• kulemak

logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort

Mutlu olmak istiyorsan, önce mutlu etmelisin


Deniz KALENDERGİL
denizkale@gmail.com

denizPeki siz mutluluğunuz nasıl tarif ediyorsunuz? Çok zor olmasa gerek, mutluluk beklentilerimizi tahmin edebilmek. Neticede mutluluk; varlığı tatmin etmeyen, yokluğu ise bizi kahreden bir his değil midir?

Kimine göre bir gülümseme yeterlidir mutlu olmaya… Kimileri ise daha fazlasını ister ve bazen bu isteği kendini bile aşar. Kimisi soyutlaştırır mutluluğu, bir gülüşe tav olur. Kimisi ise abartır… Maddiyattır onun beklentisi… Şaşı bakar, kör kalkar. Farkında bile değildir aslında… Ağırlığı bile bir yüktür insana, ama aldırış etmez… Mutlu olmak için hep vermeni ister ve bekler…

Bir bebeği düşünün mesela… Mutluluğu şaşkınlığında gizlidir. Yumuk gözlerle bakar dünyaya… Tanımaya ve anlamaya çalışır etrafındaki olan biteni. Onun için tek mutluluk annesinin kollarında huzuru bulmaktır. Bir bebeğin mutluluk kaynağında karşılıksız sevgi vardır.

Peki ya gençlerimiz… Mutluluk herkesin hakkı, ama gençleri mutlu etmek o kadar dolay mı? Konu gençler olunca, kanı kaynıyor insanın. Günümüzde istekleri her geçen gün ayrı bir şekle bürünen gençlerimizin tek derdi para. Eğer borçtan harçtan kurtulduktan sonra elinizde paranız kalıyorsa, işte o zaman bir genci mutlu etmenin tam zamanı. Maalesef günümüzde gençler için mutluluk maddiyattan ibaret olmuş vaziyette. Paran olmadı mı ne arayanın olur ne de soranın. Paralandığın zaman ise kral da sensin paşa da… Maddiyat her zaman olduğu gibi burada da ikiyüzlülüğünü gösteriverir. Atsan atamazsın, satsan bu devirde kimse almaz. 

Kadınların mutluluk iksirini bilen var mı acaba? ‘Hayır’ der gibisiniz. Peki yanılıyor olamaz mısınız? Bence bir iksir olmalı kadınları mutluluğa eriştiren… Acımasız olmayalım… Vardır elbet bir yolu da, henüz biz keşfedememişizdir. Hata biz erkeklerde… Yıllardır onları anlamaya çalışmak yerine, hislerine kulak verebilseydik, inanın bana kadınları mutluluk zirvesine taşımayı başarmış olacaktır. Bir tebessüm ve güzel bir söz. Her şey maddiyat mı? Olmamalı…

Erkeklerin mutluluk anlayışı çok farklıdır. Nedeni gayet basit… Bu dünyada başkalarının mutluluğu için kendi mutluluklarından koşulsuz vazgeçebilen başka varlık var mıdır? Bu bir kişilik özelliğidir. Elbette aramızda bu genelleme içine girmeyi hak etmeyenler vardır. Ama gözlemlerim ve tecrübelerim bu cümleyi rahatlıkla kurabilmemi sağlıyor. Erkek, ister evde ister işte, huzuru bulduğu an, mutluluğu da beraberinde getirir. Evde ve işte tam zamanlı mutluluk her ne kadar zor olsa da, en azından bu mekanlardan birinde yaşayacağı huzur, onun hayata bakış açısını değiştirir ve etrafına pozitif bir enerji yayar. Hele ki; evinde kendisini kapıda karşılayan bir çift göz varsa, değmeyin keyfine…

Annelerimizin mutluluğu çocuklarının sağlıklı olmasından, babaların mutluluğu ise çocuklarıyla gurur duymasından geçer. Yaşlıların ise beklediği tek şey, sonsuzluğa giden yolda sadece saygı görmektir. Liste uzar gider… 

Gördüğünüz üzere; hepimizin mutluluk anlayışı farklı. Ama bunların hepsini toplayın, netice ‘mutluluğu hak etmekten’ geçiyor. Mutlu olmak istiyorsan, önce mutlu etmeli, beklediğin şeyi hak etmelisin… Sevgiler…

Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ŞEERTLİK MERTEBESİ USTALIĞIN TEMELİ..

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    “Çıraklığını yapmadığın işin, ustası da olamazsın…” Bu güzel sözü çoğumuz biliriz. Rahmetli dedem de rahmetli babama dermiş. Dedemden babama kalan miras gibidir bu iş düsturu. Bu sözden de anlayacağımız üzere; Çıraklık ya da Antep ağzıyla şeertlik, ustalığa giden yolculuğun mihenk taşını oluşturuyor… Kesinlikle doğru bir tanımlama. Ben de bir zamanlar şeerttim. Her ne kadar benimkisi yaramazlığın neticesinde gelen zorunluluk olsa da, şeertlik duygusunu en güzel yaşayan Antep erkeklerinden biriyim ben. Okullar tatile girdiği an, zorunlu şeer...
  • SİYASET, MAKAM, RANT VE ÇIKAR..

    24 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Vatan, Millet Sakarya diye diye mangalda kül bırakmaz hiç biri... Başkanım, başkanım deyip, eğilip bükülürler, kendi çıkarları, hesapları, menfaat ve çevreleri söz konusu oldu mu babalarını bile tanımazlar. İçlerinde iyileri de var lakin sayıları çok az. Çok kolay adam satarlar. Omurgaları dört bir yana müsaittir. Rüzgar ne yandan eserse o yana savrulurlar. Gelene ağam, gidene paşam misali, herkese mavi boncuk dağıtırlar. Sorsan hepsi hizmet için gecesini gündüzüne katmış, hazine malının tek kuruşuna zeval getirmez, kendi için istiyorsa nam...
  • VAKTİNDEN ÖNCE ASLA…

    12 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Keşke her şey bizim istediğimiz zaman olabilse. Mesela bize sorsalar ne zaman dünyaya geleceğimiz ya da ne zaman hayata gözlerimizi yumacağımızı… Hani hayat iki nefes derler ya biri doğarken diğeri ölürken… Aynen o hesap bizimkisi, ama ne doğarken ne de ölürken bize soran olmaz. Vakti gelince yaşanır bu dünya ve ahiret günleri… Karamsar başladım sanki bu haftaki yazıma, ama gerçekleri de kimseden saklayamayız değil mi? Hepimiz yaşıyoruz bunları ve hep bir şeylerin bizim arzuladığımız vakitte gerçekleşmesini bekleriz. Keşke olabilse… Bazı...
  • DEPREMİ YİNE UNUTTUK DEPREMİ!..

    28 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Bu kez de salgın var diye depremi iyice unutur olduk. 99’daki büyük depremden bugüne elle tutulur, gözle görülür ne yaptık, neler yapabildik? Ufak tefek dokunuşların dışında çok da fazla bir şey yaptığımız söylenemez. Yine 17 Ağustos’u törenlerle andık, sirenler çaldık, falan filan... Bu ülkede deprem olmadan gündeme gelmiyor. Her deprem sonrasında uzmanların ekranlara çıkıp 24 saat boyunca uyarılarından başka hatırlamaz olduk kaçınılmaz gerçeği. Japonya gibi deprem kuşağının tam üzerinde kurulan ülkelerin başardığı önlemleri hiç mi örnek a...