• keyfi gurme
  • Bilgefil Anaokulu
  • altınemlak
  • Mustafa Birol Kalyoncu
  • Ümraniye Belediyesi

logo

reklam

ÇOCUĞUN KİŞİLİK GELİŞİMİNDE ANNE VE BABANIN ÖNEMİ..


Dr. N. Linda Fraim
linda@yerelgazete.com.tr

Uzun çabalar ve emekler sonucunda minicik bir bebeğin aranıza katılmasıyla aile olabilmek son derece mutluluk verici bir durumdur. Ne var ki, bebeğinizin doğmasıyla bir anda herşey değişir. Yaşam stili, hayat beklentisi, öncelikler, sorumluluklar, psikolojiler…yani, hayatınızın her açısı değişime uğramaya mahkumdur. Tabii çocuklar doğdukları zaman yanlarında bir “yetiştirme kılavuzu” ile doğmuyorlar.

lindaEğer  ilk çocuğunuz ise durumunuz daha da vahimdir,  neyi nasıl yapacağınızı, çocuğunuz hakkında nereden nasıl bilgi  edinceğinizi ve onu nasıl tutacağınız konusunda da bir gram fikriniz yoktur. Unutmayın ki annelik hissi içgüdüseldir,  annelik ve çocuk bakım becerileri ise öğrenilen birşeydir ve bunları gerek kendi anneninizden, gerek eşinizin annesinden, gerek anne-baba okullarından yada piyasada bulunan bilimum “anne ve bebek” konulu kitaplardan öğrenebilirsiniz. Temel bakım becerilerinin çeşitli yollardan öğretildiğini biliyoruz…

Peki, ya çocuğunuzun psikolojisi ile ilgili ne biliyorsunuz? Kabul ediyorum, çocuk psikolojisi ile ilgili çok güzel ve detaylı kitaplar var kitapçı raflarında ama çocuğunuz bu kitapların içinde yazan herşeyi yaşayacak ve size yaşatacak diye bir kaide yada kural yok. Unutmayın ki her çocuğun fiziksel gelişim dönemi aynı şekilde, ANCAK farklı hızlarda olur. Bunun için ebeveynliğin ilk adımında çocuğunuzu başka çocuklarla yada kendi çocukluğunuzla karşılaştırma yapmayın çünkü çocuğunuzun kendine ait bir kişiliği olduğunu unutmayın.

Kişilik kavramını göz önünde bulundurursak, bu çocuğunuzun fiziksel gelişiminin yanısıra gelişecek olan en önemli kavramlardan birtanesidir.  Öncelikle kişiliğin kısaca tanımını yapacak olursak, kişilik, bir insanı tanımlayan temel niteliklerdir, örneğin inatçı, açık sözlü, dışa dönük, girişken gibi. Bu özelliklerin bir kısmı genetik olarak aileden bize geçer. Bilmem hatırlarmısınız ama, hiç annenizden yada yakın bir ailenizden “aaa aynı baban gibisin” gibi laflar işittiniz mi? İşte o anda göstermiş olduğunuz kişilik niteliğiniz size döllenme sırasında genetik yapınıza kodlanmıştır.

Diğer bir yanda da çevrede yaşadığımız olaylar, gerek aileden gördüklerimiz gerekse sosyal çevreden gördüklerimiz, kişiliğimizin oluşumuna ve gelişimine katkıda bulunmuştur. Çocuklarımızın temel kişilik nitelikleri 5 ila 7 yaşları arasında netleşir ve oturmaya başlar. Bu temel niteliklerin gelişiminde en önemli rol ebeveynlerindir. Şüphesizdir ki ebeveynler çocuklarının gelişimleri için her türlü fedakarlıklarda bulunurlar. Ancak, çocuklar genelde annenin yada anneannenin gözetimi altında gelişmektedirler. Tabii ki anne sevgisi ve ilgisi son derece önemli, ancak çok önemli bir detayı da unutmamak gerekir: baba faktörü.

Çocuğun sağlıklı bir psikoloji ile büyümesinde, babanın da en az anne kadar önemli bir role sahip olduğunu hiç bir zaman göz ardı etmemek gerekir. Çocuklarımızın fiziksel gelişimi, herhangi bir tıbbi sorun yok ise, akışında doğal olarak gelişecektir ancak çocuklarımızın ruhsal gelişimi kendi halinde oluşan bir olgu değildir. Aile fertlerinin bireysel olarak değil bir bütün olarak yani birlikte çocuklarına ne kadar  ilgi gösterdikleri, nekadar ve ne şekilde oyun oynadıkları, nekadar bireysel sorumluluk verdikleri ya da vermedikleri ,doğru ile yanlışı nasıl  ayırt etmeleri gerektiğini öğrettikleri, nekadar ve ne şekilde sosyalleşme imkanı sundukları ve çocuklarına “aman ben yapmadım, ben  yaşamadım, onun için çocuğum yapsın/yaşasın” opsiyonunu sunmamaları son derece önemlidir.

Çevreme baktığımda bir sürü çocuklu ama eksik aile görüyorum…Gördüğüm tabloda bir anne, bir yada birkaç çocuk, bir ortayaşlı  teyze yada gençten bir kız hep birlikte ya yürüyüşteler yada parkta oturup çocukların oyunun bitmesini bekliyorlar. Bu tabloda çok nadiren bir baba gözüme ilişir. Neden? Neden babalarımız çocuklarıyla parkta oynamaz, kumsallarda kale yapmaz yada çocuğuyla  sinemaya gitmez? Yanlış anlamayın… tabii ki istisnayi durumlar var, yok değil. Ancak genele baktığımızda nedense babalar ortalıklarda görünmezler ve bu benim için son derece rahatsız edici bir durum olmaya başladı, çünkü çocuklarımızın ruhsal gelişimleri sadece ve sadece anne, kardeş, anneanne, yada teyze ile sağlıklı bir biçimde karşılanamaz. Tamam.. şunu da kabul ediyorum…Babalarımız geçimi sağlayabilmek için yoğun bir biçimde çalışyorlar ama bu çocuklarıyla vakit geçirmemek için   bir bahane değildir.

Çocuğunuzla birlikte paylaşın hayatı. Zaman o kadar çabuk geçiyor ki ve çocuklar hep böyle minicik kalmıyorlar… son derece hızlı büyüyorlar.  Fiziksel ve ruhsal gelişim süreçlerinden geçerken kaçırdığınız her an, hem sizin için hemde çocuğunuz için geri getirilemeyecek ciddi bir kayıptır. “Aman ne olacak canım, ileride büyüdüğü zaman telafi ederiz” diye düşünüyorsanız çok ama çok yanılırsınız. Siz kendi çocukluğunuzda babanızla yada annenizle yapmayı istediğiniz ancak onların yoğunluğu yada ilgisizlikleri sonucunda yapamadığınız şeyleri şu anda yapabiliyor musunuz??

Çocuğunuzun her anında  yanında olamayabilirsiniz ancak, mümkün mertebe çocuğunuzun ruhsal gelişiminin her adımında olumlu katkıda bulunmak zorundasınız. Sonuçta, herkesin doğrusu başkasının yanlışıdır ancak çocuğunuzun hayatını şekillendirecek temelleri sizlerin, yani anne ve babanın atacağını asla unutmayın.

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BİZ ÇOCUKLARIMIZI İHMAL EDERSEK İSTİSMARIN SONU GELMEZ!..

    24 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Sabah gözlerimi açtığımda inşallah şehit haberi ya da hayvanlara yapılan zulüm haberleri görmeyeyim diyerek ve dileyerek haber sitesine girdim ve girmez olaydım! Bir baktım bu seferde Adana’da 4 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz olayı ve sosyal medyada dönen çocuğun sağlık durumu ile ilgili okurken kendi insanlığımdan utandığım o yazı! Yazının kaynağını bilmiyorum, bilgiler ne kadar doğru onu da bilmiyorum ama bildiğim tek şey şu ki; şimdiye kadar katıldığım istismar eğitimlerinde duyduğum rakamların ve vakaların dehşet verici olduğu! Sosyal ...
  • BİZİM BİZDEN BAŞKA DOSTUMUZ NE ZAMAN OLDU Kİ?..

    26 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Memleketin gündemi ne kadar da hızlı evriliyor, çevriliyor... Baş döndürücü bir trafik hiç eksik olmuyor. Yerelinden geneline; ekonomiden siyasete, dış ilişkilerden asayişe her an yeni bir gelişme, her saniye yeni bir durum. Yıllar yılı bitmek bilmeyen terör belasının, işte bu dış hainlerin güdümüyle geldiği son nokta... Ve kendi göbeğini kendi kesmeye çalışan köklü bir milletin ‘bataklığı kurutma’ mücadelesi... Her hareketimiz birilerini rahatsız ediyor, her girişimimiz birilerinin hesaplarını değiştiriyor... “Türk’ün Türk’ten başka dost...
  •  ANNE SEN BANA MI YOKSA KENDİNE Mİ ÜZÜLÜYORSUN?..

    16 Ocak 2018 Köşe Yazıları

    Merhaba, Kısa bir süre önce kızım yanıma geldi ve sana 1 şey söyleyeceğim diyerek, kulağıma eğildi ve matematik sınavından aldığı o yüksek notu fısıldadı. Notu duyunca kulaklarıma inanamadım. Kızım ilk defa bu kadar yüksek bir puan almıştı. İlk önce şaka yaptığını düşündüm, şaka değilmiş. Şaka olmadığına kanaat getirince bu sefer bir anda çığlıklar atarak, hoplamaya, zıplamaya başladım evin içinde. Kızım gayet serinkanlı bir şekilde ‘Anne istersen abartmayalım’ deyince sevincim kursağımda kalarak oturdum. Bu sefer oturduğum yerden kızıma; ‘Çok ...
  • BAĞIRMADAN ÇOCUK BÜYÜTMENİN PÜF NOKTALARI..

    31 Aralık 2017 Köşe Yazıları

    Sevgili günlük, bugün ilk defa ciğerlerimden gelen bir sesle haykırarak ‘YETEEEER!’ diye bağırmak istedim. Ancak o ses, büyük bir şiddetle boğazıma kadar geldi ve orada 1 yumruk gibi tıkandı. Bağıramadım çünkü kızım yeterince bağırıyor ve tepiniyordu! Boğazımda takılı kalan o ses, dışarı çıkamadan resmen içimde kaldı ve ben kıpkırmızı, şaşkın, ne yapacağımı bilemeden kalakaldım. Bu durumun aynısının bir gün benim de başıma geleceğini asla düşünmemiştim. Sevgili Günlük, kendime söz veriyorum, her ne olursa olsun kızıma bağırmamak için elimden...