• kulemak

logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort
13 Kasım 2019

SÖZÜN HANGİ MEVSİMDE SÖYLENDİĞİ, KENDİSİNDEN DAHA ÖNEMLİDİR!


PINAR HOLT
info@pinarholt.com

Bir söz ile şimşekte çaktırabilirsiniz, yaprakda döktürebilirsiniz ama aynı sözü farklı uslupla söyleyip çiçek de açtırabilirsiniz karşınızdakinin gönlünde.

Değerli Dostlarım, Sizlerle okuyup etkilendiğim ve üzerine önemli dersler çıkardığım bir hikayeyi paylaşmak istiyorum. Bir grup kurbağa ormanda dolaşıyormuş ve içlerinden ikisi derin bir çukura düşmüş. Arkadaşlarının düştüğünü gören diğer kurbağalar çukurun etrafını sarıp, ne kadar derin olduğunu görünce, düşen arkadaşlarına o çukurdan çıkmanın mümkün olmayacağını söylemişler. Ancak, iki kurbağa diğerlerinin ne dediğini duymazdan gelip, çukurdan kurtulmak için var güçleriyle zıplamaya başlamışlar. Çabalarını gören çukurun tepesindeki kurbağa grubu tekrar çabalamanın nafile olduğunu, asla başaramayacaklarını ve vazgeçmeleri gerektiğini söylemişler.

Sonunda, kurbağalardan biri yukarıdakilerin söylediklerine kulak vermiş, çabalamaktan vazgeçmiş ve olduğu yerde düşerek ölmüş. Diğer kurbağa ise, elinden geldiğince daha sert zıplamaya devam etmiş. Yine, yukarıdaki kurbağalar ‘Boşuna çabalama! Vazgeç! Ölüme teslim ol!’ diye bağırmışlar. Bu bağrışlara ragmen kurbağa, en iyi zıplayışını yapıp, çukurdan çıkmayı başarmış. Dışarı çıkar çıkmaz diğer kurbağalar “Bizi duymadın mı? Sana vazgeç, kaderini kabullen diye bağırdık” demişler. Kurtulan kurbağa ise onlara sağır olduğunu, arkadaşlarının bağrışlarını onu ‘cesaretlendirmek ve desteklemek için yapıldığını sandığını’ soylemiş.  

Değerli dostlarım, benim bu hikayeden çıkardığım iki önemli ders oldu. Çevremizde, beraber aynı ortamları paylaştığımız insanların sözlerinin bizlerin yaşamı üzerinde ve bizim sözlerimizinde onların yaşamı üzerinde büyük etkisi. Bunun Ortacağ Türk & İslam medeniyetindeki adı ‘Belagat’mış. Medreselerde, “Mukteza-yı hale uygun” yani bir söz hangi mevsimde, en güzel hangi şekilde söylenmeli, güzel söz söyleme kuralları gibi konularla ilgilenen bir ilim dalıymış. Belagat eğitimi almadan alim, devlet adamı, sanatçı olmak kabul görmezmiş o dönemlerde. Belagat ilmine hakim olabilen, milyonları etkileyen bir örnek verecek olursam aklıma ilk gelen isim bir ulusa bağımsızlığını kazandıran Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Şimdilerde bizim Belagat ilmini alabilmemiz mümkün değil, bununla ilgili bir eğitim maalesef gerekli olmasına ragmen okullarda berilmiyor. Peki, bu durumda söylediğimiz sözün amacına ulaşması bizi yada karşımızdakini olumsuz etkilememesi için neler yapmamız gerekiyor derseniz? Ben, iğneyi öncelikle kendime çuvaldızı başkalarına batırmam gerektiğini, kendi hayat mücadelemde, kendi nefsimi terbiye etme süreçlerimde şunları yapmam gerektiğini düşünüyorum ve üzerinde çalışıyorum.

Birincisi; bir başkasına söylediğim sözü ağzımdan çıkmadan önce birden fazla düşünmem gerektiği, söylediğim söz ile karşımdakine mesajımı ne kadar doğru ilettiğimii mesajımı iletirken karşımdakini aynı zamanda ne kadar olumlu yönde etkileyebildiğimi yada eleştirmem gereken bir konu varsa, cümlelerimi kullanırken karşımdakine hangi mevsimi hissetirdiğimi değerlendiriyorum. Çünkü bir söz ile şimşekte çaktırabilirsiniz, yaprak da döktürebilirsiniz ama aynı sözü farklı uslupla söyleyip çiçek de açtırabilirsiniz karşınızdakinin gönlünde.  İkincisi ise; bana söylenen beni olumlu yönde geliştirecek her tavsiyeyi ve eleştiriyi dikkate almam gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında geri kalan olumsuz, enerjisi düşük, kötü niyetli, yıkıcı, nefret içerikli söylemlere, dedikodulara ise kulakları tıkayıp çabalamaya devam etmem gerektiğini düşünüyorum.

Sevgiyle. Pınar Holt E-mail: pinarholt75@gmail.com
Web: http://www.pinarholt.com/
Instagram: pinarholtoffical
Linked-in: Pinar Holt
Facebook: Pinar Holt

Etiketler:
Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • SİYASET, MAKAM, RANT VE ÇIKAR..

    24 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Vatan, Millet Sakarya diye diye mangalda kül bırakmaz hiç biri... Başkanım, başkanım deyip, eğilip bükülürler, kendi çıkarları, hesapları, menfaat ve çevreleri söz konusu oldu mu babalarını bile tanımazlar. İçlerinde iyileri de var lakin sayıları çok az. Çok kolay adam satarlar. Omurgaları dört bir yana müsaittir. Rüzgar ne yandan eserse o yana savrulurlar. Gelene ağam, gidene paşam misali, herkese mavi boncuk dağıtırlar. Sorsan hepsi hizmet için gecesini gündüzüne katmış, hazine malının tek kuruşuna zeval getirmez, kendi için istiyorsa nam...
  • VAKTİNDEN ÖNCE ASLA…

    12 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Keşke her şey bizim istediğimiz zaman olabilse. Mesela bize sorsalar ne zaman dünyaya geleceğimiz ya da ne zaman hayata gözlerimizi yumacağımızı… Hani hayat iki nefes derler ya biri doğarken diğeri ölürken… Aynen o hesap bizimkisi, ama ne doğarken ne de ölürken bize soran olmaz. Vakti gelince yaşanır bu dünya ve ahiret günleri… Karamsar başladım sanki bu haftaki yazıma, ama gerçekleri de kimseden saklayamayız değil mi? Hepimiz yaşıyoruz bunları ve hep bir şeylerin bizim arzuladığımız vakitte gerçekleşmesini bekleriz. Keşke olabilse… Bazı...
  • DEPREMİ YİNE UNUTTUK DEPREMİ!..

    28 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Bu kez de salgın var diye depremi iyice unutur olduk. 99’daki büyük depremden bugüne elle tutulur, gözle görülür ne yaptık, neler yapabildik? Ufak tefek dokunuşların dışında çok da fazla bir şey yaptığımız söylenemez. Yine 17 Ağustos’u törenlerle andık, sirenler çaldık, falan filan... Bu ülkede deprem olmadan gündeme gelmiyor. Her deprem sonrasında uzmanların ekranlara çıkıp 24 saat boyunca uyarılarından başka hatırlamaz olduk kaçınılmaz gerçeği. Japonya gibi deprem kuşağının tam üzerinde kurulan ülkelerin başardığı önlemleri hiç mi örnek a...
  • KURBAN BAYRAMINDA BÖREK VE TATLILARDAN KAÇIŞ YOK..

    29 Temmuz 2020 Köşe Yazıları

    Öncelikle Tüm Herkesin Kurban Bayramını en kalbi duygularımla kutlarım. Bu Bayram biraz buruk geçiyor. Ülkemizde ve dünyada pandemi nedeniyle yayılan Covid-19 virüsü bayramı sevdiklerimizden uzak veya sosyal mesafe kurallarının olacağı dokunmaktan uzak bir bayram. Bayramın gelmesiyle beraber tatlılar yapıldı, en lezzetli şekliyle anne dolmaları yapıldı, ikramlık şekerler alındı. Peki ama nasıl beslenmeli?.. Bayram sabahı bol renkli mevsim yeşilliklerinin olduğu hafif bir kahvaltıyla güne başlamak, gün içerisinde kan şekerinizi dengeleye...