• kulemak

logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort

EMLAK VE KONUT İŞLERİNDE FURYA!..


Kenan BAYLAM
kenanbaylan@yerelgazete.com.tr

Konut ve emlak piyasası gayrimenkul sektöründe resmen furya var. Kredi faiz  oranlarının düşmesiyle birlikte; tavan yaparcasına yükselen fiyatlar ve fırsattan istifade sahtekarlar, alın teriyle helal lokma kazanan sektör temsilcilerine ne yazık ki gölge düşürüyor. Piyasa öyle bir hal almış ki; tüketici, ‘aman aman emlakçı mı’ diye kaçar olmuş adeta…

Sahibinden ilanlar bile çoğu zaman aynı kötü niyetli kişilere çıkıyor. Kolay değil. İnşaat piyasasında 3-5 senedir yaprak kımıldamıyordu. 2005’ten 2015’e onca inşaat, onca yatırım yapıldı. Tam meyveler toplanacağı zaman ekonomik kriz patlak verdi. Satışlar durdu, konut stokları arttı. Beklenmeyen durum karşısında ne müteahhitler battı, ne firmalar göçtü gitti.

Otopark yönetmeliği gibi sektörde iyileştirme öngören yasal düzenlemeler bile sürekli ertelendi durdu. Kentsel dönüşüm bile hep adı ile var oldu icraatta amacına ulaşamadı. Ne zaman ki ufaktan bir depremle sallandık o vakit herkes uzman oldu, yapı stokunu konuştu. 3 gün sonra hepsi unutuldu. Aynı tas aynı hamam hayat devam etti.

İşte hayatımızın böylesine önemli bir kısmını ilgilendiren piyasa, emlak ve konut sektörü… Şimdilerde ise fırsatçıların, sahtekarların, üçkağıtçıların cirit attığı bir alan haline gelmiş. Sebep belli. Sıcak para bugünlerde en çok burada dönüyor. Birçok inşaat firması bile kendi dairesini kendine satıp kredi alıp yiyor…

Sorsan çaresizlikten, mecburiyetten… Emlakçı desen hakeza öyle. Çıkan onca yasa ve yönetmelik sürekli ertelenir, uygulanmazsa sonuç böyle olur. İşin bir de yerel yöneticilik boyutu yani belediyeler var. Belediyelerde de inşaat rantı dendi mi iki kere değil üç kere düşünüyor bazı idareciler ve rakamlar katlanarak büyüyor.

Olan her halükarda tüketiciye oluyor. Geçen yıl yüksek faiz ödeyen tüketici, bu yıl da mülk sahipleri ve aracılar ile inşaat firmalarına daha yüksek bedeller ödeyerek başını sokabileceği bir konut sahibi olabiliyor. Bütün Müslüman aleminin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik eder, daha sağlıklı ve huzurlu bayramlar dileriz…

Etiketler: »
Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ŞEERTLİK MERTEBESİ USTALIĞIN TEMELİ..

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    “Çıraklığını yapmadığın işin, ustası da olamazsın…” Bu güzel sözü çoğumuz biliriz. Rahmetli dedem de rahmetli babama dermiş. Dedemden babama kalan miras gibidir bu iş düsturu. Bu sözden de anlayacağımız üzere; Çıraklık ya da Antep ağzıyla şeertlik, ustalığa giden yolculuğun mihenk taşını oluşturuyor… Kesinlikle doğru bir tanımlama. Ben de bir zamanlar şeerttim. Her ne kadar benimkisi yaramazlığın neticesinde gelen zorunluluk olsa da, şeertlik duygusunu en güzel yaşayan Antep erkeklerinden biriyim ben. Okullar tatile girdiği an, zorunlu şeer...
  • SİYASET, MAKAM, RANT VE ÇIKAR..

    24 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Vatan, Millet Sakarya diye diye mangalda kül bırakmaz hiç biri... Başkanım, başkanım deyip, eğilip bükülürler, kendi çıkarları, hesapları, menfaat ve çevreleri söz konusu oldu mu babalarını bile tanımazlar. İçlerinde iyileri de var lakin sayıları çok az. Çok kolay adam satarlar. Omurgaları dört bir yana müsaittir. Rüzgar ne yandan eserse o yana savrulurlar. Gelene ağam, gidene paşam misali, herkese mavi boncuk dağıtırlar. Sorsan hepsi hizmet için gecesini gündüzüne katmış, hazine malının tek kuruşuna zeval getirmez, kendi için istiyorsa nam...
  • VAKTİNDEN ÖNCE ASLA…

    12 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Keşke her şey bizim istediğimiz zaman olabilse. Mesela bize sorsalar ne zaman dünyaya geleceğimiz ya da ne zaman hayata gözlerimizi yumacağımızı… Hani hayat iki nefes derler ya biri doğarken diğeri ölürken… Aynen o hesap bizimkisi, ama ne doğarken ne de ölürken bize soran olmaz. Vakti gelince yaşanır bu dünya ve ahiret günleri… Karamsar başladım sanki bu haftaki yazıma, ama gerçekleri de kimseden saklayamayız değil mi? Hepimiz yaşıyoruz bunları ve hep bir şeylerin bizim arzuladığımız vakitte gerçekleşmesini bekleriz. Keşke olabilse… Bazı...
  • DEPREMİ YİNE UNUTTUK DEPREMİ!..

    28 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Bu kez de salgın var diye depremi iyice unutur olduk. 99’daki büyük depremden bugüne elle tutulur, gözle görülür ne yaptık, neler yapabildik? Ufak tefek dokunuşların dışında çok da fazla bir şey yaptığımız söylenemez. Yine 17 Ağustos’u törenlerle andık, sirenler çaldık, falan filan... Bu ülkede deprem olmadan gündeme gelmiyor. Her deprem sonrasında uzmanların ekranlara çıkıp 24 saat boyunca uyarılarından başka hatırlamaz olduk kaçınılmaz gerçeği. Japonya gibi deprem kuşağının tam üzerinde kurulan ülkelerin başardığı önlemleri hiç mi örnek a...