GIF89a;

Priv8 Uploader By InMyMine7

Linux silver40.isimtescil.net 4.18.0-553.121.1.lve.el8.x86_64 #1 SMP Thu Apr 30 16:40:41 UTC 2026 x86_64
Savaş – Yerel Gazete https://www.yerelgazete.com.tr BÖLGENİZİN SESİ Sat, 11 Apr 2026 15:40:03 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 https://www.yerelgazete.com.tr/wp-content/uploads/2025/04/cropped-yglogokucuk-32x32.jpg Savaş – Yerel Gazete https://www.yerelgazete.com.tr 32 32 “EN GÜÇLÜ SİLAHLAR VE ORDULAR, GELENEK VE KÜLTÜRLERİ YENEMEZLER..” https://www.yerelgazete.com.tr/guclu-silahlar-ve-ordular-gelenek-ve-kulturleri-yenemezler/ Sat, 11 Apr 2026 13:55:30 +0000 https://www.yerelgazete.com.tr/?p=79895 Ekonomiden siyasete, savaşlardan sosyal ve kültürel alanlara, tüm güncel konular ve toplumsal sorunlara duyarsız kalmayan Tunceli Sanayici ve Girişimcileri Derneği TUSGİD, seminer ve konferans gibi çeşitli etkinlik ve programlarla üyelerini ve kamuoyunu bilgilendirmeye ve de bilinçlendirmeye devam ediyor. Son aylarda bütün dünyayı yakından ilgilendiren, “ABD-İran Gerilimi ve Ortadoğu” konulu seminer de oldukça verimli geçti. Alanında uzman isimler Prof. Dr. İlter Turan ve Prof. Dr. Şükrü Aslan son derece yararlı bilgiler sundu. Seminerin sonuç kısmında; savaşlarda en güçlü silahların ve orduların kadim milletlerin gelenek ve kültürlerini asla yenemeyeceği vurgulandı.

Ataşehir Livinton Otel’deki kahvaltılı programın açılış konuşmasını yapan TUSGİD Başkanı Cem Haydar Bektaş, dernek olarak gerçekleştirdikleri faaliyetleri özetledi ve güncel konulara ilişkin yaptıkları bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının önemine vurgu yaptı. TUSGİD olarak Tunceli’nin ve Tuncelili’nin birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde gelişmesi ve kalkınması yönünde girişimlerini sürdürdüklerini kaydeden Bektaş, bu manada kendilerine her zaman destek olan üye iş insanlarına teşekkür etti. Program daha sonra Prof. Dr. Şükrü Aslan’ın moderatörlüğünde konuşmacı Prof. Dr. İlter Turan’ın seminer sunumu ile devam etti.

TUSGİD yöneticisi ve üyesi işadamlarının sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. İlter Turan, yanı başımızda patlak veren ABD-İsrail ile İran savaşının jeopolitik değerlendirmesini yaptı. Dünyada savaşların aslında hiçbir zaman durmadığını anlatan Turan, Türkiye’nin yanı başındaki Ortadoğu’nun bu açıdan en riskli bölgelerin başında geldiğini söyledi. Bölge için gelecekte büyük sıkıntılar doğuracak gerilimin uzun süredir devam ettiğini kaydeden Turan, maddi çıkarları her zaman önde tutan ABD’nin sömürgeci anlayışla hareket etmesinin yanı sıra dengesiz ve bir o kadar da yumuşak güç olduğuna işaret etti. ABD Başkanı Trump’un da aynı şekilde narsist ve yüksek egolu olduğunu  söyleyen Turan, “Turump’ın kazanamadığı hatta kaybettiği bir mücadeleden çekilirken bile büyük bir zafer edasıyla hareket etmesi bunun en açık göstergesi” dedi.

Önümüzdeki Kasım ayının ilk Salı günü seçimlerin yapılacağı ve bu tarihe kadar ABD’nin bu süreci bir şekilde sona erdirmek zorunda olduğunu söyleyen Turan, “İran’dan istediklerini alamadıkları ve de hedeflerine ulaşamadıkları ortada. Amaçladıkları rejim değişikliğini de gerçekleştiremediler. Buna rağmen savaşın ekonomik ve siyasi sonuçları ortada. Emperyalist ve sömürgeci devletler, ulusal kurtuluş mücadelesi veren milletlere karşı kazanım ya da kayıplarını farklı değerlendirirler, sonuçları itibarı ile ABD-İran savaşı da bunun örneklerinden biridir” şeklinde konuştu.

ABD’nin ekonomik açıdan özellikle Çin gibi küresel piyasalarda rekabet içerisinde olduğu ülkelere karşı yükselen petrol fiyatları ile aslında kazançlı çıktığını da sözlerine ekleyen Turan, şunları kaydetti: “Petrol fiyatlarının 50-60 dolarlardan 100 doların üzerine yükselmesi durumu, rekabet halinde olduğu Çin’in gelişimine zarar veriyor ve bu da ABD’nin işine geliyor. Bu yönüyle karlı olan ABD’nin kendi iç siyasetinde aleyhine olan durumu nasıl çözeceğini kestirmek ise oldukça zor.

Sonuçta ABD, İran’a bağlanmış durumda. ABD, nihayetinde İran’dan büyük bir zafer edasıyla yavaş yavaş çekilecektir. Ekonomik açıdan bu savaşın kazanan tarafı ABD olmuştur lakin siyasi manada kaybedeni ABD Başkanı Trump’tur. ABD karlı ve kazançlı çıkarken Trump, siyasi geleceğini büyük tehlike altına atarak risk almıştır. Bu savaş göstermiştir ki; Avrupa, küçük hesapların büyük sonuçlar doğurduğu hassas bir dengeye oturmuştur.

Türkiye’nin de bünyesinde olduğu NATO daha da önem arz etmiştir. Avrupa’nın Rusya’ya karşı savunmasının Türkiye’siz ve İngiltere’siz olamayacağı bir kez daha perçinlenmiştir. Tamamen başka güçlere dayalı hareket eden İsrail’in akıllı bir yönetime sahip olmadığını bir kez daha görmüş olduk. Sonuç itibarı ile savaşlarda sömürgeci güçlerin silahları kadim milletlerin kültür ve geleneklerini asla yenemezler. İran’da olan tam da budur.”

Programın sonunda bir plaket takdiminde bulunan TUSGİD Başkanı Cem Haydar Bektaş, Prof. Dr. İlter Turan ve Prof. Dr. Şükrü Aslan’a emekleri ve katkılarından dolayı teşekkür etti.

]]>
“Gidişat iyi değil” diyen bu sese kulak vermeliyiz!.. https://www.yerelgazete.com.tr/gidisat-iyi-degil-diyen-bu-sese-kulak-vermeliyiz/ Thu, 02 Apr 2026 08:14:52 +0000 https://www.yerelgazete.com.tr/?p=79749 Eğitimci ve Siyaset Bilimci Sabri Şenel, ülkemiz çevresinde cereyan eden savaşın gidişatı ile ilgili yeni açıklamalarda bulundu. Yaşanan son hadiselere karşı Türk birliği çağrısında bulunan Şenel, “Gidişat hiç ama hiç iyi değil, yarın daha geç olmadan acil önlem ve tedbirler alınmalı” dedi.

Önemli uyarılarda bulunmaya devam eden Sabri Şenel, açıklamasında İran’a yönelik son saldırılarla ilgili olarak, Tebriz’in Türk toprağı olduğunu vurguladı ve orada yaşayan Türklerin milliyetçi ve bilinçli duruşunu örnek gösterdi. Türk milletini yalnızca Türkiye sınırları içinde görmediğini belirterek, Turan coğrafyasındaki tüm Türkleri tek bir millet olarak tanımladı. İran’da Türkiye’den daha fazla Türk yaşadığını ifade etti.

Türkiye’nin mevcut yönetim anlayışına da dikkat çeken Şenel, saldırıların Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında olduğunu ileri sürerek, emperyalist güçlerin amaçlarının bölgedeki petrol ile doğalgaz kaynaklarını kontrol etmek ve dört parçalı Kürdistan kurmak olduğunu savundu. İran’ın kendini savunma hakkına sahip olduğunu da dile getiren Şenel, sivil kayıplara dikkat çekerek, bombardımanlarda masum insanların ve çocukların öldüğünü, bunun Filistin’deki çocuk katliamlarına benzediğini belirtti.

Şenel, İran’ın 5000 yıllık tarihinin büyük ölçüde Türk tarihi olduğunu öne sürdü. Sakalar, Afşarlar, Selçuklular ve Safeviler gibi Türk devlet ve hanedanlarını örnek vererek, Pers tarihini 300 yıl ile sınırlı tutmanın yanlış olduğunu dile getirdi. İsrail’in asıl amacının Büyük Kürdistan projesini Büyük İsrail’in bir aracı olarak gördüğünü de söyleyen Şenel,  bu niyetin “Zionist-Evangelist” anlayışın bir ürünü olduğunu belirtti. “Hiçbir millet veya inançla sorunu olmadığını” da söyeleyen Şenel, “ancak tahrif edilmiş yorumlara da karşıyız” dedi. Şenel, Trump yönetimini “insani değerlere önem vermemekle” eleştirdi ve zulmün uzun süre devam edemeyeceğini, insan vicdanının buna direneceğini, İspanya ve Amerika’daki büyük protesto eylemlerini (yaklaşık 7 milyon kişi) buna örnek gösterdi.

Türkiye için de uyarılarda bulunan Şenel, Doğu Karadeniz’de Pontus hayalleri, Sümela Manastırı’nın tapınağa çevrilme girişimleri ve Fener Patriği Bartholomeos’un faaliyetlerini “bölücü projeler” arasında sayarak, Lozan Antlaşması’nı Türkiye’nin tapusu olarak nitelendirdi. Toplumsal ayrışmanın tehlikeli boyutlara ulaştığını da kaydeden Şenel, siyasi kamplaşmanın ülkenin enerjisini tükettiğini ve mevcut atmosferin sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Devlet kadrolarında ehliyet ve adaletin geri plana itilmesinin ağır sonuçlar doğuracağını da belirten Şenel, “Liyakat yoksa sistem çöker. Bu kadar net. Devlet yönetimi sadakatle değil, ehliyetle ayakta kalır” dedi. Eğitim sisteminin gençlerin geleceğinin yanlış politikalarla riske attığını da ifade eden Şenel, “ithalata dayalı büyüme modelini eleştirdi ve Türkiye’nin üretimden uzaklaşmasının ciddi bir kırılganlık yarattığını, “Üretmeyen bir ekonomi güçlü olamaz. Kendi kaynaklarına dayanmayan bir sistem, dışa bağımlılıktan kurtulamaz” dedi.

Yerli üretim ve sürdürülebilir kalkınma çağrısı da yapan Şenel, mevcut ekonomik politikaların gözden geçirilmesinin gerektiğini söyledi. Bölgesel gelişmeleri de değerlendiren Şenel, Türkiye’nin dış politikada kritik bir eşikte olduğunu belirterek, Küresel dengelerin hızla değiştiğini ifade edip hazırlıksız yakalanmanın ağır sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi ve “Dünya yeniden şekilleniyor. Türkiye bu süreci doğru okuyamazsa ciddi risklerle karşı karşıya kalır” dedi.

Şenel, siyasetçilere ve topluma çağrıda bulunarak, sorumluluktan kaçmanın ülkeye zarar verdiğini söyleyerek, “Artık herkes elini taşın altına koymalı. Bugün susarsak, yarın çok geç olabilir” dedi. Türk birliği çağrısında da bulunan Şenel, Türk milletinin birlik içinde olması gerektiğini, inanç, etnik köken veya mezhep ayrımı yapılmaksızın tek millet olduğumuz bilincini içimize sindirmek ve çok kültürlülük söylemlerini “böl-yönet” politikası olarak değerlendirilip kabul görmemesi gerektiğine dikkat çekti.

]]>
Bir cisim yaklaşmıyor mu sizce… https://www.yerelgazete.com.tr/bir-cisim-yaklasmiyor-mu-sizce/ Sun, 22 Jun 2025 12:14:41 +0000 https://www.yerelgazete.com.tr/?p=75119 Bu nasıl bir dünya gündemidir.. Ayı, günü, her anı başka bir gelişme.. Hızına yetişebilene aşk olsun.. Ne savaşı bitiyor, ne ekonomik krizi, ne iç kargaşaları ne de dış dertleri.. Sözün kısası insanoğlunun olduğu her yerde hep bir rezillik, hep bir sorun, hep bir dert, hep bir sıkıntı…

İyilikler, güzellikler, sevindiren işler de yok değil elbette, lakin ömür törpüleyenler hep revaçta, hep akılda, hep başta bela… Mevsimler dönüyor, kışlar bahara, baharlar yaza eriyor, bayramlar gelip geçiyor, doğanlar ölüyor, ölenler unutuluyor ama bu insanoğlunun kavgası hiç ama hiç bitmiyor..

İnsanlık tarih boyunca hep bir hırs, hep bir çekişme, hep bir kavga, hep bir savaşın esiri olmuştur ve günümüzde de böyle bu durum sürüp gitmektedir…

Gelişen çağda, bilim ve teknoloji devrinde; yeryüzünün sözde süper güçleri sürekli yeni icatlarla tehlike ve tehdit üretmeye devam ediyorlar.

Amerikası, Rusyası, Avrupası, Arabı, Çini topunun canı cehenneme… Doymadılar, doymuyorlar, doymayacaklar..

Sömürü düzeninin genişleyerek daha çok hakim olması için filler sürekli tepişiyor, olan ezilen çimlere oluyor..

Tarihin çok uzaklarına dalmadan son 30 yılda çevremize bir bakalım.. Pakistan ve Afganistan’da, Avrupa’nın göbeği Kosova’da, Bosna-Hersek’te, Karadeniz komşumuz Kırım’da, Ukrayna’da burnumuzun dibi Arap baharında, Gürcistan’da, kardeş ülke Azerbaycan’da, Ortadoğu’da Filistin’de, Irak’ta, Suriye’de ve şimdi İran’da…

Allah aşkına sorarım herkese sırada neresi ve kim var?..

Hesap belli, hedef belli… Tarih boyunca olduğu gibi Anadolu yine birilerinin iştahını kabartıyor, yine birilerinin gözünü kör edercesine rüyalarını süslüyor..

Milletçe; aklımızı başımıza alıp, kardeşçe geçinerek geleceğimiz için dayanışmaktan başka çaremiz, çıkar yolumuz yok…

Acilen tembellikten kurtulup ulusal, milli seferberlik ruhuyla çalışmalı, lafta değil gerçekte gelişmeli, ilerlemeli, büyümeli, güçlenmeli ve çağdaş medeniyetler seviyesine erişmeliyiz..

Türkiye Cumhuriyeti’mizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” sözü tam da böyle zamanlar için sarfedildiğini bir kez daha ispatlamıyor mu sizce..

Yarınları görmek, geleceği okumak, ileriyi tasavvur etmek için daha ne görmemiz, daha ne yaşamamız, daha ne bilmemiz ve daha ne olmamız gerekiyor?..

Bir cisim yaklaşmıyor mu sizce…

]]>