gencimizi mutlaka iş sahibi yapacağız. Çekmeköy’ün problemlerini biliyorum. İmar adaletsizliği derhal giderilecek. Bu meydanı 100 bin metrekarelik bir rekreasyon alanı yapacağım ve aynı şekilde Taşdelen’e de bir meydan kazandıracağım. AVM’ler değil, alışveriş bulvarı AVB’leri yapacağız. Organik tarımın merkezi yapacağız Çekmeköy’ü. Ömerli’de çiçek üretimi yapıp İstanbul’un ihtiyacını karşılayacağız. 9-5 mantığı ile çalışan belediyeyi 24 saat esasına göre çalıştıracağız. Esnaf, akşam dükkanını kapatıp belediyeye gidip işini halledecek.

Mahalle evlerinde insanlarımız düğünlerini yapacak, mahalleli buraları taziye evleri olarak kullanacak ve halkımız buralarda sosyal imkanlara kavuşacak. Her mahalleye bir kreş yapılacak ve anneler işe çocuklar kreşe gidecek. Sıfır atık projesi ile elde ettiğimiz geliri dar gelirli vatandaşımıza dağıtacağız. Halk eczanelerimizde ihtiyaç sahibi insanlarımıza ücretsiz ilaç vereceğiz. Belediye personelimiz başta olmak üzere hiç kimseye partizanlık yapmayacağım. Parti rozetimi emanet bırakıp halkın hizmetkarı olacağım. 10 yılda Çekmeköy’de neyin yapılıp, neyin yapılmadığını biliyorsunuz. Gelin bu kez değişimden yana tercihimizi kullanalım. Metal yorgunluğu olanları kırmızı kartla oyun dışı bırakalım. 31 Mart’ta hep beraber sandığa gidip oyumuzu kullanalım ve oylara sahip çıkalım ve değişim alevine bir kıvılcım olalım.”

Seyfettin Yıldırım’ın Çekmeköy’ün kaderini değiştireceğini söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da konuşmasında; “Seyfettin Yıldırım’ı dinledim. Size sözler verdi. Verdiği her sözün ben de arkasında duracağım, siz de arkasında duracaksınız. Sözümüz bizim namus borcumuzdur. Çekmeköy’ü İstanbul’un güzel bir markası haline getirecek. Kendisi iş dünyasından geliyor. Neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor. Hiçbir vatandaş arasında ayrım yapmayacak. Herkesi kucaklayacak. Oy verene de vermeyene de eşit hizmet götürecek. Sadece fakir semtlere torpil geçip daha fazla hizmet götürecek. Sosyal adaleti böyle sağlayacak. Seyfettin Yıldırım’ı 1 Nisan’da başkanlık koltuğuna oturtacağız. Kendisi Çekmeköy’ün kaderini değiştireceğiz. Belediyede çalışanların asgari ücreti 2020 lira değil net 2.200 lira olacak” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Diyorlar ki, ayın 31’inden sonra 2,5 milyon kişiye istihdam yaratacağız. 17 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor? Niye ayın 31’inden sonra. Daha önce yapsana millet gelsin sana oy versin. Beyefendi sen bu ülkeyi 17 yıldır yönetiyorsun, 17 yıldır tek başına yönetiyorsun. 17 yıldır istediğini yaptın. 17 yıldır istediğin kararnameyi çıkarttın, istediğini bakan yaptın. Peki vatandaş? 8 milyon vatandaşın işi yok. Son bir yılda 1milyon 11 bin kişi işinden oldu. 1 milyon eve ekmek gitmemesi ne demektir. 1 milyon hanede çocukların yatağa aç girmesi ne demektir? Saray biliyor mu? Yakınları biliyor mu? Çevresi biliyor mu? Ama biz biliyoruz. O nedenle Çekmeköy’de başkanlık yaptığı süre içinde hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Her evde iş, her evde aş olacak” dedi.

Kılıçdaroğlu, “Ben bunları söyledikçe, işsizliği, yoksulluğu anlattıkça tahammül edemiyorlar, kızıyorlar. Efendim ‘ben sana gösteririm, dokunulmazlığa güveniyorsun da o nedenle göreceksin avukatlarıma talimat verdim.’  Kime verirsen ver, vermezsen namertsin. Kimsenin önünde bu kardeşiniz asla diz çökmez. Her yerde onurumuzla ve gururumuzla duracağız” diye konuştu. Kılıçdaroğlu, “Dünyanın iftirasını atıyorlar. Bu iftiralardan artık bıktık. Siyaset karalama yeri değildir. Siyaset kurumunun hesap vermesi lazım” dedi. Kılıçdaroğlu, Çekmeköylüler’den Seyfettin Yıldırım’a ve Ekrem İmamoğlu’na destek istedi.

https://www.facebook.com/K.Kilicdaroglu/videos/2079931575394355/
]]>
SİPAHİ İLK GÖZ AĞRISI TAŞDELEN’DEN SESLENDİ.. https://www.yerelgazete.com.tr/sipahi-ilk-goz-agrisi-tasdelenden-seslendi/ Sun, 03 Mar 2019 19:13:10 +0000 http://www.yerelgazete.com.tr/?p=29793 Tam 10 sene belediye başkanlığı yaptığı eksi Taşdelen Belediye binası önünde Çekmeköylülerle buluşan DP Adayı Hüseyin Avni Sipahi, büyük sevgi gösterileri ile karşılandı. “Görüyorum ki benim sizi özlediğimden daha fazla siz beni özlemişsiniz” diye vatandaşlara seslenen Sipahi, “31 Mart’ta bu hasrete son verelim” dedi.

İki dönem belediye başkanlığı yaptığı Taşdelen’de eski belediye binası önünde düzenlenen mitinge seçim otobüsü üzerinde gelen DP Çekmeköy Belediye Başkan Adayı Hüseyin Avni Sipahi’yi eşi ve oğulları yalnız bırakmadı. “Sipahi Başkan” sloganlarıyla alanı dolduran 2 bin 500 kişilik kalabalık tarafından sevgi gösterisiyle karşılanan Çekmeköy Belediye Başkan Adayı Hüseyin Avni Sipahi adeta gövde gösterisi yaptı.

Konuşmasında 2009 yılında Çekmeköy Belediye Başkanlığını 308 oyla kaybettikleri seçimi hatırlatarak sözlerine başlayan Sipahi,“Kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ben anlayışı yok. Biz varız. Yeni ve milli bir yönetim ile geliyoruz. Belediye başkanı olduğumda ‘Çekmeköy cebimde, başkan emrimde’ projemizle isteği ve talebi olan bütün vatandaşlarımız, bana ve çalışma arkadaşlarımıza anında ulaşabilecek. Ulaşılabilir bir belediye başkanı olacağım”dedi.

‘Ev sahibi rahat, kiracıya hayat’ sloganıyla dillerde dolaşan kiranın 6 ayı belediyeden, 6 ayı da kiracıdan projesini de hatırlatan Sipahi, “Vatandaşın nefes almasını sağlayacağız.  Belediyenin yıllık 280 milyon TL bütçesinden yapacağım 3 milyon TL’lik kira yardımı bizleri batırmaz. Bu bütçe zaten Çekmeköy halkına ait. Geçim derdini benim belediye başkanlığım dönemimde Çekmeköylüler yaşamayacak. Söz veriyorum’’ diye konuştu.

Diğer projeleri hakkında da alanda toplanan 2 bin kişiye bilgi veren Sipahi, sözlerini şöyle sürdürdü; “Atölye evimde, para cebimde’ projemizle de ev hanımlarını iş sahibi yapacağız. Ev hanımları bu sayede ev bütçesine katkıda bulunacak. Gençlere ve çocuklara da eğitim, spor ile sanat alanında eğitim verecek merkezler kuracağız. Çocuklarımızın hangi alana yatkınlığı varsa destekleyeceğiz ve yanında olacağız. Halk, çocuklarımızı bize emanet edecek biz de onları yetiştireceğiz.

Anneler de çocukları bize emanet iken ev işlerini rahatça yapabilecek. Başka ilçelerde olan ama bizim özlem duyduğumuz gençlik merkezi, spor salonları, sinema ve kültür alanları ve çocuk kreşleri de önceliğimiz olacak. Alt yapı ve üst yapı olarak ne eksik varsa onları da yapacak güce sahibiz. Bizim yaptığımızın üzerine taş bile koymadı gelen başkanlar. Sizler de bunu biliyorsunuz. Bu düzene son verin, Çekmeköy yerinde saymasın. Taşdelen’e kazandırdıklarımı Çekmeköy’ün tamamına kazandırmak için birlikte mücadele edip, birlikte kazanalım.”

]]>
ERDOĞAN; KARTAL, MALTEPE, ATAŞEHİR VE ÜSKÜDAR’DAYDI.. https://www.yerelgazete.com.tr/erdogan-kartal-maltepe-atasehir-ve-uskudardaydi/ Fri, 22 Jun 2018 17:10:59 +0000 http://www.yerelgazete.com.tr/?p=25131 24 Haziran seçimlerine sayılı gün kala Kartal mitingiyle güne başlayan Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan, sırasıyla Maltepe, Ataşehir ve Üsküdar mitingleriyle Anadolu yakasını tamamlayıp Avrupa yakasına geçiş yaptı. Erdoğan’ın ilçe mitinglerinde büyük coşku vardı. Erdoğan kendi evi Üsküdar Meydanı’nda önemli müjdeler sıraladı.

Kartal, Maltepe ve Ataşehir’den sonra Üsküdar’da miting yapan Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan, kendi evinde büyük coşku ve heyecanla karşılandı. Bedelli askerlikle ilgili müjdeyi kendi evinden veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “24 Haziran’dan sonra masamın üzerinde olan önemli çalışmalarımından bir tanesi odur. Genelkurmay Başkanım ve Milli Savunma Bakanım ile konuşup nihai kararı vereceğiz” açıklamasını yaptı.

Üsküdar, tüm coşkusu ve heyecanıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karşıladı. Saatler öncesinde ilçe başkanlığı önünde buluşan teşkilat üyeleri ve vatandaşlar, Sevgi Yürüyüşü ile Üsküdar meydanına aktı. Meydanı dolduran Üsküdarlılar, hep birlikte 24 Haziran’da Cumhurbaşkanı’na destek sözü verdi. AK Parti Üsküdar İlçe Başkanlığı teşkilat üyelerinin yoğun katılımıyla gerçekleşen mitinge, Genel Başkan Yardımcıları Erol Kaya ve Ravza Kavakçı Kan, İl Başkanı Bayram Şenocak, İlçe Başkanı Adem Kaan Pehlivan, Belediye Başkanı Hilmi Türkmen ve teşkilat üyeleri iştirak etti.

Bedeli askerlikle ilgili müjdeyi veren Cumhurbaşkanı Erdoğan,  24 Haziran’dan sonra nihai kararı vereceklerini vurgulayarak, “Bedelliyle alakalı inşallah 24’ünden sonra masamın üzerinde önemli olan çalışmalarımdan bir tanesi de odur ama ben Bay Kemal gibi palavra atamam. Bay Muharrem gibi atamam. Genelkurmay Başkanımı çağıracağım, Milli Savunma Bakanımı çağıracağım, onlarla beraber oturacağız, konuşacağız ve nihai kararımızı da vereceğiz” dedi. İmar barışına müracaat edenlerin sayısının 1 milyonu aştığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan,  Üsküdar’da sahil şeridi hariç tüm mahallelerin imar barışından yararlanacağını belirterek, “Aman he, sakın gecikmeyin” uyarısını yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin kitaplarını ücretsiz aldığını hatırlatarak, muhalefetin adayının “üniversiteleri ücretsiz yapacağız” vaadine yönelik olarak şunları söyledi: “Ya senin dünyadan haberin yok. Üniversite ücretli mi? Ya üniversite zaten ücretsiz. Kaldı ki harçları kim kaldırdı? Biz kaldırdık ya, harç vardı, biz kaldırdık. Kimden miras? Onlardan miras. Burs olarak ne alıyorlardı biz geldiğimizde? 45 liracık. Şimdi ne veriyoruz. 470 lira veriyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz bir şey yapıyoruz; ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkaracağız, hedefimiz bu” diye konuştu. “Yapacağımız çok iş var, kimseye muhtaç olmayacağız, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti ne aldatan olur, ne aldanan olur. Bu adımları kararlılıkla attık. Türkiye’de 25 havalimanı vardı, bu sayı 59’a çıktı. Neredeyse lüks otobüs fiyatına uçakla gidiyoruz. Bunlara sorsan, bundan da rahatsızlar” ifadelerini kullandı. Erdoğan, konuşmasının devamında enerjide Türkiye’nin dünya devleri arasında yerini almaya hazırlandığı söyleyerek, şimdi de nükleer enerjiye geçileceğini, birincinin adımının atıldığını, yenilerinin de geleceğini bildirdi.

]]>