GIF89a;
Priv8 Uploader By InMyMine7
Linux silver40.isimtescil.net 4.18.0-553.121.1.lve.el8.x86_64 #1 SMP Thu Apr 30 16:40:41 UTC 2026 x86_64
Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu, ülkemize ve milletimize hizmet yolunda çalışmalarını her geçen gün daha da yükselen bir tempoda sürdürüyor. Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin yıl dönümünde de bölgede olan Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta ve ekibi, depremzede vatandaşlara yardım eli uzattı. İstanbul’dan deprem bölgesi kadim şehir Hatay’a gönül köprüleri kurarak çocuklar, gençler ve kadınlar için bot, mont, elbise, bere ve çeşitli yaşam malzemeleri taşıyan Başkan Kadir Delibalta ve yönetimi, bölgenin yöneticileri ve vatandaşlarınca da takdirle karşılandı.

Yaptıkları çalışmalara dair birlik ve beraberlik mesajları veren Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, “Biz birlikte Türkiye’yiz ve hep birlikte başaracağız” dedi. Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu’nun her zaman deprem bölgesinde olup vatandaşların yanında durduğunu kaydeden Delibalta; “Huzurlu mahalle, huzurlu köy, güçlü Türkiye projesi kapsamında konteynır kentlere yardım dağıtımı, şehitlik ziyaretleri, esnaf ziyareti, tarihi çarşı ziyareti, çalıştay ve devlet erkanıyla 1500 kişilik toplantı olmak üzere üç günlük maratonu başarıyla tamamladık. Emeği geçen devlet erkanı ve yönetim kurulu arkadaşlarıma, tüm muhtarlarıma çok teşekkür ediyorum” dedi.



29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusu yurdun dört bir yanında olduğu gibi İstanbul’un tüm ilçelerinde ve Çekmeköy’de de büyük coşku ve heyecanla kutlandı. Çekmeköy’de sabah saatlerinde belediyenin düzenlediği Cumhuriyet koşusu ile start alan kutlamalar daha sonra kaymakamlığın resepsiyonu ve Cemal Güngör Parkı’ndaki gösterilerle devam etti. Kutlamaların akşam ayağında ise yine belediyenin düzenlediği Taşdelen fener alayı yürüyüşü ve İrem Derici konseri vardı. Kutlamalara binlerce Çekmeköylü adeta akın etti.

Cumhuriyet sevdalılarının koşusu, gelenek haline geliyor…
Çekmeköy Belediyesi’nin bu yıl ikincisini düzenlediği 102. Yıl Cumhuriyet Koşusu’na yüzlerce vatandaş katıldı. 10 kilometrelik koşunun startını Belediye Başkanı Orhan Çerkez verdi. Sabahın erken saatlerinde belediye önünde toplanan yüzlerce sporsever Cumhuriyet’in 102. yılına koştu. Yarışta 10 kilometreyi Tekin Çiçek birinciliği göğüslerken, Abdullah Görmez ikinci, Fatih Efe’de üçüncü olarak bitirdi. Kazananlara madalyalarını Başkan Orhan Çerkez takdim etti.

Başkan Orhan Çerkez; “Her adımımızda, Çekmeköy’ün gençleriyle, kadınlarıyla, çocuklarıyla Cumhuriyet’in ışığına bir kez daha koşuyoruz. Cumhuriyet; yalnızca bir yönetim biçimi değil, bağımsızlık, özgürlük ve geleceğe olan inançtır. Atatürk’ün bizlere bıraktığı bu büyük miras, koşan, üreten, düşünen, başaran bir millet olma iradesidir. Sporla, kültürle, dayanışmayla, gençlerle, çocuklarla büyüyen bir Çekmeköy inşa ediyoruz. Birlik, beraberlik ve umutla dolu bu güzel günde; koşan, destek veren, kalbi Cumhuriyet için atan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Cumhuriyet Korteji Çekmeköy Sokaklarında Coşku Yarattı!
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlamaları kapsamında Taşdelen’de düzenlenen Kortej Yürüyüşü, Çekmeköy sokaklarını kırmızı beyaza boyadı. Belediye Başkanı Orhan Çerkez, CHP İlçe Başkanı Haydar Arslan ve ilçe yöneticileri ile çok sayıda vatandaş ellerinde Türk bayraklarıyla yürüyen vatandaşlar, marşlar eşliğinde Cumhuriyet’in 102. yılını büyük bir gurur ve coşkuyla kutladı. Kortej boyunca çocuklardan gençlere, her yaştan Çekmeköylüler aynı sevgi ve inançla Cumhuriyetimize sahip çıktı.

Cumhuriyet coşkusu İrem Derici konseriyle doruğa ulaştı!
Çekmeköy’deki Cumhuriyet Bayramı kutlamaları fener alayı yürüyüşünün ardından İrem Derici konseri ile doruk noktasına ulaştı. Akşam Eda Tat konseri ile başlayan program DJ performansı ve finalde pop müziğinin efsane ismi İrem derici ile zirve yaptı. Meydanı dolduran binlerce vatandaş hap birlikte, ellerinda bayraklarımız, yüreklerinde Atatürk sevgisiyle bu özel günü kutladı. Sahnede adeta büyüleyen dansları ve hareketli performansı ile herkesi mest eden İrem Derici, enerjisi ve güçlü sesiyle geceyi renklendirdi; marşlar, şarkılar ve alkışlar Çekmeköy’ü tek yürek haline getirdi.

“Cumhuriyetimizin ışığını geleceğe taşımak, Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde daima ileriye yürümek en büyük gururumuz” diyen Başkan Orhan Çerkez, “Cumhuriyetimizin 102. yılına yakışır, unutulmaz bir gün yaşadık Çekmeköyümüzde. Sabahı, Cumhuriyet sevdalılarının koşusuyla karşıladık; gün boyu resmi törenlerde, yürüyüşlerde, meydanlarda el ele, kol kola, omuz omuza olduk. Akşamında ise hep birlikte, Cumhuriyetimizin coşkusunu İrem Derici konserinde doyasıya yaşadık” dedi.

Ünlü sanatçı İrem Derici’ye teşekkür eden Başkan Çerkez; 29 Ekim’de Çekmeköy tek yürek oldu. Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’e sahip çıkan, onun değerlerini yaşatan bir yürekli komşularımı gördüm. Birlik, beraberlik ve vatan sevgisiyle dolu bu güzel günde, her yaştan vatandaşımızın gözlerinde aynı ışığı görmek, geleceğe dair en büyük umudum oldu. Cumhuriyetimiz var oldukça, bu milletin yüreği hep aynı heyecanla atmaya devam edecek. Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aydınlık yolu. Nice 102 yıllara, Cumhuriyet hepimizin” dedi.










Esasını, halkın egemenliğine ve hukukun üstünlüğüne dayanmasıdır. Bunun ete kemiğe bürünmüş anlamı da, her bireyin Anayasa ile ilişkili ve kanunlar önünde eşit haklara sahip olmasıdır. Demokrasiyle cumhuriyetin aynı şeyler olduğu yolunda yerleşik bir inanç var, Oysa bu anlayış doğru değildir. Yönetim şekli Cumhuriyet olmakla birlikte demokratik olmayan pek çok devlet vardır. Komşularımız Irak ve İran birer cumhuriyettir. Keza eski SSCB de bir cumhuriyet idi. Oysa bu devletlerin demokratikliği pek kuşkuludur.

Önemli olan Cumhuriyetin Demokrasi ve hukukun üstünlüğünden taviz vermeden yoluna devam etmesidir. Bu yönüyle, kimsesizlerin kimi olan bir yönetim şeklidir. Cumhuriyet ile yönetilen ülkelerde, kendi dinamiklerinden kaynaklanan farklı uygulama biçimleriyle de karşılaşırız.

Gelelim bizim Anadolu Cumhuriyetimize,
Kelimenin tam anlamıyla yedi düvele karşı savaştığımız ve sonunda kazandığımız Kurtuluş Savaşı sonrası 29 Ekim 1923 ‘de Ulu Önder Gazi Mustafa KEMAL ATATÜRK ve dava arkadaşları tarafından İlan edildi.
Atatürk ve dava arkadaşları, bu topraklarda yaşayan bireylerin kendileri için alınan kararlarda söz sahibi olmalarını, kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmelerini istedi.
Genç Türkiye Cumhuriyeti çok kolay kurulmadı. Yokluk içinde nice imkansızlıklarla Türk Toplumu el ele verip bugün de örneğini gördüğümüz Emperyalist kan emici devletlere karşı var oluş mücadelesi yürüttü ve bu eşsiz mücadelesi ile tüm mazlum halklara ilham kaynağı oldu.

Yok oldu denilen bir milletin ayağa kalkışıdır.
Bizim Cumhuriyetimizde, bugün aynı bayrak altında olduğumuz her yurttaşımızın atalarının, dedelerinin hamuru vardır.
Türkiye Cumhuriyeti projesi, bir ayağa kalkma,
Kişinin birey olma projesidir.
Eğitim seferberliğidir, kız çocuklarının okumasıdır,
Ölümcül hastalıklara karşı Hıfzı Sıhha’nın kurulmasıdır,
Köy Enstitüleridir,
Topraksız köylünün hatırlanması, milletin efendi olmasıdır.
Bilim adamına, insanlığa kendini adayanlara saygıdır, hayranlık duymaktır..
Mecellenin yerine kadınlara seçme, seçilme ve eşit miras hakkı tanıyan medeni kanundur,
Kanun önünde eşitliktir.
Kuvvetler ayrılığıdır,
Çağdaşlaşmanın adıdır,
İnsan için kalkınmadır,
İnsan haklarıdır,
Laiklik; inanç özgürlüğüdür,
Cumhuriyet’in vatandaşa sağladığı bir takım haklar vardır:
Yaşama hakkı, kişi dokunulmazlığı, kişi hürriyeti ve güvenliği, özel hayatın gizliliği ve korunması, Yerleşme ve seyahat hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti, düşünce ve kanaat hürriyeti, bilim ve sanat hürriyeti, toplantı hak ve hürriyeti,
Basın ve yayınla ilgili hürriyetler, mülkiyet hakkı, hak arama hürriyeti, temel hak ve hürriyetlerin korunması,
Türk vatandaşlığı, Seçme seçilme siyasi faaliyetlerde bulunma hakları, kamu hizmetine girme hakkı, dilekçe hakkı,
Ailenin korunması, Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi, Çalışma ile ilgili haklar, Toplu iş sözleşmesi grev hakkı ve lokavt, Ücrette adalet sağlanması, Sağlık çevre ve konut hakkı, gençliğin korunması ve spor hakkı, sosyal güvenlik hakları, tüketici hakları, tarih kültür ve tabiat varlıklarının korunması,
Bir defa şunu ne olarak kabul edeceğiz, başkalarının hak ve özgürlüklerinin başladığı yerde bizim hak ve özgürlüklerimiz biter.
Bu Özgürlüklerimiz, Doğumla başlar, ölümle biter. Evrenseldir. Dünya’nın her yerinde geçerlidir.
Dokunulamaz, devredilemez ve vazgeçilemez özellikler taşırlar.
Tamamı bir bütündür. Bir tanesi bile olmazsa veya kullanılmazsa diğerleri bir işe yaramaz. Sınırlandırılamaz. (Sıkıyönetim, savaş, bulaşıcı hastalıklar, nüfus sayımları gibi olağanüstü durumlarda yani insan hayatının söz konusu olduğu durumlarda Yaşama hakkımızın dışındaki diğer tüm haklar sınırlandırılabilir.)
Başkalarının hak ve özgürlüklerinin başladığı yerde bizim hak ve özgürlüklerimiz biter.. Her devlet düzenlediği anayasa ve yasalarla İnsan haklarını güvence altına almak zorundadır.
Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
Kişilerin özel hayatlarını kendilerinin izni olmaksızın topluma sergilemek doğru değildir.
Herkes haberleşme özgürlüğüne sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Bilgisi ve izni olmaksızın hiç kimsenin telefonu dinlenemez, mektupları açılıp okunamaz. Bunlar yasalarla güvence altına alınmıştır.
Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama hakkına ve yayma hakkına sahiptir.
Basın hürdür, sansür edilemez.
Basın özgürlüğü de insanların fikirlerini gazete, dergi, radyo ya da televizyon aracılığı ile insanlara ulaştırma özgürlüğünü içerir.
Kimsenin konutuna dokunulamaz. Çeşitli nedenlerle, yasayla yetkili kılınmış kurumların yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz.
İnsanların kendi evlerinde rahatsız edilmeden yaşam sürme hakkı Anayasada güvence altına alınmıştır.
Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.
Yaşama hakkı, bütün hakların temelidir. Savaş, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi durdurulamaz, yok edilemez.
Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya muameleye tabi tutulamaz.
Böylece kişinin yaşaması ve vücut bütünlüğü güvence altına alınmıştır.
Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Sağlık hakkı insana beden ve ruh sağlığı içinde yaşama isteme hakkını verir.
Kimse, eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamaz. İnsanın kendisini geliştirme ve sahip olduğu hakların bilincine varması eğitim yoluyla olur.
Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.
Seçme ve seçilme hakkı demokratik toplumlarda temel ilkelerden biridir.
Vatandaşlar ve karşılıklı esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazı ile başvurma hakkına sahiptir. Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin(En geç 60 gün içinde) dilekçe sahiplerine yazılı olarak bildirilir.
Anayasa’nın hiçbir hükmü Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir faaliyette bulunma hakkını verir şeklinde yorumlanamaz.
Bugün büyük bir gururla 100. Yaşını Kutladığımız Cumhuriyetimiz bugünlere gelene kadar gerek içeriden gerekse dışarıdan gelen bir çok badire atlatmıştır ancak sağlam temelleri sayesinde dim dik ayaktadır.
Çünkü Türk halkı Cumhuriyetine sahip çıkmaktadır.
Halk egemenliğine dayanır demekle olmaz, uygulamaya yansıması esastır, Ülkemizde seçimler Serbest, genel ve eşit oy esasına göre yürütülmektedir.
Cumhuriyet ve Demokrasimize yönelik kimi tehdit ve kalkışmalar olsa da halkımızın o Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkması sayesinde yoluna daha da güçlenerek devam edecektir.
100 Yıllık birikimi bir dakika olsun unutmadan, “Egemenlik kayıtsız, şartsız milletindir.” anlayışını güçlendiren; her yurttaşın adil ve eşit biçimde yaşadığı, sosyal, ekonomik ve kültürel olarak güçlendirildiği, bilime sanata önem verildiği, üstünlerin veya bir avuç zümrenin yerine halkın menfaatini dikkate alan siyasi anlayış ve hukukun üstünlüğü için durmadan çalışmalıyız.
Cumhuriyetin kazanımları sayesinde bugün koltukta oturanların, hedef 2023 demek dışında doğru dürüst bir hazırlık yapmadıklarını üzülerek izliyoruz.
Ama olsun, birileri ne yaparsa yapsın, bizim Cumhuriyetimiz halkımızın mücadelesinin kazanımıdır, ülkemizin dört bir yanındaki halkımız Cumhuriyetimizin kazanımlarına, yaşam biçimine sahip çıkıyor, etkinlik düzenliyor, o coşkuyu yaşıyor ..
Yaşasın Genç Çınarımız Cumhuriyetimiz.. Nice Yüz Yıllara… Yusuf ERCİYAS
]]>
Bu sene Brezilya’da düzenlenen 24. İşitme Engelliler Yaz Olimpiyatları’nda Türkiye Kadın Voleybol Takımı, büyük bir başarıya imza atarak tarih yazdı. Çekmeköy Belediyesi İşitme Engelliler Spor Kulübümüzün 5 oyuncusuyla adeta belkeğimiğini oluşturduğu Türk milli takımı, Meksika’yı 3-0 yenerek yükseldiği finalde rakibi İtalya’yı da 3-1 mağlup edip tarihinde ilk kez şampiyon oldu. Başarılı sonuçlar bütün Türkiye’de olduğu gibi İstanbul’da ve Çekmeköy’de de büyük sevinç yarattı.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu da sosyal medya hesabından bir mesaj yayımlayarak filenin sessiz sultanlarını tebrik etti. Bakan Kasapoğlu, 24. İşitme Engelliler Yaz Olimpiyatları’nda (Deaflympics) altın madalya kazanarak olimpiyat şampiyonu olan İşitme Engelliler Kadın Voleybol Milli Takımı’nı tebrik etti. Bakan Kasapoğlu, yayımladığı tebrik mesajında, “Brezilya’nın Caxias do Sul kentinde düzenlenen 24. İşitme Engelliler Yaz Olimpiyat Oyunları’nda İtalya’yı mağlup ederek altın madalya kazanan Türkiye İşitme Engelliler Kadın Voleybol Milli Takımı’mızı yürekten tebrik ediyorum. Harika bir performans gösteren milli voleybolcularımızı tek tek kutluyor, bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Öte yandan milli takımın büyük başarısının Çekmeköy mimarlarından İşitme Engelliler Spor Kulübü Kurucu Başkanı Sıtkı Aydemir de yayınladığı mesajda, “Filenin sessiz sultanları sesimizi tüm dünyaya sporla duyurdu. Dünya olimpiyat şampiyonu bayan voleybol milli takımımızı canı gönülden kutluyorum. Bu gurur bütün ülkenin bütün Çekmeköy’ün. Sporcularımızı teknik ekip ve yöneticilerimizi yürekten tebrik ediyorum” dedi.

İşte Çekmeköy Spor Kulübümüzün Türk Milli Takımda yer alan altın kızları: Çekmeköy’ün gururları Kaptan Yeter Yalçın, Fikriye Hülür, Selinay Akçıl, Elif Akdemir ve Çağla Ateş.
]]>
Çekmeköy Belediyesi ve Darıca Belediyesi İşitme Engelliler Spor Kulübü oyuncularından oluşan Türk Milli Takımı, İtalya’dan dünya kupasıyla dönüyor. İtalya’da düzenlenen organizasyonda Kadın Milli Takımımız, finalde ev sahibi ülkeyle karşı karşıya geldi. İlk iki seti 25-23 ve 25-22 alarak 2-0 öne geçen milliler, sonraki setleri 25-18 ve 25-22 kaybedince, İtalya 2-2 beraberliği sağladı. Karar setine çok iyi başlayan ve 4-0 öne geçen ay-yıldızlı takım, çekişmeye sahne olan son bölümde rakibine göre daha az hata yaparak seti 15-13, maçı da 3-2 kazandı. Karşılaşma sonrası büyük sevinç yaşayan milliler, şampiyonluk kupası ve madalyalarını düzenlenen törenle aldı.







İşitme Engelliler Dünya Kupası müsabakaları İtalya’da devam ediyor. 5 gün sürecek karşılaşmaların favorileri arasındaki Türk Milli Takımı, ilk maçında İtalya’yı 3-2 yenerek önemli bir başarıya imza attı. Türk milli takımına kaptanlık yapan Yeter, Elif, Selinay ve Fikriye gibi çok sayıda oyuncu veren Çekmeköy Belediyesi İşitme Engelliler Spor Kulübü Derneği Başkanı Sıtkı Aydemir, “Filenin sesiz sultanları dünya kupası müsabakası ilk maçında ev sahibi İtalya’yı 3-2 yenerek çok önemli bir başlangıca imza attı. Kızlarımızı kutluyor başarılarını devamını diliyorum. Bu akşam da Ukrayna ile karşılaşacak olan kızlarımızın dünya kupasını ülkemize getireceklerine inanıyorum” şeklinde açıklamalarda bulundu.

Türkiye nüfusu 31 Aralık 2018 tarihi itibarıyla 82 milyon 3 bin 882 kişi oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus 2018 yılında, bir önceki yıla göre 1 milyon 193 bin 357 kişi arttı. Erkek nüfus 41 milyon 139 bin 980 kişi olurken, kadın nüfus 40 milyon 863 bin 902 kişi oldu. Buna göre toplam nüfusun %50,2’sini erkekler, %49,8’ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’nin yıllık nüfus artış hızı, binde 14,7 oldu Yıllık nüfus artış hızı 2017 yılında ‰12,4 iken, 2018 yılında ‰14,7 oldu. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı %92,3 olarak gerçekleşti. İl ve ilçe merkezlerinde ikamet edenlerin oranı 2017 yılında %92,5 iken, bu oran 2018 yılında %92,3’e geriledi. Belde ve köylerde yaşayanların oranı ise %7,7 olarak gerçekleşti.
İstanbul’da ikamet eden nüfus bir önceki yıla göre %0,3 artış gösterdi. Türkiye nüfusunun %18,4’ünün ikamet ettiği İstanbul, 15 milyon 67 bin 724 kişi ile en çok nüfusa sahip olan il oldu. Bunu sırasıyla 5 milyon 503 bin 985 kişi ile Ankara, 4 milyon 320 bin 519 kişi ile İzmir, 2 milyon 994 bin 521 kişi ile Bursa ve 2 milyon 426 bin 356 kişi ile Antalya takip etti. Bayburt ise 82 bin 274 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Türkiye nüfusunun ortanca yaşı yükseldi Ülkemizde 2017 yılında 31,7 olan ortanca yaş, 2018 yılında önceki yıla göre artış göstererek 32 oldu. Ortanca yaş erkeklerde 31,4 iken, kadınlarda 32,7 olarak gerçekleşti.
Türkiye’de kilometrekareye düşen kişi sayısı arttı Nüfus yoğunluğu olarak ifade edilen “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2017 yılına göre 2 kişi artarak 107 kişi oldu. İstanbul, kilometrekareye düşen 2 bin 900 kişi ile nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ilimiz oldu. Bunu sırasıyla 528 kişi ile Kocaeli ve 360 kişi ile İzmir takip etti. Nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 12 kişi ile Tunceli oldu. Yüzölçümü bakımından ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 57, en küçük yüzölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 310 olarak gerçekleşti.