• kulemak

logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort

Bağımlılık indeksinin galibi bilgelik…


Deniz KALENDERGİL
denizkale@gmail.com

Biz her ne kadar bunu istemesek de, kaçacak yerimiz yok… Yerimiz dar demiyorum… Köşeye sıkışmış durumdayız…

Nereden çıktı bu konu, demeyin. Özellikle hayatımızın bu denli hızlı değiştiği ve geliştiği bir ortamda, çağımızın hastalığıdır bağımlılık…

Hadi biraz beyin fırtınası yapalım ve birlikte bağımlılık indeksi oluşturalım. Bakalım bizleri bu hayatta bağımlı kılan unsurlar nelermiş… Teker teker analiz edelim.

Birileri fişimizi çekse acaba ne olurdu? Hiç düşündünüz mü? Sanırım yaşamamıza gerek kalmazdı. Neden mi? Çünkü yaşam diye bir şey kendiliğinden ortadan kalkardı. Bence indeksimizin başköşesine enerjiyi oturtabiliriz. Elektrik ve ona bağlı gelişen enerji kaynakları…

Elektrik bizler için nefes almak kadar önemli… Oturduğumuz evden okuduğumuz okula, iş yerimizden hastanelere kadar her alanda bağımlıyız elektrik denen illete. Kaynağı bizde olmayan illettir elektrik. Asıl tehlike de bu zaten. Bizde olmayıp da bu denli bağımlı olmak insanın içini acıtıyor. Bu nedenledir ki; birileri fişimizi çekerse, elimiz kolumuz bağlı. Çünkü bağımlıyız, kökten bağımlı ve yapacak hiçbir şeyimiz yok…

10 yıldır iletişim modelimizde gözle görülür bir değişim söz konusu… Yiyecek bir dilim ekmek bulamayan ülke insanları bile, konu sanal alem olunca, ne yapıp edip bu aleme akıyor. Artık hepimiz sanal alemin birer oyuncusuyuz. İndeksimizin ikinci sırasına interneti oturtuyoruz.

Kendi mesleğim olan gazetecilikten bir örnek vereyim. Bundan 15 – 20 yıl önce internet hayatımızda yoktu veya bu denli kullanılmıyordu. Basın toplantılarına gider, işimiz bitince bir telefon kulübesi bulur ve daha önceden temin ettiğimiz jetonları birer birer yuvaya atarak, ofiste müsait olan arkadaşımıza, toplantı esnasında aldığımız notlardan derlediğimiz haberimizi yazdırırdık.

Şimdi öyle mi? Hayır. Basın toplantısına laptop veya tablet bilgisayarları ile gelen gazeteci arkadaşlarımız, eğer çalışmak istiyorlarsa tabi, o an bilgisayarına not alıp, haberini elektronik posta yolu ile haber merkezine gönderebiliyor.

Hele internet medyası çalışanı iseniz, işiniz çok daha kolay. Çünkü toplantı esnasından oluşturulan haberinizi anında internet sitenizde yayına alabiliyorsunuz. Yani artık haberi almak veya bilgi sahibi olmak için ertesi günü beklemeniz gerekmiyor… İnternetin gücü hayatımızın her noktasında kendini belli ediyor…

Yatarken üstümüzü örtmeye bile eriniriz bazen, ama onsuz yatamayız. Uykularımız kaçar. Eşimizden vazgeçer, ama ondan asla vazgeçemeyiz. Bilin bakalım, bağımlılık indeksimizin üçüncü sırasında ne var? Hemen söyleyeyim… Cep telefonları…

Her şeyimizi onla yapıyoruz. Hem konuşuyoruz ve sohbet ediyoruz hem de oyun oynuyor ve alışveriş yapıyoruz. Bundan daha kralı var mı? Bence yok…

Cep telefonları hayatımıza girmeden önce hepimiz ya evde ya da iş yerinde dikilir, telefon çaldığında heyecandan ne yapacağımızı şaşırırdık. Çok sık arayan da olmazdı zaten. Ya yanlış aranırdık ya da uzak diyarlardan birileri bizi hatırlar ve heyecanımızı artırırdı. Şimdi öyle mi… Soruyorum sizlere, kaçınızın evinde ev telefonu var? Peki kaçınız ev telefonunuzla iletişim kuruyorsunuz? Peki ev telefonunuzdan sizi arayan birileri var mı? Yanıtları tahmin edebiliyorum…

İş yerleri için sabit telefon gerekli olabilir. Kurumsal açıdan bu olmazsa olmazdır belki. Ama akşamdan akşama sadece yatmak için kullandığımız evler için bu gereklilik ortadan kalkmış durumda. Hayatı tespih yapmış insanların iletişim aracıdır cep telefonları. Her an ulaşılabilir olmak her zaman iyi olmasa da, cep telefonları bağımlılık indeksimizde hak ettiği yerdedir.

Valla sizleri bilmem ama, bana göre insanoğlunun, hele ki; Türk insanının bağımlı olmadığı tek şey var… O da bilgelik… Her şeyi biliriz. Anlamadığımız hiçbir şey yok. Muhakkak her şeye bir önerimiz, bir fikrimiz vardır.

Bilgelik olgunluğu gerektirir ve tecrübeye saygıdan geçer. Ama maalesef ki; bu ülkede bilen insanlara saygımız yok. En küçüğümüzden en büyüğümüze kadar bu böyle…

Keşke elektriğe, internete ve cep telefonlarına bu denli bağımlı olacağımıza, azıcık da olsa bilgiye ve bilgeliğe bağımlı olsaydık. İşte o zaman birileri fişimizi çekerse diye kara kara düşünmez, bilgelikle tüm bağımlılıkları lehimize çevirebilirdik. Geç mi kaldık? Takdir sizin… Sevgiler…

Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • DEPREMİ YİNE UNUTTUK DEPREMİ!..

    28 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Bu kez de salgın var diye depremi iyice unutur olduk. 99’daki büyük depremden bugüne elle tutulur, gözle görülür ne yaptık, neler yapabildik? Ufak tefek dokunuşların dışında çok da fazla bir şey yaptığımız söylenemez. Yine 17 Ağustos’u törenlerle andık, sirenler çaldık, falan filan... Bu ülkede deprem olmadan gündeme gelmiyor. Her deprem sonrasında uzmanların ekranlara çıkıp 24 saat boyunca uyarılarından başka hatırlamaz olduk kaçınılmaz gerçeği. Japonya gibi deprem kuşağının tam üzerinde kurulan ülkelerin başardığı önlemleri hiç mi örnek a...
  • KURBAN BAYRAMINDA BÖREK VE TATLILARDAN KAÇIŞ YOK..

    29 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Öncelikle Tüm Herkesin Kurban Bayramını en kalbi duygularımla kutlarım. Bu Bayram biraz buruk geçiyor. Ülkemizde ve dünyada pandemi nedeniyle yayılan Covid-19 virüsü bayramı sevdiklerimizden uzak veya sosyal mesafe kurallarının olacağı dokunmaktan uzak bir bayram. Bayramın gelmesiyle beraber tatlılar yapıldı, en lezzetli şekliyle anne dolmaları yapıldı, ikramlık şekerler alındı. Peki ama nasıl beslenmeli?.. Bayram sabahı bol renkli mevsim yeşilliklerinin olduğu hafif bir kahvaltıyla güne başlamak, gün içerisinde kan şekerinizi dengeleye...
  • EMLAK VE KONUT İŞLERİNDE FURYA!..

    26 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Konut ve emlak piyasası gayrimenkul sektöründe resmen furya var. Kredi faiz  oranlarının düşmesiyle birlikte; tavan yaparcasına yükselen fiyatlar ve fırsattan istifade sahtekarlar, alın teriyle helal lokma kazanan sektör temsilcilerine ne yazık ki gölge düşürüyor. Piyasa öyle bir hal almış ki; tüketici, ‘aman aman emlakçı mı’ diye kaçar olmuş adeta... Sahibinden ilanlar bile çoğu zaman aynı kötü niyetli kişilere çıkıyor. Kolay değil. İnşaat piyasasında 3-5 senedir yaprak kımıldamıyordu. 2005’ten 2015’e onca inşaat, onca yatırım yapıldı...
  • AKDENİZ DİYETİ VE HASTALIKLAR ÜZERİNDE ETKİSİ..

    14 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Akdeniz diyeti sağlık ve kronik hastalıklar üzerinde nasıl etki ediyor? Doymak için ye, sağlıklı olanı ye ve hareket et! Akdeniz diyeti sağlık ve kronik hastalıklar üzerinde nasıl etki ediyor? Hangi tür besinler tüketilmeli? Sağlıklı yaşamın sırrı: Akdeniz diyeti nedir? Her gün yazılı ya da görsel basında yüzlerce can kurtarıcı diyetler uçuşuyor. Bir kısmı gerçekten işinin ehli uzmanlar tarafından paylaşılan bu haberlerin birçoğu maalesef bilimsellikten uzak, tamamen maddiyata bağlı; insan hayatını hiçe sayan sözde yaşam kuralları ya...