• kulemak

logo

antalya escort bayan antalya escort bayan mersin escort bayan antalya escort bayan bursa escort bayan tokat escort bayan mugla escort bayan kutahya escort zonguldak escort yozgat escort

VATANDAŞA 18 MADDEYİ ANLATABİLEN HENÜZ YOK GİBİ..


Kenan BAYLAM
kenanbaylan@yerelgazete.com.tr

Adım adım 16 Nisan’da yapılacak referanduma doğru yol alıyoruz. Parti genel başkanları, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, ilçe başkanları velhasıl tüm siyasetçiler sahada. Biz de yerel medya olarak olanı biteni izleyip, kamuoyuna iletiyoruz…  

kenan_baylamTaktik hep aynı. Sokakta, çarşıda, pazarda ve mahallede kimi bulursan yapış.. Tokalaş, merhabalaş, hal hatır sor, referandumu hatırlat, ‘Evet’ini ya da ‘Hayır’ını öne sür ve iyi günler dileyip uzaklaş… Sonra bir başkası derken başkası…

Arkanda 10-15 kişilik ekiple gir dükkana ver selamı, referandumu hatırlat, ‘Evet’ini ya da ‘Hayır’ını haykır sonra ‘iyi işler’ dile ve uza…

Her aynı yüzler, hep aynı yerler, hep aynı sözler… Genel seçimde böyleydi, yerel seçimde böyle şimdi referandum var yine öyle…

‘Kapı kapı gezeceğiz’ denilir hep aynı akkartal.org kapıya gidilir, ‘sıkmadık el bırakmayacağız’ denilir hep aynı el sıkılır, ‘herkes seferber olacak’ denilir hep aynı kişiler ortalıkta görünür…

Kahvaltıdan öğle yemeğine akşam 5 çayından akşam yemeğine bir telaş sürüp gider…

Esnaf ve işadamı ziyaret edilir; iş dünyasının derdi ve ekonominin gidişatı konuşulmaz, ev ziyareti yapılır; çalışan annenin çocuğunu vereceği bir kreş olup olmadığı sorulmaz…

Muhalefet partiler her zamanki gibi; ekonomik sıkıntıları bahane göstererek sahada hep ezik dururlar, rahat hareket edemezler, vatandaşın biri yardım talep edecek diye köşe bucak girecek delik ararlar…

Salon ve meydan toplantıları ile açılışlar zaten bambaşka bir film… Hep gecikmeli başar.. Alan dolsun diye beklenir… Kalabalık zayıfsa araçlar seferber edilip en yakın mahallelerden işsiz güçsüzler çeşitli vaatlerle toplanılıp getirilir…

Kürsülerde etkileyici olma adına yüksek sesli konuşmalar, kurdele kesimi kavurma-pilav-ayran haydi herkes evlere… Özel günlerde kadınlara karanfil çiçeği, bebelere balon…

Hele bir de şu sosyal medya var ki aman Allahım.. Face’si ayrı, Twit’i ayrı, İnstagram’ı apayrı… Çek fotoyu yayınla gitsin etiketle tonlarca arkadaşını görmeyen kalmasın.. Zannedersin Viyana’yı kuşatmış..

Bunca etkinlik ve programı alanlarda takip eden bir yerel basın mensubu olarak; Henüz doğru dürüst ‘Evet’i ya da ‘Hayır’ı tam manasıyla anlatan bir siyasetçi görmüş değilim sahada…

Ekranlarda liderleri izliyoruz; Erdoğan’ı, Başbakanı’ı, Kılıçdaroğlu’nu ve Bahçeli’yi… Değişmesi önerilen topu topu 18 madde… Saatlerce konuşmanın içinde 18 maddeyi anlamak için Anayasa profesörü olmak lazım…

Gelelim işin başka bir boyutuna; Havada uçuşan anketlerin bini bir para… Hepsi ayrı telden, hepsi ayrı havadan… Kimine göre Evet; % 57 iken kimine göre, Hayır; % 57… Sanırsınız rakamlar aynı sadece tercihlerin ismi değişmiş.. Zaten son seçimlerden vukuatlı olan anket şirketlerinin toplum nazarındaki itibarı bu gidişle hepten sıfırlanacak gibi…

Uzun lafın kısası; hayatımızın her alanında olduğu gibi, geleceğimizin en önemli bir unsuru olan seçimlerimizde bile gösteriş peşindeyiz. Fikir ve düşüncelerimizle, savunduğumuz değerlerimizle, öreni ve öngörülerimizle değil göstermelik duygularımızla milleti etkilemeye çalışıyoruz… Oysa günlük yaşam derdindeki vatandaş; iş-güç-trafik-zaman-çoluk ve çocuk-gelecek kaygıları, v.s gibi binbir dertle boğuşuyor…

Etiketler: » »
Share

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • ŞEERTLİK MERTEBESİ USTALIĞIN TEMELİ..

    29 Kasım 2020 Köşe Yazıları

    “Çıraklığını yapmadığın işin, ustası da olamazsın…” Bu güzel sözü çoğumuz biliriz. Rahmetli dedem de rahmetli babama dermiş. Dedemden babama kalan miras gibidir bu iş düsturu. Bu sözden de anlayacağımız üzere; Çıraklık ya da Antep ağzıyla şeertlik, ustalığa giden yolculuğun mihenk taşını oluşturuyor… Kesinlikle doğru bir tanımlama. Ben de bir zamanlar şeerttim. Her ne kadar benimkisi yaramazlığın neticesinde gelen zorunluluk olsa da, şeertlik duygusunu en güzel yaşayan Antep erkeklerinden biriyim ben. Okullar tatile girdiği an, zorunlu şeer...
  • SİYASET, MAKAM, RANT VE ÇIKAR..

    24 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Vatan, Millet Sakarya diye diye mangalda kül bırakmaz hiç biri... Başkanım, başkanım deyip, eğilip bükülürler, kendi çıkarları, hesapları, menfaat ve çevreleri söz konusu oldu mu babalarını bile tanımazlar. İçlerinde iyileri de var lakin sayıları çok az. Çok kolay adam satarlar. Omurgaları dört bir yana müsaittir. Rüzgar ne yandan eserse o yana savrulurlar. Gelene ağam, gidene paşam misali, herkese mavi boncuk dağıtırlar. Sorsan hepsi hizmet için gecesini gündüzüne katmış, hazine malının tek kuruşuna zeval getirmez, kendi için istiyorsa nam...
  • VAKTİNDEN ÖNCE ASLA…

    12 Ekim 2020 Köşe Yazıları

    Keşke her şey bizim istediğimiz zaman olabilse. Mesela bize sorsalar ne zaman dünyaya geleceğimiz ya da ne zaman hayata gözlerimizi yumacağımızı… Hani hayat iki nefes derler ya biri doğarken diğeri ölürken… Aynen o hesap bizimkisi, ama ne doğarken ne de ölürken bize soran olmaz. Vakti gelince yaşanır bu dünya ve ahiret günleri… Karamsar başladım sanki bu haftaki yazıma, ama gerçekleri de kimseden saklayamayız değil mi? Hepimiz yaşıyoruz bunları ve hep bir şeylerin bizim arzuladığımız vakitte gerçekleşmesini bekleriz. Keşke olabilse… Bazı...
  • DEPREMİ YİNE UNUTTUK DEPREMİ!..

    28 Ağustos 2020 Köşe Yazıları

    Bu kez de salgın var diye depremi iyice unutur olduk. 99’daki büyük depremden bugüne elle tutulur, gözle görülür ne yaptık, neler yapabildik? Ufak tefek dokunuşların dışında çok da fazla bir şey yaptığımız söylenemez. Yine 17 Ağustos’u törenlerle andık, sirenler çaldık, falan filan... Bu ülkede deprem olmadan gündeme gelmiyor. Her deprem sonrasında uzmanların ekranlara çıkıp 24 saat boyunca uyarılarından başka hatırlamaz olduk kaçınılmaz gerçeği. Japonya gibi deprem kuşağının tam üzerinde kurulan ülkelerin başardığı önlemleri hiç mi örnek a...