logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort

ADIM ADIM 30 MART’A DOĞRU


Kenan BAYLAM
kenanbaylan@yerelgazete.com.tr

Sokakta yerel seçim havasından daha çok liderlerin atışmasına dayalı bir genel seçim tartışması hakim. Kimse, belediye başkan adaylarını yeterince tartışıp konuşmuyor. Seçmen, meclis üyesi aday listelerini zerre kadar sorup, sorgulamıyor, merak etmiyor. Bakmıyor, ilgilenmiyor. Çünkü gündem öyle bir hale getirildi ki sıra bunlara gelmiyor.

Lakin bu yerel seçim. Adı üstünde. Yerelde kim, nasıl yönetecek? Ne yapacak? Adaylar, elbette sokakta kendini ve yapacaklarını anlatıyor. Lakin tüm bunlar, milletin bir kulağından girip diğerinden çıkıyor. 

Varsa yoksa, liderlerin memleket meselelerine yönelik atışmaları, laf sokmaları… Başbakan bir söylüyor, muhalefet beş… Muhalefet beş söyleyince iktidar on cevap veriyor. Yetmedi üstüne bir de siyasetin kirli ve çirkef yüzüne tanık oluyoruz. 

Her seçim dönemi kasetler, komplolar, iftiralar, iddialar… Kime, neye, nasıl ve niçin inanacağına şaşırıyor insan… Milletin kafası bulandırılıyor. Kim haklı, kim suçlu, kim doğru, kim eğri bilebilene aşk olsun… 

Proje konuşan yok… İşsizliği, ekonomiyi, yoksulluğu, 5 liraya dayanan mazotu, emekliyi, çiftçiyi bıraktık kim kimi dinlemiş, kim kime ne demiş ona odaklandık… Daha doğrusu odaklandırıldık… 

Yerel seçimi genel seçim havasına sokup liderleri birbirine düşürenler ülkenin gündemini gerdikçe gerdiler. Bunların asıl niyeti vatandaşı birbirine düşürmek. Oysa hiç haberleri yok ki vatandaş düşmüş geçim derdine… 

Günü kurtarmanın telaşındaki insanımızın birilerinin dolduruşuyla konu komşuya yan bakacak ne zamanı, ne de dermanı var… Siyaseti, halkın gözünde bu kadar kirli hale getirmeye kimsenin hakkı yok… Yerel seçimse yerelde konuşalım. Adayları ve projelerini tartışalım…

Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 2020 NE SENEYDİ BE!..

    24 Aralık 2020 Köşe Yazıları

    Güle oynaya girdiğimiz 2020’yi, ‘ne seneydi be..’ diyerek kovmak istiyoruz. Hafızalarımıza belki de hiç anımsamak dahi istemeyeceğimiz bir yıl olarak kazıyoruz. Yeni umutlar, hayaller, beklentiler, yeniye dair her şeyin ertelendiği, hayatın stop ettiği, beklentilerin hayal dahi edilemediği bir sene oldu 2021.. Sebep? Gözle dahi görülemeyen bir virüs... Adına önceleri Korona, sonra Covid-19 dediğimiz bir salgın. Bütün dünyayı adeta dize getiren, milyonlarca bulaş ve can kaybına yol açan bir hastalık. Gribal enfeksiyon gibi başlayıp çok daha ...
  • ŞEERTLİK MERTEBESİ USTALIĞIN TEMELİ..

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    “Çıraklığını yapmadığın işin, ustası da olamazsın…” Bu güzel sözü çoğumuz biliriz. Rahmetli dedem de rahmetli babama dermiş. Dedemden babama kalan miras gibidir bu iş düsturu. Bu sözden de anlayacağımız üzere; Çıraklık ya da Antep ağzıyla şeertlik, ustalığa giden yolculuğun mihenk taşını oluşturuyor… Kesinlikle doğru bir tanımlama. Ben de bir zamanlar şeerttim. Her ne kadar benimkisi yaramazlığın neticesinde gelen zorunluluk olsa da, şeertlik duygusunu en güzel yaşayan Antep erkeklerinden biriyim ben. Okullar tatile girdiği an, zorunlu şeer...
  • SİYASET, MAKAM, RANT VE ÇIKAR..

    24 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Vatan, Millet Sakarya diye diye mangalda kül bırakmaz hiç biri... Başkanım, başkanım deyip, eğilip bükülürler, kendi çıkarları, hesapları, menfaat ve çevreleri söz konusu oldu mu babalarını bile tanımazlar. İçlerinde iyileri de var lakin sayıları çok az. Çok kolay adam satarlar. Omurgaları dört bir yana müsaittir. Rüzgar ne yandan eserse o yana savrulurlar. Gelene ağam, gidene paşam misali, herkese mavi boncuk dağıtırlar. Sorsan hepsi hizmet için gecesini gündüzüne katmış, hazine malının tek kuruşuna zeval getirmez, kendi için istiyorsa nam...
  • VAKTİNDEN ÖNCE ASLA…

    12 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Keşke her şey bizim istediğimiz zaman olabilse. Mesela bize sorsalar ne zaman dünyaya geleceğimiz ya da ne zaman hayata gözlerimizi yumacağımızı… Hani hayat iki nefes derler ya biri doğarken diğeri ölürken… Aynen o hesap bizimkisi, ama ne doğarken ne de ölürken bize soran olmaz. Vakti gelince yaşanır bu dünya ve ahiret günleri… Karamsar başladım sanki bu haftaki yazıma, ama gerçekleri de kimseden saklayamayız değil mi? Hepimiz yaşıyoruz bunları ve hep bir şeylerin bizim arzuladığımız vakitte gerçekleşmesini bekleriz. Keşke olabilse… Bazı...