logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort

ÜSKÜDAR, ÜMRANİYE VE ÇEKMEKÖY’DE SEÇİM ANALİZİ…


Kenan BAYLAM
kenanbaylan@yerelgazete.com.tr

Seçim rüzgarının sönük olmasının tek sebebi diğer partilerin ve adayların tembelliği. Durumu hepsinden iyi olan Ak Parti, yine en çok çalışan parti. Ana mufalefet CHP, adaylar ve meclis üyesi listelerinde sınıfta kaldı. Beklenen isimler yerine tepeden atama isimler, parti içinde kavga ve tartışmalara neden oluyor. Örneğin Çekmeköy ve Sancaktepe’de. Liste kavgaları bitmek bilmiyor. İstifalar, kırgınlıklar almış başını gidiyor. 

Üsküdar’a milletvekili İhsan Özkeş’in tepeden atanması, aylardır mücadele veren onlarca aday adayını küstürmüş vaziyette. Üsküdar’da Ak Parti Adayı Hilmi Türkmen, gecesini gündüzüne katıp sahada çalışmalarını sürdürürken CHP, iç kavgalar ve çekişmelerle mücadele veriyor.

Ümraniye’de sonuç şimdiden belli. Ak Parti’nin tecrübeli ve güçlü ismi Hasan Can, 3. döneme hazırlanıyor. Başkan Can’ın 10 yılda Ümraniye’ye kazandırdığı 200’ün üzerindeki kalıcı eser ve bundan sonraki projeleri ilçede heyecan uyandırmış durumda. 

CHP ve MHP, çıkarabilecekleri en iyi isimleri aday yapmış vaziyetteler. CHP Adayı Sacit Eyüboğlu ve MHP Adayı Sabri Şenel ikisi de halkın içinden kişiler. Vatandaş her ikisini de yakından tanıyor ve olumlu düşünüyor. Lakin; SP’nin Mehmet Bingöl’ü bu dönem aday yapmaması Ak Parti’ye yaramış vaziyette. 

Ak Parti açısından İstanbul’un en rahat ilçelerinden olan Ümraniye, Hasan Can’la bu seçimde oyunu katlayacak gibi… Gelelim Çekmeköy’e. CHP, Çekmeköy’de tarihi hatasını yaptı. Herkes Hüseyin Sipahi’yi beklerken Seyfettin Yıldırım’ın atanması ardında da liste hatası Ak Parti’ye kat be kat yaradı. 

Geçen seçim kafa kafaya çıkan Çekmeköy’de bu kez CHP oyları büyük bir düşüş yaşayacak ve Ak Parti oyları da bir o kadar artacak gibi gözüküyor. Çekmeköy, Ak Parti Adayı Ahmet Poyraz’a bugünden hayırlı olsun.

Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • 2020 NE SENEYDİ BE!..

    24 Aralık 2020 Köşe Yazıları

    Güle oynaya girdiğimiz 2020’yi, ‘ne seneydi be..’ diyerek kovmak istiyoruz. Hafızalarımıza belki de hiç anımsamak dahi istemeyeceğimiz bir yıl olarak kazıyoruz. Yeni umutlar, hayaller, beklentiler, yeniye dair her şeyin ertelendiği, hayatın stop ettiği, beklentilerin hayal dahi edilemediği bir sene oldu 2021.. Sebep? Gözle dahi görülemeyen bir virüs... Adına önceleri Korona, sonra Covid-19 dediğimiz bir salgın. Bütün dünyayı adeta dize getiren, milyonlarca bulaş ve can kaybına yol açan bir hastalık. Gribal enfeksiyon gibi başlayıp çok daha ...
  • ŞEERTLİK MERTEBESİ USTALIĞIN TEMELİ..

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    “Çıraklığını yapmadığın işin, ustası da olamazsın…” Bu güzel sözü çoğumuz biliriz. Rahmetli dedem de rahmetli babama dermiş. Dedemden babama kalan miras gibidir bu iş düsturu. Bu sözden de anlayacağımız üzere; Çıraklık ya da Antep ağzıyla şeertlik, ustalığa giden yolculuğun mihenk taşını oluşturuyor… Kesinlikle doğru bir tanımlama. Ben de bir zamanlar şeerttim. Her ne kadar benimkisi yaramazlığın neticesinde gelen zorunluluk olsa da, şeertlik duygusunu en güzel yaşayan Antep erkeklerinden biriyim ben. Okullar tatile girdiği an, zorunlu şeer...
  • SİYASET, MAKAM, RANT VE ÇIKAR..

    24 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Vatan, Millet Sakarya diye diye mangalda kül bırakmaz hiç biri... Başkanım, başkanım deyip, eğilip bükülürler, kendi çıkarları, hesapları, menfaat ve çevreleri söz konusu oldu mu babalarını bile tanımazlar. İçlerinde iyileri de var lakin sayıları çok az. Çok kolay adam satarlar. Omurgaları dört bir yana müsaittir. Rüzgar ne yandan eserse o yana savrulurlar. Gelene ağam, gidene paşam misali, herkese mavi boncuk dağıtırlar. Sorsan hepsi hizmet için gecesini gündüzüne katmış, hazine malının tek kuruşuna zeval getirmez, kendi için istiyorsa nam...
  • VAKTİNDEN ÖNCE ASLA…

    12 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Keşke her şey bizim istediğimiz zaman olabilse. Mesela bize sorsalar ne zaman dünyaya geleceğimiz ya da ne zaman hayata gözlerimizi yumacağımızı… Hani hayat iki nefes derler ya biri doğarken diğeri ölürken… Aynen o hesap bizimkisi, ama ne doğarken ne de ölürken bize soran olmaz. Vakti gelince yaşanır bu dünya ve ahiret günleri… Karamsar başladım sanki bu haftaki yazıma, ama gerçekleri de kimseden saklayamayız değil mi? Hepimiz yaşıyoruz bunları ve hep bir şeylerin bizim arzuladığımız vakitte gerçekleşmesini bekleriz. Keşke olabilse… Bazı...